Daha

    Nostalji: Nikon E995

    -

    Tarihe Okyar Atilla kadar derinden dalmayalım ama kısa bir 2000 – 2001 özeti geçeyim:

    2000’de Londra’daki meşhur “Millenium Bridge” (Binyıl köprüsü) 10 Haziran’da açıldı, 12 Haziran’da kapandı. Sebebi neydi biliyor musunuz? Tasarımı yapan firma rezonansı düşünmemişti (ya da yanlış hesap yapmıştı). Köprüye bir anda 1000lerce insan çıkınca köprü zangır zangır sallanmaya başladı. Köprüyü kapatıp onardılar, tekrar açtılar.

    Gene 2000’de Concorde uçağı Paris’ten havalandıktan kısa süre sonra düştü, 100’ün üzerinde insan öldü. Bu kazanın araştırmaları sürerken 2003’te de Concorde uçuşları sonlandırıldı. Ses hızının iki katı hızla uçan inanılmaz bir uçaktı Concorde, ama hem ciddi ses sorunu (Paris’e her girdiğinde ya da Paris’ten çıkarken camlar sallanıyordu diyorlar) hem de kaza riski yüzünden uçuşları durduruldu.

    2000’de deli inek hastalığı patladı. Plüton da aynı aylarda gezegenlikten çıkarıldı (sonra geri aldılar 🙂 ).

    2001’de insan genomlarının dizilimi projesinin ilk sonuçları açıklandı. Çin Dünya Ticaret Örgütü’ne girdi ve 11 Eylül saldırıları oldu.

    Ayrıca, 2001’de Nikon E995 piyasaya sürüldü.

    E995 ağabeyimde duruyordu, bir kaç sene önce bana verdi. O zamandan beri çantasından bile çıkarmamıştım. Geçenlerde dolabı temizleyip kullanmadığım aletleri satayım dedim, bunu buldum. Enteresan geldi, pilini şarj edip kullandım. Temmuz 2021 itibariyle 20 yaşını geçen bu “yaşlı” arkadaşı size biraz anlatayım dedim.

    Fotoğraf çekerken soldaki kısmı böyle çevirebiliyorsunuz

    Teknik özellikler

    E995 önceki modellere göre çok gelişmiş, mesela “gürültü azaltma” gelmiş! Düşün, önceki E990 modelinde gürültü azaltma seçeneği bile yokmuş. 2021’de bu özelliklerin bazıları doğal olarak gülünç kalıyor:

    • 1/1.8″ CCD algılayıcı, 3.2MP (2048×1536)
    • 38-152mm f/2.6-5.1 lens (f/10.4’e kadar inebiliyor)
    • 256 bölge matriks ölçüm sistemi
    • 5 noktalı kontrast bazlı odaklama sistemi
    • TTL flaş (GN10 – metre cinsinden)
    • 1/2300 ve 8 saniye arası perde hızı
    • 1.8″ 110 bin piksel arka LCD ekran (neredeyse Sony A9 veya A7 III’teki gibi 🙂 )
    • Üstte ayarları gösteren LCD ekran
    • Lens, bakaç ve flaş kısımları gövdenin geri kalanından bağımsız olarak hareket edebiliyor
    • ISO 100-800, otomatik ISO seçeneği
    • Harici flaş terminali var (flash-sync)
    • JPEG ve TIFF çekebilme (aynı zamanda değil)
    • 454 gram
    • 1 GB’a kadar IBM Microdrive ya da CF II kart kullanabiliyorsunuz. IBM kartlar gayrı-resmi olarak destekleniyor
    • 320×240 boyutunda saniyede 15 karelik video, ve tamı tamına 40 saniye boyunca çekebiliyor!
    • Seri çekim hızı saniyede 1.5 kare, 5 kareye kadar. 640×480’e düşerseniz bu “hız” saniyede 2 kareye, 320×240’e düşerseniz de saniyede 30 kareye çıkıyor!

    Fiziksel, ergonomi

    E995’i tutmak, taşımak ve kullanmak çok rahat geldi bana. Sağ avucunuzun içine gelen kısım çok büyük, böylece elinize tam oturuyor ve makine elinizden düşmesin diye sıkmak zorunda kalmıyorsunuz. Hatta öyle ki, makineyi sağ elimde hızlıca sallasam bile elime yapışmış gibi duruyor. (İsmi lazım değil) bazı markalar 2021’de bile hala güzel görünsün diye bit kadar makine yapıyorlar, makineyi tutmak için ya sıkacaksınız ya da lensten tutacaksınız.

    Malzeme kalitesi bayağı iyi. Tuşlara basmak rahat ve tuşlar sağlam duruyorlar. Ayrıca bu tuşlar bit kadar değil, bazı ufak makinelerde tuşlar ufacık olduğundan bunları bulup üzerlerine basmak işkence oluyor. E995’teki tuşlar DSLR kalitesinde.

    Üstteki LCD ekranda çekim modu, ölçüm modu, kalan fotoğraf sayısı, ISO değeri, flaş modu ve kalan pil ömrü gibi önemli seçenekler görülebiliyor.

    Arka ekran bayağı kötü. 2001’deki teknoloji işte, çok da şeyetmemek lazım. Parlaklığı az, ayrıca yansıma olmaması için gerekli kaplama da yok. Bu yüzden aynen Sony ekranlardaki gibi güneş tepedeyse ekranı görmek imkansız.

    E995’in ekranı gördüğünüz gibi ufak. Ama bir dakika, orada Provia yazıyor?

    Pardon Fujifilm X-Pro3’le karıştırmışım 🙂 Aşağıda E995’in arka ekranı:

    Not: Sony’den bu kadar şikayet etmemi affedin çünkü Sony inanılmaz bir elektronik firması ama en en en en pahalı gövdelerinde bile en berbat arka ekranı kullanıyor. Piyasada “güneşli mod” ayarı olan ekranlar sadece Sony’de var. Neden? Çünkü o ekranı biraz parlak ortamda görmek imkansız! Panasonic’in Nikon’un en ucuz makinelerindeki ekranlar bile A9’daki veya A7 III’teki ekranlardan iyi (bunlar piyasaya yeni çıktığından da böyleydi). İlk Canon EOS M’deki ekran bile A7R IV’e kadarki bütün Sonylerden iyi (piksel sayısı olarak değil; parlaklık, anti-yansıma kaplaması ve dokunmatik özellikleri açısından). Oha artık Sony. Bu yüzden her fırsatta Sony’yi hatırlatıyorum. Maliyetten kısacak başka yer bul eeeeeeey Sony…

    Optik bakaç ufak. Yaklaşık Olympus E420’deki kadar galiba (Olympus’tan hatırladığım kadarıyla). Giriş seviye APS-C DSLR gövdelerdeki bakaçlardan da ufak. Algılayıcının yaklaşık %82’sini kapsıyor. Burada görüntüyü lensten değil Leica gövdelerdeki gibi lensin hemen yanından görüyorsunuz, bu yüzden yakın çekimlerde paralaks hatası olabilir (bunun için bakaçta düzeltme çizgileri de var). 2011’de elektronik bakaçlar gelişmemiş olduğundan optik bakaç her zaman daha iyi. Bakacın sol tarafında flaş ve otomatik odaklamanın durumunu gösteren kırmızı ve yeşil LED ışıklar var. Örneğin gözünüz bakaçtayken otomatik odaklama olduysa yeşil LED sürekli olarak yanıyor, odaklama başarısızsa yeşil LED sürekli yanıp sönüyor.

    Lensin hemen sol-altındaki dikdörtgen optik bakacın çıkış tüneli

    Gövdenin üzerinde, deklanşörün etrafındaki açıp kapama anahtarında 4 konum var: Kapalı, otomatik çekim, manuel çekim ve çekilmiş fotoğraflara bakma. Odak mesafesi değiştirmek için sağ baş parmağa denk gelen “-” ve “+” tuşlarına basıyorsunuz. Makinenin üstünde, deklanşörün hemen arkasında pozlama ve mod değiştirme tuşları var. Bunlara ayrıca farklı fonksiyonlar da atayabiliyorsunuz. Üstte ayrıca ayar tekerini görüyorsunuz.

    Gövdenin arkasında çekilen fotoğraflara bakmaya yarayan “Quick” tuşu, ekranı açıp kapatmaya yarayan (pil harcamaısn diye) “Monitor” tuşu, menü tuşu, odak mesafesi değiştirmeye yarayan “-” ve “+” tuşları, ekranın sağ tarafında odak noktası değiştirmeye yarayan oklar var. Ayrıca ekraın altındaki 3 tuşla fotoğraf kalitesi, ISO, odak modu, flaş modu gibi ayarları değiştirebildiğiniz 3 adet tuş var.

    Gövdenin sağında video çıkışı ve bilgisayar bağlantısı var. Bunların altında kart yuvası görülüyor.

    Gövdenin altında üçayak yuvası ve bunun yanında dönen lens mekanizmasını kilitlemeye yarayan bir anahtar var. E995’e geniş açı ve telefoto gibi farklı lens eklentileri takabiliyorsunuz. Bu lensler biraz büyük ve ağır, bu yüzden bu kilit anahtarı faydalı olmuş (lens ağırlıktan aşağı inmesin diye).

    Menüler, ayarlar

    E995’teki menü ayarları basit ve mantıklı. Toplamda 2 fotoğrafla ilgili sekme ve 1 de genel ayarlar sekmesi var. Toplam 3 sekme. Nefis bence. Mesela “görüntü ayarları”na giriyorsunuz. Normal, kontrastı arttır/azalt, parlaklığı arttır/azalt var. O kadar 🙂 Kafa karıştırmaya gerek yok. Renk doygunluğu ayrı menü ayarında mesela. Bitti gitti. Beyaz ayarları da yeterince ayrıntılı. Ek olarak keskinlik ayarı da var. E995’te resim modları yok (Standard, Vivid, Portrait vs..). Gürültü azaltma da sadece uzun pozlamalarda faydalı, normal çekimde gürültü azaltmıyor.

    Otomatik odak ayarları da basit: Odak noktasının elle ya da otomatik seçilmesi, odaklamanın tekli ya da sürekli olması. Bu kadar.

    Basamaklama menüsünde 0.3, 0.5 ve 1.0 EV arayla 3 veya 5 fotoğraf çekebiliyorsunuz. Ayrıca beyaz ayarı basamaklama seçeneği de var .E995’te RAW yok, sadece TIFF var bu yüzden beyaz ayarı basamaklama faydalı.

    Ekranın parlaklığını ve rengini (Hue) ayarlayabiliyorsunuz. 2001 model makinede bu kadar detaylı ayar beklemiyordum açıkçası.

    Makineyi açtığınızda lensin geniş mi telefotoda mı başlayacağını da ayarlayabiliyorsunuz. Örneğin “açtığımda lens hep 150mm’de başlasın” diyebilirsiniz. Varsayılan ayarda lens 38mm’de başlıyor. İsterseniz son bıraktığınız yerde başlama özelliği de var. Mesela 50mm’ye aldınız lensi, makineyi sonraki sefer açtığınızda da lens 50mm’ye geliyor.

    Soldaki anahtar ile flaşı açabiliyorsunuz. Burada lens yukarı çevrilmiş.

    Diğer

    Bunu ilk başa yazmam lazım: E995’te odak vurgulama var! Şaka değil. Manuel odak modunda makine odak içindeki yerlerde aşırı keskinleştirme uyguluyor ve böylece ekranda odak vurgulama (focus peaking) görüyorsunuz! Yıl 2001.

    Makinenin içinde gelen 128 MB CF karta TIFF yazmak 13 saniye sürüyor. Yani tek bir TIFF çekmek için 13 saniye bekliyorsunuz.

    Pil ömrü 250 çekim civarı (incelemelerde böyle çıkmış). Bendeki makine 20 yıllık olduğundan 5-10 çekimden sonra pil yarıya iniyor. Hiç pili bitirmedim ama sanıyorum ki ekranı kapatıp kullansam bile 100 çekimi bulmaz.

    Bendeki makinede bir türlü doğru odak yapamadım. Tüm fotoğraflar odak hatalı çıkıyor. Manuel odak yapsam bile. Tüm fotoğraflar bulanık biraz. Belki de lensteki bazı elemanlar kaymıştır (20 yıllık makine, kimbilir belki de düşmüştür). En keskin çektiğim fotoğraf bu oldu:

    Manuel odak yaptım, ekrandaki “odak vurgulama” yardımcısını kullandım

    Normalde E995’te 2 santimden çekim ayarı var ama bendekini 2 santime ayarlasam bile (makinede odaklanacak mesafeyi ayarlayabiliyorsunuz) bir türlü 10 santimden yakına odak yapamadım. Kesin lenste bir sorun var.

    Video çekmeye gerek duymadım.

    Sonuç

    Çok uzatmayalım. 20 yıllık fotoğraf makinesi bu kadar oluyor. Belki de lens doğru odaklasa idare eder fotoğraf bile çekebilirdim.

    Makinenin ergonomisi ve hareketli yapısı çok iyi. Belki de ilk özçekim makinelerinden biri 🙂 Ekrana bakarken lensi kendinize çevirebiliyorsunuz, al sana özçekim 🙂 Makro çekerken de bu hareketli yapı çok faydalı oluyor.

    Nikon E995 tutuş ergonomisi, malzeme kalitesi ve tuşları konularında bugün üretilen bir çok fotoğraf makinesinin önünde. Algılayıcı elbette eski.

    Kısa bir nostalji olsun bize 🙂

    İlişkili İçerikler

    E-POSTA ABONELİĞİ

    Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

    Abone ol
    Bana bildir
    guest
    0 Yorum
    Satır içi geribildirimler
    Bütün yorumları göster

    Bu makaleyi paylaş

    Ertan Öztürk
    X tarihinde doğdum Y tarihinde öleceğim. Bu iki an arasında insanlara bildiklerimi aktarmak istiyorum. Şu anda Norveç’te yaşıyorum. Yedisi uzun süreli olmak üzere 12 ülkede çalıştım. Proje yönetimi, nicel (quantitative) risk analizi, iş planı, maliyet analizi, projede iş takibi (ilerlemesi), fotoğraf, bisiklet, Uzay Yolu 😊 gibi konularda bildiğim kadarıyla yardımcı olabilirim; konuyu bilmesem bile beraber araştırıp öğreniriz. Olabildiğince düzgün yazmaya çalışırsanız iyi anlaşırız.

    MANŞET

    POPÜLER İÇERİKLER

    0
    Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
    ()
    x