Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

14
Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Dijital kameralar hayatımıza girdiğinden beri megapiksel yarışı devam ederken, son birkaç yıldır özellikle kamera çözünürlüğü alanında büyük bir artış yaşandı, 41 Megapiksel kameralı telefonlardan 50.6 megapiksel tam kare (FF) DSLR fotoğraf makinelerine kadar her şeyi gördük. Son zamanlarda oldukça gelişen sensör teknolojisi nedeniyle yüksek ISO değerlerinde fotoğraflarımızda görmek istemediğimiz kumlanmaya neden olan elektriksel gürültüyü yok etme yolunda maksimuma zaten ulaşmış durumdayız gibi görünüyor. Bu nedenle üreticiler müşteri sayılarını daha da arttırmak için sensörün fiziksel boyutlarını aynı tutarak daha fazla kamera çözünürlüğü nasıl sağlayacakları yönünde çılgın bir rekabet içindeler. Bu yazıda, çözünürlük açısından bazı temel terminolojileri açıklamaya ve kamera çözünürlüğünü daha iyi anlamamıza yardımcı olmaya çalışacağım.

Başlamadan önce, kamera çözünürlüğü nedir ve bunu etkileyen faktörler hakkında konuşalım ve yaygın bazı yanlış anlaşılmaların üzerinde duralım.

  • Baskı Boyutu – Genellikle kamera çözünürlüğü konusunda en önemli faktördür. Temel olarak daha fazla çözünürlük, daha büyük potansiyel baskı boyutu anlamına gelir. Dijital görüntülerden baskı almak belirli bir sayıda Piksel / İnç (PPI) değeri ile gerçekleştirilir. İyi ayrıntılar içeren yüksek kaliteli baskılar genellikle 300 PPI civarında baskı uygular, bu nedenle potansiyel baskının boyutu, görselin genişliği ve yüksekliğinin PPI numarasına bölümü şeklinde hesaplanır. Örneğin, Nikon D700 kameranın 12,1 MP çözünürlüklü görüntüsü 4.256 x 2.832 piksel boyutlarına sahiptir. 300 PPI değerinde çok sayıda ayrıntıyla yüksek kaliteli bir baskı oluşturmak istiyorsanız, baskı boyutu yaklaşık 14.2″ x 9.4″ baskı değerinde olacaktır (4.256 / 300 = 14.2 ve 2.832 / 300 = 9.4). Değerler inç cinsindendir, bu değerleri santimetreye çevirdiğimizde çıktı boyutu kabaca 36cm x 24cm olur. Bundan daha büyük baskılar da mümkün olabilir. Bunun için; PPI’yı düşürmeniz veya görüntüyü daha yüksek bir çözünürlüğe yükseltmek için karmaşık algoritmalar barındıran özel yazılım araçları kullanmanız gerekir. Kısacası, daha büyük boyutlarda baskı almak için yüksek çözünürlük arzu edilir.
  • Kırpma Seçenekleri – Kamera çözünürlüğü ne kadar yüksek olursa, onlardan kırpılmış görüntüler potansiyel olarak o kadar fazla alana sahip olurlar. Birçok fotoğrafçı ağır kırpmalardan kaçınır, ama bazen istenilen konuya odaklanmak için gereklidir. Örneğin, spor ve yaban hayatı fotoğrafçıları genellikle kırpma yöntemine başvururlar, çünkü çok hızlı hareketleri nedeniyle konuyu genellikle çerçevede tam yerine oturtamayabilirler, aynı zamanda kadrajlarında ana konuyu / öğeleri çevreleyen gereksiz yığılmaları istemezler. Bunun sonucu olarak sık sık nihai çözünürlüğü düşüren ağır kırpmalar yaparlar, bu yüzden mümkün olduğu kadar çok çözünürlük arzularlar.
  • Aşağı örnekleme (Down-sampling)- Daha önce yazımda yüksek çözünürlüklü sensörlerin faydaları konusunda da açıkladığım gibi, kamera çözünürlüğü ne kadar yüksek olursa, görsellerin boyutlarını değiştirme veya “aşağı örnekleme” için daha iyi seçeneklere sahip olursunuz. Down-sampling işlemi grafikler işlenirken kullanılan özel bir tekniktir ve amacı grafik kalitesini arttırmaktır. Aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatacağımız gibi, modern yüksek çözünürlüklü kameralar daha düşük çözünürlüklü eşdeğerleriyle aynı performansa sahipler ancak ana avantajları, düşük ISO’larda çekim yaparken, gürültünün miktarını azaltmak için örnekleme yapılabilecek piksel sayılarının fazlalığı nedeniyle daha büyük baskılar elde etmek için aşağı örnekleme yöntemine daha fazla yetenek sunarlar.
  • Ekran Boyutu – Son 10 yılda görüntüleme teknolojisinde önemli ilerlemelere şahit olduk. Monitörler, TV’ler, projektörler, telefonlar, taşınabilir cihazlar ve diğer cihazlar çözünürlükte büyük gelişim sağladılar ve bunun sonucu olarak bu cihazlarda daha fazla ayrıntıyla daha yüksek çözünürlüklü görüntülere ihtiyaç duyulur oldu. 4K monitörler ve TV’ler hızla yaygınlaşıyor ve bu tür yüksek çözünürlüklü cihazlarda yayınlacak yeterli ayrıntıya sahip görüntüler elde etmek için kameralara daha fazla yük bindi.

Yukarıdakilerden anlaşılacağı üzere, daha yüksek çözünürlük her zaman daha iyi gibi görünüyor. Ancak her yüksek çözünürlük her zaman iyidir sözü bazı durumlar için geçerli olmayabilir.

Sadece piksellerin miktarı değil, kaliteleri de önemlidir.

Sensör boyutuna, piksel boyutuna, kullanılan merceğin çözümleme gücüne ve tekniğine göre bunun ne anlama geldiğine bakalım.

Kamera Çözünürlüğü: Daha ne kadar artacak X mi Y mi?

Nikon, D800 / D800E kameraları 36.3 MP çözünürlüklü tam kare (FF) sensörleri ile ilk kez piyasaya sürdüğünde, birçok fotoğrafçı Nikon D700 ve D3 gibi 12.1 MP’lik tam kare kameralarla hala çekim yapıyordu. Bazı kimseler basit bir matematik işlemle, 36.3 MP sensörün bunlardan 3 kat daha fazla çözünürlüğe (12.1 MP x 3 = 36.3 MP) sahip olduğu gerçeğinden hareketle, D800 gibi bir kameraya geçiş yapmakla 3 kat daha büyük baskılar üretebileceklerini düşünüyorlardı. Toplam etkin piksel sayısı açısından karşılaştırıldığında gerçekten 36.3 MP, 12.1 MP’den üç kat daha büyükken, doğrusal çözünürlükteki fark aslında çok daha düşüktür. Sensör çözünürlüğü de bir dikdörtgen alanını hesaplama şekline benzer ve toplam yatay piksel sayısı ile toplam dikey piksel sayısının çarpılmasıyla hesaplanır.

4.256 x 2.832 görüntü boyutuna sahip Nikon D700 için sensör çözünürlüğü 12.052.992’ye denk gelir, bu da yaklaşık olarak 12.1 megapiksel kabul edilir.

Nikon D800 modeline baktığımızda görüntü boyutu 7.360 x 4.912 ve sensör çözünürlüğü 36.152.320 olur, bu da kabaca 36.15 megapiksel kabul edilir. 36.15 ile 36.3 arasındaki farkı oluşturan optik siyah ve bazı pikseller, sensörün kenarları etrafında ek veri sağlamak için kullanılır, o nedenle efektif piksel boyutu kavramı doğmuştur.

D700 ile D800 arasındaki toplam yatay piksel sayısını karşılaştırırsak oran, birçok kişi tarafından yanlış anlaşıldığı üzere %200 değil, sadece %73’dür, yani 4.356’ya karşı 7.360 piksel. Bu ne anlama geliyor? Temel olarak, D700 ile 300 PPI’da ayrıntılı bir 36cm x 24cm baskı alabiliyorsanız, D800’de aynı 300 PPI’da 62cm x 42cm baskı alabilirsiniz. Dolayısıyla, 12 MP’den 36 MP’ye çıkmak, 3 kat daha büyük baskılara dönüşmeyecektir. Toplam alan genellikle yatay genişlikle karıştırılır, bu nedenle buradaki farkı anlamak önemlidir.

Aynı PPI’de iki kat daha fazla baskı üretmek için sensör çözünürlüğünü 4 ile çarpmanız gerekir. Örneğin, bir D700 kameraya sahipseniz ve ne tür bir sensör çözünürlüğünden 2 kat daha büyük baskı alabileceğinizi merak ediyorsanız, 12,1 x 4 = 48.4 MP sensöre ihtiyaç duyacağınız sonucu çıkacaktır. Dolayısıyla, 50.6 MP sensöre sahip Canon 5DS DSLR‘yi seçerseniz, Nikon D700’e kıyasla 2 kattan biraz fazla baskılar elde edersiniz.

Çözünürlükteki bu farklılıkları anlamak için, modern dijital fotoğraf makinelerinin 12.1 MP’den 50.6 MP’ye kadar farklı popüler sensör çözünürlüklerinin aşağıdaki karşılaştırmalarına bir göz atmanız iyi olur:

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Gördüğünüz gibi, sensör çözünürlüğü 12.1 MP’den 50.6 MP’ye yükseldiğinde sayısal olarak önemli ölçüde artmasına rağmen, yatay genişlikte gerçek fark buna paralel gerçekleşmez. Ancak, toplam alan farklılıklarına bakacak olursanız, o zaman farklar gerçekten anlamlıdır,  12.1 MP sensör çözünürlüğündeki 4 tane D700 görselini aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi bir araya getirdiğinizde 50.6 MP sensörün boyutu hala büyük kalacaktır.

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Kameraları karşılaştırırken ve çözünürlükteki farklılıkları düşünürken bunları unutmamak gerekir.

Sensör Boyutu, Piksel Boyutu ve Çözünürlükteki Farklar

Bildiğiniz gibi, sensör çözünürlüğü kadar sensörün ve piksellerinin fiziksel boyutu da önemlidir. Örneğin 24.1 MP çözünürlüğe sahip Nikon D7200 ile 24.3 MP çözünürlüğe sahip Nikon D750 gibi aşağı yukarı aynı çözünürlüğe sahip iki kamerayı ele alalım, her ikisinde de sensör çözünürlüğü yaklaşık eşit olmasına karşın; Nikon D7200’ün sensör boyutu 23.5 x 15.6 mm iken Nikon D750’nin sensör boyutu 35.9 x 24.0 mm’dir. D750, doğrusal genişlikte %52 daha büyüktür veya toplamda 2.3 kat sensör alanına sahiptir. Bu ne anlama geliyor? Her iki kamera da benzer genişlikte görüntüler üretmelerine rağmen (D750’de 6000 x 4000, D750’de 6016 x 4016), D750 sensöründeki her bir pikselin fiziksel boyutu D7200 ile karşılaştırıldığında %52 veya 1.52 kat daha büyüktür. İki kamera benzer çözünürlüğe sahiptir ve dolayısıyla benzer boyutta baskılar yapabilirler.

Sensör genişliğini görüntü genişliğine bölersek, her pikselin yaklaşık boyutunu hesaplayabiliriz.

Nikon D750 > 35.9 / 6016 = yaklaşık 5.97 μm
Nikon D7200 > 23.5 / 6000 = yaklaşık 3.92 μm

piksel büyüklüğüne sahipler.

Peki piksel büyüklüğü görüntülerde ne fark yaratır? Özünde, daha büyük pikseller daha küçük piksellerden daha fazla ışık toplayabilir; bu da daha iyi resim kalitesi ve piksel başına daha az gürültü demektir. Bununla birlikte, akılda tutmamız gereken birkaç nokta şunlardır:

Işık bol olduğu zaman farklar çok düşüktür (Düşük ISO seviyeleri)
100-400 ISO gibi Baz ISO değerlerine yakın çekimler yaparsanız, pikseller arasındaki gürültü performansında genellikle çok az fark vardır. D7200 ve D750 örneğinde, her ikisi de ISO 100’den 400’e kadar neredeyse eşit gürültülü görüntüler üretir. Ancak, ISO 800’den başlayan yüksek ISO’lara çıkıldığında, performansta D750 lehine belirgin bir fark ortaya çıkar. Bu nedenle, daha büyük pikseller, daha yüksek ISO seviyelerinin sıklıkla kullanılacağı düşük ışıklı ortamlar için daha uygun olma eğilimindedir.

Sensör boyutu aynı ancak çözünürlük farklıysa, küçük piksellerin mutlaka daha fazla gürültüye dönüşmesi gerekmez; daha fazla çözünürlüğe sahip bir sensör, daha büyük yazdırma imkânı sağlar. Gürültü genellikle piksel bazında değil de eşdeğer baskı boyutlarında değerlendirildiğinden, iki farklı çözünürlükteki sensörden gelen gürültüyü değerlendirmek için aynı boyutta basmanız gerekir. Örneğin, Nikon D750 dijital fotoğraf makinesinde 24.3 MP, Nikon D810 dijital fotoğraf makinesinde 36.3 MP’lik bir sensör bulunuyor. D810 daha fazla çözünürlüğe sahip olduğundan, piksel boyutu D750’den (4.88 μm – 5.97 μm) belirgin bir şekilde daha düşüktür; bu, %100 yakınlaştırma yaparsanız daha fazla gürültü görmeniz bekleniyor demektir. Bununla birlikte, her ikisinden eşdeğer boyutta baskı yapmak istersek, aynı baskı boyutunda benzer gürültüyü gösterecek olan 36.3 MP’den 24.3 MP’ye düşürerek D750’nin baskı boyutuyla eşleşecek şekilde D810’daki görüntüleri yeniden boyutlandırmak zorunda kalırız.

1600 ISO değeri ile Nikon D750’den alınan 24.3 MP ile aynı ISO değeri ile 24.3 MP’e yeniden boyutlandırılan D810 görüntüsü arasındaki farklar için aşağıdaki görüntülere bir göz atın (soldaki D750, sağdaki D810 çıktısı):

Gördüğünüz gibi, D810’un teknik olarak daha küçük piksellere sahip olması nedeniyle daha belirgin bir gürültüye sahip olması beklenirken, her iki görüntü de gürültü açısından oldukça benzer görünüyor. D750’yi 16 MP DF veya D4’lerle değiştirdiğinizde, ortaya çıkan görüntüler 16 MP’dekine benzeyecektir.

Peki, yukarıdaki örnekler göz önüne alındığında, 38 MP Nokia 808 kameralı telefonun görüntüsü, 36.3 MP Nikon D810 tam kare DSLR fotoğraf makinesinin görüntüsüyle nasıl karşılaştırılacak? 35.9 x 24 mm ölçülerindeki tam kare DSLR sensörüne karşılık sensör genişliğinde %270 veya toplam alanda 6 kat farkla, telefondaki 13.3 x 10.67 mm boyutlarında çok küçük bir sensörden söz ediyoruz. Nokia 808, D810’dan teknik açıdan daha fazla çözünürlüğe sahip olmasına rağmen, çok küçük piksel boyutu sayesinde D810’un ürettiği görüntülere göre çamur gibi görüntüler üretecektir (D810 piksel boyutu 4.88 μm iken Nokia 808’inki 1.4 μm). Nokia 808 potansiyel olarak daha büyük baskılar üretebilir ancak D810, daha fazla ayrıntıyla daha iyi kalitede baskılar üretecektir, çünkü genel kamera sistemi tam kare 36.3 MP sensöründen yararlanma kapasitesine sahiptir; buna karşın Nokia telefonunun gerçek çözünürlüğü D810 ile karşılaştırıldığında daha da kötüdür.

Şimdi Objektifin Netlik ve Çözünürlüğe katkısına geçelim.

Objektifin Keskinliği / Çözünürlüğü

Objektif, sensör üzerindeki her piksele veri sağlamak için yeterli ayrıntıyı çözmekte zayıfsa, sensördeki büyük megapiksel sayıları bir işe yaramayacaktır. Aynı Nokia 808 örneğinde olduğu gibi, Nokia 38 MP çözünürlüğe sahip olabilir, ancak bir tam kare (FF) lensi takılı 36 MP D810’a kıyasla piksel seviyesinde ne kadar detay gösterebilir? Pek değil. Bu nedenle çözünürlük bakımından gerçek performansı karşılaştırıldığında 38 MP’den çok daha az, 5 MP’ye yakın ve hatta daha da az olduğu hesaplanmıştır. Küçük bir kamera sensörü ve minik bir objektifle, tam kare DSLR’ye ve şaşırtıcı çözünürlükte yüksek kaliteli bir mercekle karşılaştırmak ne derece mantıklıdır?

Bir diğer sorun da Işık saçılması (Diffraction) etkisidir, daha küçük kamera sensörleri, kısık diyaframlarda ışık saçılması etkisiyle görüntü keskinliğini ve etkin çözünürlüğü önemli bir şekilde azaltacaktır.

Aynı boyuttaki kamera sensörlerini farklı çözünürlüklerle karşılaştırırken, daha fazla çözünürlüğe sahip kameranın çözünürlüğü açısından objektife daha fazla baskı uygulayacağını aklınızda bulundurmanız gerekir. Bir lens, 12 MP’lik bir kamerada oldukça iyi iş çıkartabilir, ancak 24 MP veya 36 MP’lik bir kamerayla ilgili yeterli ayrıntıları çözemediğinden, aslında yüksek çözünürlük avantajından yararlanamayabilir. Bu nedenle, elinizde kaliteli lensler yoksa daha yüksek çözünürlüklü bir kameraya geçmek sizi hayal kırıklığına uğratabilir, bazı durumlarda daha fazla depolama, işleme gücü gereksinimi ve diğer sorunlarla karşılaşmak da cabası.

Nikon ve Canon gibi üreticiler, daha yüksek çözünürlüklü algılayıcılar için özel olarak tasarlanmış lensleri kullanıp kullanmama konusunda kullanıcılarını serbest bırakıyor olsalar da, hangilerinin daha yüksek çözünürlüklü algılayıcı için yeterli çözünürlük sağlayacağını görmek için geçmişte satın aldığınız objektifleri test etmeniz ve gerektiğinde değiştirmeniz gerekebilir. Eski nesil objektifler çoğu durumda manzara ve mimari gibi belirli fotoğrafçılık türleri için köşelere doğru yaklaştıkça arzu edilmeyebilecek ölçülerde performans problemleri yaşatırlar.

“Fotoğrafı Kamera mı çeker, Lens mi?” başlıklı çok detaylı bir yazı hazırlıyorum, yakında blogumda yayınlayacağım. Yazının amacı, yüksek çözünürlüklü kameralar ve kullanılan lenslerin fotoğraf kalitesine etkilerini örnekleriyle göstermek. Bu yazıda aşağıdaki ekipmanlar ile testler gerçekleştiriyorum:

– Nikon D610
– Nikon D810
– Nikon D850 gövdeler ile

– AF-S NIKKOR 70-200mm f/4G ED VR
– AF-S NIKKOR 70-200mm f/2.8G ED VR Ⅱ
– AF-S NIKKOR 70-200mm f/2.8E FL ED VR objektifleri kullanıyorum.

Sonuçlarından haberdar olmak istiyorsanız gönderi listeme abone olabilirsiniz.

Teknik beceri

Pazardaki en yüksek çözünürlüklü kameraya ve onun sensöründen tam olarak yararlanıp iyi kalitede baskılar almak için görüntülerinizde istediğiniz tüm detayları verebilen en iyi objektiflere sahip olabilirsiniz. İyi ışıktan yararlanmanın ve sahneyi dikkatli bir şekilde çerçevelendirmenin dışında keskin görüntüler elde etmek için iyi teknik becerilere de sahip olmak gerekir. Yüksek çözünürlüklü kameralar her şeyi “çoğaltırlar”; hatalı elde tutma tekniğinden kaynaklanan kamera sarsıntısı, kameradan kaynaklanan obtüratör titreşimleri, hatalı odak tekniği, dengesiz üçayak, hafif rüzgar gibi nedenlerle oluşan görüntüdeki bulanıklıklar bunun sonucudur.

Bu nedenle, kamera çözünürlüğü daha yüksek bir gövdeye geçmeye karar verirseniz, temiz görüntüler yakalamak için uygun tekniği öğrenmek için biraz zaman harcamak gerekebilir. Elde tutma tekniği, üçayak kullanımı, keskin odak için Canlı Önizleme kullanımı, Pozlama gecikme moduLensin en keskin noktası için en ideal odak uzaklığı ve Diyafram açıklıkları ve minimum Enstantane hızı gibi kavramlarının üzerinden yeniden geçmeniz gerekebilir. Bunları yapmazsanız, kamera sensörünün potansiyelini boşa harcıyor olabilirsiniz …

Umarım yazımı faydalı bulmuşsunuzdur. Sizin de bu konuyla ilgili deneyimleriniz, farklı görüşleriniz veya yorumlarınız varsa, aşağıdaki “Yorumlar” kısmında benimle paylaşın.

Işığınız bol olsun.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yazılanların ilgisini çekecek birini tanıyorsanız lütfen "Paylaş" kısmından onlara iletin.


Sizlerden gelecek yorumları çok önemsiyorum.
Lütfen aşağıdaki "Yorumlar" kısmından benimle paylaşın.


Yeni içeriklerden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

14
Yorumlar

avatar
7 Yorum konuları
7 Cevaplar
6 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorum dizisi
9 Yorum yazarları
Ilgaz p.Anıl H.T.ZekiOkyarBurak B Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Nickelodeon Suat
Ziyaretçi
Nickelodeon Suat

Guzel bir yazi daha. Sizin yazilari okuyunca sunay akin dinler gibi oluyorum. Bilmedigim ne cok şey varmis anliyorum. Selamlar

tugi
Ziyaretçi
tugi

Diğer paylaşımlarınızda olduğu gibi bu yazınız da çok güzel ve bir o kadar da faydalı. MP büyüklüğünün tek başına bir anlam ifade etmediğini, sensörün ve piksellerin fiziksel boyutunun ne kadar önemli olduğu vb. teknik konularla ilgili bilgi sahibi olduk sayenizde. Bu yazıyı okuma şansına sahip olanlar, MP’in tek başına ön plana çıkarıldığı ürünleri değerlendirirken farklı bir gözle bakacaklar artık. Emek verip hazırladığınız için teşekkürler…

Sebahattin Demir
Ziyaretçi
Sebahattin Demir

Amacım tam da sizin belirttiğiniz gibiydi. Bu şekilde anlaşılması çok mutlu etti. Güzel katkılarınız için çok teşekkür ederim.

Saygılar

Burak B
Ziyaretçi
Burak B

Fotografi kamerami ceker lensmi yazinizi merak ediyorum. Herhalde baya ilginc bir yazi olacak. Tam olarak neyi anlatacaginizi merak ettim. Unutmadan yazayim bu yazi gercekten faydali oldu. Tesekkurler

Sebahattin Demir
Ziyaretçi
Sebahattin Demir

Evet, bahsettiğiniz yazı ilginç olacak.

Çok ilginç ve şaşırtıcı sonuçlarla karşılaştım, onları örnek fotoğraflarıyla belgeleyeceğim. İyi olması için çok ince eleyip sık dokuyorum.

Selamlar.

Okyar
Ziyaretçi
Okyar

Elinize sağlık. Yazdıklarının hepsine katılıyorum. Ve hepsi de doğru. Ancak samimiyetine güvenerek ve yanlış anlamayacağını bildiğim için bir örnekle limon sıkmak istiyorum. Sony A700 (12 mp) ile çektiğim bir Venedik maske festivali karesini tam tamına 150 cm * 100 cm olarak bastırmıştım. Ve en ufak bir dağılma saçılma yoktu. TEV yararına açtığım sergide de satıldı.

Hazırladığını söylediğiniz yazının adın için hocaları zıplatmaya mı niyetiniz var? “Ne makinası? Ne objektifi? Fotoğrafı ben çekerim…” haykırışlarını şimdiden duyar gibiyim. Bu yazıda anlatmak istediğiniz “fotoğrafın teknik kalitesine makina mı yoksa objektif mi etki eder?” sorusuna açıklama ise hani başka bir başlık mı bulsanız diyorum…
sevgilerimle

Zeki
Ziyaretçi
Zeki

Siz hangi ekipmanı öneriyorsunuz
Yada şöyle sorayım siz hangi ekipmanı kullanıyorsunuz
Teşekkürler

Anıl H.T.
Ziyaretçi
Anıl H.T.

Crop faktörü diyafram değeri için geçerlimi dir?
Nikon 35 mm f / 1.8 DX lensim FF makinede 52.5 mm (35×1.5) ve diyaframı f / 2.7 (1.8×1.5) mi olur?

Ilgaz p.
Ziyaretçi
Ilgaz p.

12 mp ve 36 mp baskı boyut farkı ile ilgili olarak düşüncemi yazmak istedim…
Söyledikleriniz doğru olsa da baskının aynı dpi / ppi ayarında üç kat daha büyük olacağını iddia etmek yanlış olmaz… Bazı insanlar alan boyutundan bahseder bazıları kenar uzunluğundan bahseder.

Temel matematik bilgisi olan herkes bir baskının iki boyutlu olduğunu bilir. Bu nedenle ölçü kenar uzunluklarından ziyade alan boyutudur. Çoğu insan kenar uzunluklarını düşünecektir ama kameralarla ilgilenen ve forumlarda aktif olan çoğu kişinin genellikle daha fazla ortalamanın teknik tarafında olduğunu unutmayın