Meke Gölü; Dünyanın nazar boncuğu

-

Konya denilince aklınıza -eğer acıkmışsanız- etli ekmek, bamya çorbası ya da tandır gelir. Normal zamanda ise Konya, Mevlana ile özdeştir. Hadi gezelim dediğinizde çevresinde gidilecek o kadar çok yer vardır ki… Sille, Çatalhöyük, Boncukluhöyük, Zazadin kervansaray, Klistra, Oymalı Meyil Gölü ve tabii ki makul bir mesafede (110 km) Ereğli yolu üzerinde hemen Karapınar’ın yanında olan Meke gölü.

Konya’dan Aslanlı Kışla yolundan çıkıp arkada bıraktığınızda ucunu göremediğiniz ovaya dalarsınız. Düz yoldur ve rahat seyahat edilir. Karapınar’a yaklaştıkça artık uçsuz bucaksız Konya Ovası yerini tepelere bırakmaya başlar. Eğer yol yardımı için uygulama açtıysanız size hemen Karapınar çıkışında yan yolu verecektir. Bu yol Meke gölünün arkasına dolanır. Girmeyin. Ana yoldan devam edin. Yaklaşık beş kilometre sonra sağda direkt Meke Gölü tabelası göreceksiniz. Kolay giriş burasıdır.

Bu girişin tam aksi istikametinde Acıgöl vardır. Zaten ova obruklarla doludur. Ve bunların bir kısmı göle dönmüştür. Meyil gölü böyle bir göldür. Zaman zaman gazete haberlerine de çıkar; Konya ovasında obruk oluştu. Ölen ya da yaralanan yok…

Bu yol tepeye doğru yükselir ve seyir yerine varırsınız. Dairesel biçimde göl, ova sulamak için hunharca çekildiği için azalmış kahverengi suları ve bu dairenin ortasında yer alan koni biçiminde tepe ile farklı bir gezegendir burası. Gölün etrafı kıraçtır. Kurumanın etkisiyle bazı kısımları balçıkla kaplanmıştır. Kahverengi bir topraktır, rüzgâr havalandırır estiğinde… Meke Havzası jeolojik bir yapı olan “maar” gölüne (volkanik arazilerde görülen patlama ile magmanın oluşturduğu geniş, hafif kabarmış bir kraterdir. Bunların çoğunluğu dairesel göller şeklinde bulunurlar. Kuru olanları da vardır. Türkiye’de Nevşehir ve Karapınar çevresinde yer alan Acı göl, Tuzla gölü) sahiptir. Aynı zamanda bir krater gölü de olan Meke gölü, adını bu bölgede yaşayan Meke kuşundan almaktadır.

Jeolojik yapısından yaklaşık 5 milyon yıl kadar öncesinde volkanik bir patlama sonucu kraterin su ile dolmasıyla oluştuğu varsayılıyor. Yine yaklaşık 9000 yıl kadar önce de ikinci bir volkanik patlama ile gölün ortasında yaklaşık 50 metre yüksekliğinde olan bir volkan konisinin meydana geldiği jeologlar tarafından öngörülüyor. Bu volkanik ağzın içine su dolmasıyla oluşan ikinci bir göl ile havadan bakıldığında bir nazar boncuğunu (Dünyanın nazar boncuğu diye söylenmektedir) andırmaktaydı. Artık ne yazık ki bu görüntü anılarda kaldı. Meke gölünün suyla dolu olduğu zamanlarda yaklaşık 12 metre derinlikte olduğu da artık söylentilerde kalmış.

Anadolu’da böyle bir yer olurda hiç efsanesi olmaz mı? Var tabii ki. Çoook eski zamanda buradaki beylikte “Barat Bey” varmış. Ve birçok efsanede olduğu gibi Bey’in Melike adında dünyalar güzeli bir kızı varmış. Kız “Meke” isimli bir at uşağına sevdalanmış. Bey “Olmaz da olmaz” dedikçe kız hastalıktan yatağa düşmüş. Erimiş iğne ipliğe dönmüş. Günlerden bir gün Meke dayanamamış Melike’yi kaçırmış. Bey’in adamları da peşlerinde bir kovalamaca başlamış. Bey’in adamları tam “Yakaladık” dediklerinde Melike ile Meke birbirlerine sarılmışlar, o an yer yarılmış göl olmuş. Melike kıyıya yüzmüş kurtulmuş. Ancak sevdalısı Meke ikinci çökme ile gölün ortasında oluşan volkanın içine çekilmiş ve kaybolmuş. Melike aklını kaçırmış ve bir daha iflah olmamış. Derler ki her Kurban Bayramının birinci günü Meke gölüne gelip sevdalısına seslenirmiş.

Birinci krater olarak adlandırılan kısım 500 metre genişliğinde, toplam uzunluğu ise 800 metredir. Bu volkan konisinin yapısı, suyu emiş özelliği nedeniyle bozulmadan günümüze kadar gelebilmiştir. Ancak göl güzel manzara kadar bir felaketin de ziyaretçilere sunmaktadır. Sularının büyük bir kısmı ne yazık ki kurumuş ve artık bir zamanlar göl yüzeyi olan bölümlerde ise yürünebiliyor. Tarımsal sulama için yeraltı sularının bilinçsizce kullanımı ve kuraklığın etkisi ile göl son yıllarda tamamının kuruma tehlikesi ile karşı karşıyadır. 1. derecede doğal sit alanı ilan edilen bölgede ayrıca yeraltı sularının korunması amacıyla kuyu açılması yasaklanmış.

Karapınar çevresi ve Meke Gölü UNESCO kültür mirası ve jeolojik miras listeleri arasında yer alıyor. Geçmişte Meke gölü flamingo, Sakarmeke, Angıt, Kızılbacak, Meke gibi farklı kuş türlerinin konaklama alanı olmasından kaynaklı da koruma alanı ilan edilmiştir. Suların azalması, bölgeye gelen kuşları da olumsuz etkilediğini fark ediyorsunuz. Ziyaretim süresince bahsettiğim kuşlardan birine dahi rastlamadım. Ayrıca bu durum bitki örtüsünün de seyrekleşmesine ve toprağın çöle dönüşmesine neden olmaktadır. 

Ülkemiz doğa ve tarihi güzellikler bakımından bulunmaz bir yer. Ancak ne yazık ki kıymetini bilmek konusunda ciddi problemimiz var. Bu güzellikleri korumak ve kollamak için fotoğrafçılığımızla insanlarda farkındalık yaratacak çalışmalara yönlenmemiz gerekir. Yoksa bizden sonraki nesiller bütün bu güzellikleri kitaplarda görecekler.

İnternette “Meke gölü” diye arattığınızda suyla dolu eski dönemlerinin çok güzel fotoğraflarını görebilirsiniz.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Sebahattin Demir
Yönetici

Tolga bey merhaba,

Arthenos ekibine ve aramıza hoşgeldiniz.
Meke gölü özelinde, genel ve çok önemli bir konuya parmak basıyorsunuz.
Başka konulardaki çalışmalarınızla da sizi blogumuzda misafir etmek isteriz.

Tebrikler ve teşekkürler.
Sevgiler.

Tolga Subaşı
Ziyaretçi
Tolga Subaşı

Teşekkürler Sebahattin bey..çalışmamı kabul ettiğiniz için teşekkürler..aranızda olmaktan ve başka çalışmalarımı sumaktan mutluluk duyarım..sevgiler..

Okyar Atilla
Editör / Yazar

Sevgili Tolga,
Öncelikle aramıza hoşgeldin. Doğa harikası olan MEKE Gölüne iki defa gitme fırsatım olmuştu. Kıpırdamadan neredeyse nefes almadan manzarayı seyretmiştim. Benim bildiğim benzeri Amerika’da “At nalı kalyon” udur. Ancak ne yazık ki bizim gölümüz orası kadar şanslı değil.

Önemli bir konuya parmak basıyorsun. Doğra harikası yerlerimiz ne yazık ki talan ediliyor. Uzungöl, Ayder yaylası, Kaz dağları gibi. Ve daha nice yerler.

Biz fotoğrafçılar olarak durum tespiti yaparak kamuoyuna sunuyoruz. Yazını okuyup fotoğraflara bakınca bir kere daha içim acıdı.

Emeğine sağlık.
Sevgi ve saygılarımla

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla
Tolga Subaşı
Ziyaretçi
Tolga Subaşı

Teşekkürler Okyar Abi..fotoğrafların derginizde yer alması beni mutlu etti..Meke Gölü ve çevresinde daha kapsamlı çalışma yapmayı düşünüyorum..ayrıca benzer yerlere de gitmeyi düşünüyorum..

Okyar Atilla
Editör / Yazar

Meke Gölü gibi ilginç ve güzel yöreleri gün ışığına bir fotoğrafçı gözüyle çıkarmak iyi bir proje. Umarım gerçekleştirirsin ve biz de faydalanırız.
Sevgilerimle

Makale yazarı

Tolga Subaşı
1974 Fethiye doğumlu, İstanbul’da yaşıyor. Eğitimini 2006 yılında Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde tamamladı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsünde Fotoğraf Bölümünde Yüksek Lisans yaptı. Dergi ve internet gazeteciliğinde foto muhabirliği yaptı. Halen İstanbul’da çeşitli kurs merkezleri, sanat akademileri, sanat atölyelerinde fotoğraf eğitimciliği yapmaktadır. Çeşitli fotoğraf web sitelerinde yazıları yayınlanmaktadır. “Direnİstanbul”, “Mülteci Hayatlar”, “Belirsiz Anlar”, “Kaybolan Hayat: Urmiye Gölü” proje çalışmaları vardır.

ÖZEL MAKALE

Her fotoğrafçının bir makro lensi olmalı, çünkü mevsim Sonbahar!

Her fotoğrafçının neden bir makro lensi olmalı?
24
Birçoğumuz sonbahar yapraklarını büyük manzara ihtişamı içinde fotoğraflamayı severiz, peki doğa ananın mucizesiyle muhteşem renklere bürünmüş bu yapraklar ve renklerle yakından ilgilenmek için zaman ayırmaya ne dersiniz? Ben öyle yaptım.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Resim çekmek mi, Fotoğraf yapmak mı?

Resim Çekmek mi, Fotoğraf Yapmak mı?

17
Sıkça yaptığımız gibi yine bir hafta sonu eşimle birlikte Kuşadası'ndayız ve sahilinde nefes kesici bir manzaraya bakıyorum. Her zaman yanımda olan kameramı çıkarıp bu harika görüntünün fotoğrafını çekiyorum:

POPÜLER İÇERİKLER

Eis Tin Poli

Eis Tin Poli

12
Yaşmak Sıyıran, Ahım Şâhım, Tık Nefes, Pan Peter, Otello Kâmil, Merkep Bağırtan, Taka Tuka, Perçemli Kız, Güzel Çalgıcı, Bağrı Yanık, Altıpatlar, Tomtom Kaptan, Karantina, Bayıldım, Aslan Yatağı, Korsan… Nedir bunlar bilir misiniz? Yaklaşık sekiz bin civarındaki İstanbul sokaklarından bazılarının adıdır. Hedefi fotoğraf(çı) olan bir platformda “ne anlatıyor bu yahu?” diyebilirsiniz.
Arthenos | Diyafram nedir, fotoğrafta diyafram ayarları nasıl yapılır, alan derinliği nedir, ISO nedir, perde hızı nedir, doğru pozlama nedir

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.