Foto İntelijansiya-2

Kitapta fotoğrafçılardaki intelijansiya özellikleri arayışında, fotoğrafa yaklaşımda son derece çalışkan ve disiplinli kişiliğin gücüne dikkat çekiliyor. Ayrıca fotoğraf derneklerine üyeliğin, atölyeler düzenlenmesinin ve kitaplarla eğitimin önemi vurgulanmış.

Önceki yazımızda, yazar kitabında alfabetik olarak bazı “değer üreten” isimlere yöneliyor demiştik. O isimler neler yapmışta fotoğrafın intelijansiyasına girebilmiş araştıralım mı?

Sohbetimize insana intelijansiya özellikler kazandıran nitelikler odaklı devam etmek, sanırım daha iyi olacaktır. Daha fazla bilgi edinmek ve bu özellikleri taşıyanları tanımak isteyenleri ise kitapla baş başa bırakalım.

Yazar günümüzde neredeyse her insanın cebinde bir görüntü kayıt cihazı ile dolaştığını ve herkesin günlük 24 saatinin bulunduğunu, bu anlamda eşit olduğunu belirttikten sonra “nitelik” konusunu dile getiriyor. “Cengiz Aytmatov’un kalemimden sökün eden cümleler” gibi fotoğraflarla oluşturulan albümlerle, insanın doğup büyüdüğü yörenin “ozanı” olabilmeyi takdir edilecek bir değer olarak ortaya döküyor.

Atatürk’ün de fotoğraflarını çekmiş olan “Nicolas Andriomenos Photographe” kitap/albümünü yapanlar gibi, anlamlı bir hedefi olanların ön plana çıktığını görüyoruz.

Sonrasında “Doğada Dinamizm” in üstatlarından örnekler veriliyor. “Teknolojiyle barışık” kişiliğin “hiç bir görüntüyü, göründüğü gibi, olduğu gibi, gözün algıladığı gibi” sunulmamasının yarattığı farklılık gerçekten önemlidir. “Her şey, en bildiğimizi sandıklarımız bile, sonsuz derinliği içinde ve bilindiğinin ötesinde” olduğu gerçektir. “Olaylara ve olgulara, hayata, doğaya, bizatihi insanın kendisine bilimsel bir yaklaşımla bakmak gerektiği” konusunda meşale yakmanın önemini reddedebilir miyiz? Kalıpları kırıp “metaforik bakış ile en güçlü tutkulardan birisi olan aşkın duygusal izlerini” odak yapmak bence intelijansiya yolculuğuna çıkmak isteyen fotografçılar için metaforun önemini vurgulayan güçlü bir ışıktır.

Derinlikli düşünce yapısına sahip kişilerin başarısını betimleyen Ertuğ, “sanat adına, fotoğraf adına her zaman iyimser” oluşun bir bakıma entelektüel kişiliğin püf noktalarından biri olduğunu belirtmektedir. “En az ile en çoğu anlatmanın sanatı olan minimalizm” in ve “Doğada Duru görü” bakış açısına dikkat çekilmesi bence intelijansiya yolculuğuna çıkmak isteyen fotografçılar için güçlü bir tespittir.

Ertuğ “marifet iltifata tabidir” atasözünün önemini ortaya koyarak, değer üreten kişilere gereken takdir ve ilginin gösterilmesi gerektiğini, böylece sanat üreten sıra dışı kavram, düşünce ve bakış açısına sahip kişilerin yeni eserler üretmek için teşvik edileceğini ve sonuçta sanatseverlerle toplumun yüceleceğinin, naif ifadeyle kitapta yer bulduğuna tanık oluyoruz.

İntelijansiya niteliğine erişmiş fotoğraf sanatçılarının biyografisini işleyerek güçlü örnekler veren kitapta, belge değeri yüksek, anlamlı ve şık bir albümle Alanya Uluslararası Heykel Sempozyumu’nu fotoğrafik dille gündemde yer almasını sağlayan örnek gösterilmiş.

Sayın Ertuğ sanal ortamın belirsizliği ve basılı eserlerin geçmişi geleceğe taşıma gücünün yüksekliği nedeniyle, ağırlıklı olarak kitap ve albüm sahiplerine yoğunlaştığını görüyoruz.

“Kitap yazmak aslında bir serüvendir. … Bilginin başka insanlara aktarılmak istenmesi yazma ihtiyacı veya arzusu doğurur” düşüncesini önemseyenler unutulmuyor.

Dayanışmayı özümsemiş ve Fotoğraf Dünyasına “aristokrat” duruşuyla katkıda bulunanları takdir etmemek mümkün mü?

Kitapta fotoğrafçılardaki intelijansiya özellikleri arayışında, fotoğrafa yaklaşımda son derece çalışkan ve disiplinli kişiliğin gücüne dikkat çekiliyor. Ayrıca fotoğraf derneklerine üyeliğin, atölyeler düzenlenmesinin ve kitaplarla eğitimin önemi vurgulanmış.

“Ceketimizi ilikliyor ve ayakta alkışlıyoruz” denilen sanatçılar acaba bu saygıyı nasıl edinmiş olabilir? Deneyimli, munis, yapıcı ve adabıyla eleştiren, dayanışma sayesinde sağlam dostluklar geliştiren kişiliklerle karşılaşıyoruz. Popüler olmanın uzağında, toplumsal bir yaraya parmak basmanın peşinde olmak gerekiyor. Tanıdığı çiftçileri 30 yıl süreyle çocukluklarından başlayarak sosyal bir belgesel hazırlamak her babayiğidin harcı değildir. Açtığı her sergiyi albümle geleceğe aktarmak gerçekten takdir edilesi bir özelliktir.

Dernek Kuruculuğu ve hizmetleri nedeniyle Onur Başkanlığı yanında, salona sığmayan anma toplantısında yaşanan duygusallıklara; yardımlaşma, dayanışma ve dertleşmeye fırsat tanıyan şahsiyetlerin, yüceliş hikâyelerine tanık oluyoruz.

Foto İntelijansiya kitabının başlıktan esinlenerek, hedefinin fotoğrafın sanat yanına odaklanmış toplum olduğu sanılabilir. Kitabı okuyanların, bu görüşün eksik kalacağı görüşünü edileceğini sanıyorum. Çünkü fikrî ve sanatsal açıdan gelişme göstermek isteyenler, mutlaka kendilerini aydınlatan bir ışık bulacaklardır. Kitabın özetini buraya almak hem yazarın emeğine ve hem de okuyucuya haksızlık olur. O nedenle konumuz olan Foto İntelijansiya özelliklerine sahip sanatçıların temel vasıflarına kısaca değinmek bence daha adil olacaktır.

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde belge olarak kabul görmüştür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte işler karışmış, fotoğraf ve gerçeklik arasındaki ilişki sorgulanır hale gelmiştir. Artık bugün bu ilişki tamamen kurgulanabilir düzeydedir.

Ali Durmaz’ın “ENSTRÜMANTAL” i

Kıymetli fotografçı dostumuz Ali Durmaz, Şubat 2026’da Ankara’da Fotokolektif Sanat Galerisi’nde son derece şık bir sergiyle, deyim yerindeyse renk-ahenk bir çalışmayla fotograf ortamında varlık inşa ettiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.

Kumun fotoğrafçası

Bir Patara var: Uçsuz bucaksız kumsalıyla nefis bir Akdeniz plajı. Yaz aylarında herkesin masmavi sularında serinlediği, kıyısında kumların tepeler oluşturduğu uzun sahil. Eskiden, filmlerdeki çöl sahneleri burada çekilirmiş.

Çınar Fotoğrafhanesi

O yıllarda fotoğraf çektirmek zahmetli işti ama, fotoğraf çekmek de hiç kolay değildi. Dünya daha dijitalleşmemişti, fotoğraf da kimyasaldı. Şimdi cep telefonunun minik merceğine bakıyorum, bir de çevirip ekranına bakıyorum, ışık o mercekten girip bu ekranda şıp diye fotoğraf oluveriyor. Koskoca süreç bu ikisi arasında kotarılıveriyor.

E-POSTA ABONELİĞİ

Makale yazarı

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Son görev yeri olan Susurluk’ta yaşamaktadır. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini anlayınca, ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu.Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine, iyi fotoğrafın ve fotoğrafçının ön plana çıkmasına destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Kurucu Başkanıdır. Fotono21 ve ASFOD onur üyesi olarak taltif edilmiştir. Fotoğrafın bir hobi aracı olarak görülmesini, sanatsal açıdan tuzak olarak görmektedir. Fotoğrafçıyım diyenlerin, yaratıcı yenilikler içerisinde olması gerektiğine inanmaktadır. Fotoğrafın Aksakallarının rehberlik yapması ve ufuk açıcı yeni çalışmalar içerisinde olması gerektiği düşüncesiyle, gerek şiir ve gerekse yorum olarak bir başyapıt olan Mihriban Türküsünü, ülkenin çeşitli yerlerinden 18 arkadaşıyla birlikte fotoğrafik olarak anlatan çevrimiçi Düşünme Biçimleri atölyesini, Fotono21 bünyesinde gerçekleştirmiştir.Bazı yurtiçi fotoğraf yarışmalarına jüri üyesi olarak davet edilmiştir. Bunlar içinde ülkemizin savunma destanı olan Çanakkale Savaşları Tarihi Alan 1. Fotoğraf Maratonuna yapılan çağrıyı fotoğraftan aldığı en büyük ödül olarak görmektedir.

POPÜLER İÇERİKLER

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

1 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Okyar Atilla
Editör / Yazar
Makale Puanlama :
     

Mikdat Bey elinize sağlık.