Yaşınız kaç?

26
Yaşınız kaç? Yaşlanma Üzerine Hafif Felsefik Bir Yaklaşım

Güldüm. Vallahi haberi okuyunca çok güldüm. Haber ne miydi? Baba Benetton oğlunun yerine işin başına dönmüş. Şimdi bunun “Yaşınız kaç?” sorusuyla ne ilgisi var diyeceksiniz, anlatacağım, okumaya devam edin.

Basın, bu haberi yandaki fotoğrafla vermiş. Aynı basın genç kuşağa taş atmadan da duramıyor: “Ba-şa-ra-ma-mış”…

Genç dediysek dört oğlundan en küçüğü 48 yaşında. Yani hiçbiri “çocuk” denilecek yaşta değil. Valla güldüm.

Yaşınız kaç? Luciano Benetton, 82 yaşında oğlunun yerine işin başına geçti.

Ne oluyor deyip web’de “82 yaş” diye aratma yaptığımda hızlıca bulduğum haberlerin görsellerini aşağıda paylaşıyorum.

Oyun programı yazıyor. Yok böyle bir şey! Ben mikroişlemci programlama öğrenmeye 45 yaşında başladım. Bir dönem bana bağlı yazılımcılar “Ooooo çok zor” diyerek ortalığı ayağa kaldırırdı.

Kabul ediyorum, zor. Ancak yapılamaz değil. Üstelik, kaynak kodlarını işlemcinin tedarikçisi sağlıyorsa.

“Yaşınız kaç?”

Bunlar neden gözüme gözüme girdi? Takıntı yaptığım bir konudur. Yeni tanıştığım insanlar genelde yaşımı tahmin etmekte yanılırlar. Hele telefonda konuşuyorsak ve konu bir şekilde yaşa gelirse çok alakasız bir rakam söylerler ve bana sorarlar; “Yaşınız kaç?” Ben de aynı soruyla cevap veririm; “Sizin yaşınız kaç?” Bu soruma ne cevap verirlerse ben de yaşımı o kadar söylerim. Şaşırırlar. Örneğin, geçtiğimiz hafta sonu ilkokul öğretmenimle sohbet ederken ben 94 yaşındaydım. Yeğenimin çocuğunu kucağıma aldığımda 3 yaşına inivermiştim. Cumhuriyet gazetesi okuyorsanız 94 yaşındasınız demektir.

Beni bu konuyu düşünmeye sevk eden yıllar önce Cumhuriyet gazetesinde okuduğum bir yazı ve başımdan geçen iki olay oldu. Anlatayım di mi? Yoksa çatlarım.

Yaşınız kaç? Masako Wakamiya, 82 yaşında oyun programı yazıyor.

Yaşınız kaç? Costa Gavras 82 yaşında, hala dimdik ayakta!

Yaşınız kaç? Paraşütle atlama hayalini 82 yaşında gerçekleştirdi.

Olay 1:

Bir önceki çalıştığım iş yerinde (bakınız özgeçmişim) bağlı olduğumuz kamu kurumuna verdiğimiz bir yemekte benim yöneticim pozisyonundaki kişi kurumun müdürüne benim için “Sektör için yaşlı” demiş. O tarihlerde 55’imdeydim. Kurum müdürü de daha sonra bana “Ne diyor bu adam yahu?” diye sordu. Elimi boş ver dercesine salladım geçtim. O dönemde Rönesans düşünürlerine takılmış, okuyordum. Ve aslında yaşım 450 filandı. İyi ki o sıralar Aristoteles’i okumuyormuşum 😊.

Olay 2: (Olay-1’den 8 yıl önce, 1992 Nisan)

Çok sevdiğim bir Elektrik Mühendisi tanıdığım Tanış, beni arayıp Bodrum’da bir kişinin rüzgâr türbini yapmaya çalıştığını ve bazı sorunları nedeniyle destek istediğini, ilgilenip ilgilenmediğimi sordu.

O dönemde de Uludağ Üniversitesi kütüphanesinde rüzgârın kuvvet enerjisine bağlı olarak kanat hesapları üzerine okumalar yapıyor, hesaplar yapıp Türkiye’nin rüzgâr haritasını çıkarıp kırsal kesimlerde lokal elektrik elde etmek için kendimce projeler oluşturuyordum. Bunlardan bir tanesini bir akrabamın yönetim kurulu üyesi olduğu şirkete sundum. Anlamadılar.

Bir başka projeyi çalıştığım şirketin “Altın fikir” konulu yaratıcı fikirlerine sunmuştum ama herhalde o dönemde – şimdi arazide olan baz istasyonlarına hem güneş pili hem de rüzgar gülü monte ediliyor – önemli görmediler.

Tanış’a “gidelim” dedim. Cuma akşamı Bursa’dan İzmir’e geldim ve Cumartesi sabahı Bodrum’a gittik. Zat-ı muhterem bizi karşıladı. Yaptıklarını gösterdi. Evine davet etti. Bir İstanbul hanımefendisi olan eşinin eliyle hazırladığı sofrada ağırlandık. Yemek sonrası kahvelerimizi alırken projelerinden sözü açtı, büyük heyecanla yaptıklarını ve nerelerde sorunlar yaşadığını anlatmaya başladı. Adama giderek kanım kaynadı. Heyecanlıydı. Hedefi vardı ve muhakkak yapmak istiyordu. Hiçbir şey gözetmeden sorunları ile ilgili yorumlarımı kâh sözle kâh çizerek sunmaya başladım. Kafasındaki soruların cevaplarını aldıkça daha çok heyecanlandı ve neşelendi. Onu öyle görünce ben daha çok şey anlatmaya başladım ve ilgili kaynakların bilgilerini de verdim. Dinlemekten ve not almaktan yorulmuştu. Arkasına yaslandı, hafif bir gülümsemeyle “Çok teşekkür ederim, bugüne kadar hiç kimse bana bu kadar detaylı bilgi vermemişti” dedi. Ve devam etti, ”Şimdi artık önümü daha iyi görebiliyorum. Oldukça büyük bir atölyem var. Tek eksiğim bir Elektrik Mühendisi. Yanıma 60 yaşında genç bir mühendis aldım mı üretime başlayabilirim.” dedi. Evet yanlış okumadınız ve ben de yanlış yazmadım. Şirketine “60 yaşında genç mühendis” alacak olan zat-ı muhterem(i) tam tamına 92 yaşındaydı. Ben gülümsedim ve “Bana bakmayın, daha çocuk sayılırım büyümem lazım” dedim. Bir süre sohbetten sonra kucaklaştık ve ayrıldık. Ara sıra telefonla konuştuğumda rüzgâr türbini yaptığını anlatırdı. İki sene sonra bir kere daha aradığımda artık telefonlarına eşi çıkıyordu!..

Olacaksanız böyle olun

Şimdi ben ne düşünüyorum? Hala takıntılıyım. Ne yapacağım? Yandaki fotoğrafta yer alan Bill Cunningham’ın rol modelim olmasını istedim. 87 yaşında bisiklet üzerinde sokakta moda fotoğrafçılığı yapan Bill Cunningham’dan bahsediyorum.

Tabii ilkokul öğretmenim İlyas Kalay’ı(ii) anımsamadan geçemiyorum.

Yaşınız kaç? Olacaksanız böyle olun!

Olacaksanız böyle olun(iii).

  1. Adı Reşat’dı. 1950’li yıllarda Almanya’da İnşaat Mühendisliği okumuş. Detaylarını öğrenmediğime hala pişman olduğum hayat hikayesinde bir çok başarılı inşaat projesinde imzası olduğunu biliyorum.
  2. İlyas Hocam 65 yaşında ehliyet aldı. 84 yaşında bilgisayar kursunu bitirdi. Kitaplarını yazarken hem tablet hem de notebook kullandı.
  3. Lütfen noktalı ünlülerle tekrar okuyunuz.

Yazımın başlığında yer alan büyüğümüz Şehriye teyze. Nazilli’de Alamut köyünde tanıştım. Evlerine davet ettiler. Bir saate yakın sohbet ettik. Fotoğrafladığımda 105 yaşındaydı. Şu an – eğer yaşıyorsa – bir yaş daha almıştır. Bana Cumhuriyet kuruluş döneminden Dünya Savaşlarındaki zorluklara kadar kısa kısa anılarını anlattı. O fotoğrafı ailesiyle paylaştım.

Aşağıdaki fotoğraf Ressam amca. Albetina, Viyana’da her gittiğimde gezmezsem içime dert olacağını bildiğim müzedir. Bu sefer kısmetime Robert Frank Retrospektif sergisi düştü. Tabii empresyonistlerin sergilendiği bölümleri atlamamak gerek. Bu amca kendinden geçmiş vaziyette eskizin kopyasını çalışıyordu. Tahminen 80’lerindeydi. Fotoğrafını çektikten sonra eğildim ve “Well done, congratulations!” dedim. Kafasını azcık bana çevirdi ve hafifçe gülümsedi.

Ressam amca

Şimdi soruyorum, “Sizin yaşınız kaç?”.

Bu sorunun cevabını, konu hakkındaki görüş ve yorumlarınızı aşağıdaki “Yorumlar” kısmından benimle paylaşın.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yazılanların ilgisini çekecek birini tanıyorsanız lütfen "Paylaş" kısmından onlara iletin.


Sizlerden gelecek yorumları çok önemsiyorum.
Lütfen aşağıdaki "Yorumlar" kısmından benimle paylaşın.


Yeni içeriklerden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.
avatar
11 Yorum konuları
15 Cevaplar
11 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorum dizisi
11 Yorum yazarları
Ersin Suat T.Turgay SevenEmre CanYılmazTurgay Uykusuz Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Sebahattin Demir
Yönetici

Sevgili Okyar,

Etkileyici ve düşündürücü bir yazı, tebrikler.
Ben hala, evimdeki hobi odamda, protobortlarımla makine kodu ile uygulamalar yazıp, otomasyon denemeleri yaparım. Bir sürü aparatım vardır, servolardan step motorlara, 7 Segment displaylerden, LCD displaylere kadar… Zevklidir bilirsin. Bir mekanik devreyi, önünüzdeki bilgisayardan kontrol etmek güzel geliyor. Bunu ihtiyacımdan yapmıyorum, inanılmaz bir beyin aktivitesi oluyor. Dinç ve motive tutuyor insanı.

Al sana bir fotoğraf projesi fikri daha “Yaşınız kaç?”. Bunu konuşalım 🙂

Sevgiler.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Merhaba Okyar bey,
Çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize yüreğinize sağlık.
Nice gençler var içi geçmiş, nice ihtiyarlar var gençlere taş çıkarır. Bu yüzden demiyorlar mı, “insan hissettiği yaştadır” diye.
Sağlıcakla kalın.

Ayşenur
Ziyaretçi
Ayşenur

Büyükannemin köyünde benim de böyle bir tanıdığım var en son hatırladığı yaşı 94müş. Sonrasında bırakmış saymayı. Torununun torununun çocuğunu görmüş. Küçücük sobalı bir evde yalnız yaşıyor. Baştaki fotoğraf onu anımsattı bana.
Bu bloğu o nedenle seviyoruz.Hep bizden içimizden bir şeyler var.. hele bir de yanında fotoğraf olunca tadından yenmiyor 🙂 Proje fikrinize bizleri de dahil etmeniz heyecanlandırdı.nasıl bir çalışma olacak merak ediyorum.

Nuri Güleryüz
Ziyaretçi
Nuri Güleryüz

boşuna dememişler olduğun değil hissettiğin yaştasın… tebrikler emeğinize sağlık

Oğuzhan
Ziyaretçi
Oğuzhan

son gunlerde is yerimde oglen aralarini bu siteye takilarak gecirdigimi farkettim .. zaman ne kadar hizli geciyor .. hem fotograf hem guncel yasam ile ilgili cok sey ogreniyorum sizler sayesinde .. emegi gecenlere bin selam …

Turgay Uykusuz
Ziyaretçi
Turgay Uykusuz

66 yaşındayım ama kendimi 19 yaşında hissediyorum. Bisiklet sporuna da bu yaşımda başladım. Yıllardır oynamadığım masa tenisine de başlayacağım yakında.
Daha gitmek istediğim ve fotoğraf çekmeyi planladığım bir sürü ülke var.

Yılmaz
Ziyaretçi
Yılmaz

Bir şey seni öldürmezse güçlendirir denir. Eskiler çok çile çekmişler hala çekiyorlar. Ama bu onları güçlendirmiş. Hiç pes etmiyorlar.Kalplerinden sabır dillerinden şükür eksik olmuyor. Dünya bence onların sayesinde dönmeye devam ediyor. Onlardaki sabır mücadele azmi aramızda kaç kişide var?
Çok güzel bir konu Okyar bey.
Tebrikler teşekkürler.

Emre Can
Ziyaretçi
Emre Can

benim bu konuda idolum dedem. kendisi emekli mimar 83 yaşında altınoluk ta yaşıyor. her sabah bisikleti ile en az 10 kilometre uzaklıktaki köye gidip arkadaşlarıyla görüşüp geri dönüyor. arkadaşları ile kahve sohbetine gitmiyor o köydeki butik otellerin yapımında veya tamiratında destek olmaya gidiyor. ustaları o buluyor malzemeyi o aldırıyor. ondaki enerji bazen beni bile yoruyor 🙂

Turgay Seven
Ziyaretçi
Turgay Seven

Bu güzel yazıyı hazırlayan ve okumamıza vesile olanlara teşekkür ediyorum.
Bir arkadaşım var, yaşıtlarının kendisinden daha yaşlı göründüğünü söyler her zaman. Cümleyi arkadaşımın söylediği gibi aktardım. Bu düşüncenin temelinde, kendisini olduğundan çok daha genç hissetmesi yatıyor. Bana da sorarsanız, arkadaşım yaşıtlarından büyük gösteriyor. Neden mi? Aynı yaştayız da ondan:))

Ersin Suat T.
Ziyaretçi
Ersin Suat T.

Olacaksan böyle ol. Çok doğru. Kim bilir bizim yaşlılığımız nasıl olacak insan imreniyor doğrusu. 11 yaşındaki kızımın tembelliğine bakıyorum sonra annemin başımızı döndüren pratikliğine bakıyorum. Umutlanayımmı üzüleyimmi bilmiyorum. Çok yerinde bir konu olmuş. Emrkleri geçenlerin ellerine sağlık. Tebrik ediyorum