Affan Kahvesi

Antakya'ya gelenler burayı muhakkak ziyaret ediyorlar. Eski bir kültürü yaşıyorlar, birkaç saat oturuyorlar. Büyük keyif alıyorlar.

Bu tarihi Kahvehane.
6 Şubat'ta oluşan Depremle.
Yıkıldı tümüyle.
Karıştı tarihe.
Üç nesil işleten aileyle birlikte...

Antakya‘nın ilginç köşelerinden birisi Affan mahallesi.
Genellikle Nusayri‘lerin yaşadığı bir bölge.
Daracık sokakları ile eski bir yerleşim yeri.
Affan, Arapça bir kelime.
Anlamı da “haramdan uzak duran kimse“…

İşte bu bölgede ilginç bir kahvehane “Affan Kahvesi“.
Habib Neccar camii yakınlarında, ana cadde üzerinde.

Kuruluşundan beri Sahilli ailesince işletiliyor.
Üç kuşaktan beri…

Bina 1910‘larda iş yeri olarak yapılmış.
Cumhuriyet‘e kadar bu şekilde kullanılmış.
Sonrasında kahvehaneye dönüştürülmüş…

İki katlı ve taş bir bina.
Üstte güzel bir balkonu var…

Arkada da 8 köşeli, fıskıyeli havuzlu bir bahçesi.
Üzeri asma çardağı ile örtülü.
Duvarları sarmaşıklarla kaplı.
Serin mi serin, dinlendirici bir avlu…

Ön taraf ise geniş bir kahve.
Arkalıklı sandalyeleri, masalarıyla özgün bir mekân.
İçeride kalabalık bir müdavim gurubu.
İskambilleri ve tavlaları ile uğraşık.
Kendileriyle barışık insanlar…

Buranın yerel halktan müşterileri var.
En eskileri için özel bir masa ayrılmış.
Onlardan başkasının oturmasına izin verilmiyor.
Her gün gelip oturuyorlar, sohbet ediyorlar.
80‘lik 90‘lık müdavimler…

Buranın özelliği ne çayı ne de kahvesi.
İlle de dondurmalı “haytalı“sı…

Süt ve nişastadan yapılıyor.
Muhallebi benzeri bir şey.
Küçük küpler biçiminde kesiliyor.
Pembe gülsuyu karıştırılyor.
Üzerine de iki top dondurma konuluyor.
Lezzetli mi lezzetli bir üretim.
Kâse’nin yanında getirilen özel metal kaşıklarla yeniliyor.

Bu kaşıklar artık üretilmiyor.
Kaybolmaması için de özenli davranılıyor…

Antakya‘ya gelenler burayı muhakkak ziyaret ediyorlar.
Eski bir kültürü yaşıyorlar, birkaç saat oturuyorlar.
Büyük keyif alıyorlar.
Birkaç gün sonra da kentlerine dönüyorlar.
Yine Starbucks‘larına, Gloria‘larına gidiyorlar…

Bu tarihi Kahvehane.

6 Şubat‘ta oluşan Depremle.

Yıkıldı tümüyle.

Karıştı tarihe.

Üç nesil işleten aileyle birlikte…

Depremden öncesi

Affan Kahvesi ile ilgili Bilgiler:

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Koşulsuz Sevgi

Fotoğrafçı, kompozisyonunu sıradan bir sokak görüntüsünün ötesine taşımayı başarmış. Kemerli geçit, doğal bir çerçeve oluşturarak bakışlarımızı doğrudan iki yaşlı adamın üzerine yönlendiriyor.

Gültekin Çizgen: İkinci Yarı

Yaş almış olması ustaya çok büyük bir deneyim yığını ve ciddi bir birikim bahşetmekle birlikte, uzun soluklu sanat yolculuğunda hayata geçirdiği her şey mental bakımdan kendinden sonraki kuşaklardan daha genç kalmasını da sağladı. Muhtemelen en gencimiz Gültekin Çizgen’dir.

ZELİŞ’in Kelebekleri

Bireye, topluma, sokak hayvanlarına ve yaban hayatına dair hassasiyetini, yaşamı boyunca biriken iyiliği-kötülüğü, güzelliği-çirkinliği, neşeyi-ıstırabı, sözü ve sohbetiyle, dostluğu ve yardımseverliğiyle, şiiri ve fotografıyla dile getiriyor Zeliş.

Fazla söze ne hacet, söyleyeceğini söylemiş Zeliha Altındal.

Fotoğrafta Gerçekçi Kurgu

Fotoğrafın bir gerçekliği vardır ve gerçeklerin de fotoğrafları olur. Bu ikincisini anlamak kolay, “var olan şeylerin görüntüsü” dersiniz, olur biter. Fotoğrafın gerçekliği ise daha karmaşık bir konudur.

E-POSTA ABONELİĞİ

Makale yazarı

Prof. Dr. Yücel Tanyeri
Prof. Dr. Yücel Tanyeri
22 Şubat 1946’da Adıyaman’ın Besni ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve Orta öğrenimini Samsun’da, Lise eğitimini Ankara’da tamamladı. 1964 yılında Ankara Üniversitesi Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesine girdi. 1970 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olarak Tıp Doktoru oldu. 1970-74 yılları arasında Hacettepe KBB Bölümünde dört yıl KBB Asistanı olarak çalıştı ve 1974 yılında KBB Uzmanı oldu. 1974-78 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Ankara Hastanesinde KBB Başasistanı olarak görev yaptı. 1979 yılında Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Bölümüne Öğretim Görevlisi olarak atandı. 1982 yılında Doçent ve 1988 yılında Profesör oldu. 2013 yılında yaş sınırlaması nedeniyle, 35 yıl çalıştığı Üniversitesinden emekli oldu ve 2014 yılında da İzmir’e yerleşti. Çok sayıda bilimsel yayın ve bildiri sunumu vardır. KBB Tarihçesi, Grafik sanatlar, Karikatür ve Fotoğraf ile ilgilenmektedir. Hacettepe Üniversitesi, Yükseköğretim Kurumu’nun (YÖK) ve Türk Rinoloji Derneği amblemlerinin yapımcısıdır. Bir çocuk sahibidir.

POPÜLER İÇERİKLER

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

3 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Uğur
Uğur
Makale Puanlama :
     

İş nedeniyle çok giderdim antakyaya. Bu kahveye hep uğrardım. Çok çok üzüldüm bu hale gelmesine. Hatay demekti orası. Kültür demekti. Umarım eski haline benzer şekilde yeniden yaparlar. Emeklerinize sağlık Yücel bey.

Merdan
Merdan

Yazık oldu hatay nerdeyse yok oldu. eski haline dönermi bilmem ama çok üzücü çok 🙁

Gülseven
Gülseven

Tüm hatay ve hataylıların geçmişi bir buçuk dakikada yok oldu. Sadece hatay değil birlikte on il de değil hepimizin geçmişinden bir parça yok oldu. Geriye bu belgesel niteliğinde resimler kaldı. Unutmamalı ve unutturmamalıyız. Umarım 🙏