Bir filozof ve bir kitap. Cemil Meriç ve Bu Ülke

Cemil Meriç anlaşılmayı, öğütlerinin rehber edilmesini hak eden içimizden çıkan bir sosyolog ve filozof.

Cemil Meriç ve Bu Ülke’ yi fotoğraf sanatının evrimleşmiş güncel sürümü olan yapay zekâ sunumunu izleyip, düşüncenizi paylaşarak bizlere rehberlik yaparsınız, seviniriz.

Okumayı seven, eğitimli, irfan sahibi, sorumluluk duygusuna sahip insanları bulduğumda, sohbet imkânı varsa değerlendirmek isterim. Sohbet ederken de, etkin dinlemeyi konuşmaktan daha önemli bulduğum için, konuşma fırsatını daha çok karşımdakine veririm. Çünkü konuşan bir şey öğrenemez, dinleyen öğrenebilir. Ben de bilgi açlığı çektiğim için, dinlemeye özen göstererek sohbet etmeyi yeğlerim…

“Peki, insanların çoğu kendini anlatmayı seviyor, bunlarla karşılaşınca ne yapıyorsunuz?” diyebilirsiniz. Haklısınız.

Böylesi durumlarda Marcus Auerelius’un söylediği gibi, kimseyi kırmadan ortamdan ayrılıyor ve Cemil Meriç gibi kitaplara sığınıyorum. Kesinlikle kitaplardaki adamlar, sokaktakilerden çok daha fazla sevgiye layıklar…

Neyse biz konumuza dönelim, bir gün Eşref Hocamla yaptığım derinlikli bir sohbetimizde Cemil Meriç’in bir sözünü duydum ve çok etkilendim…

Diyordu ki,

Evladım! Bu ülkede sağcı solcu, ilerici gerici yoktur; namuslular ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olunuz.

Herkesin beynine kazıması gereken bir söz değil mi? İnsana bundan daha iyi rehberlik edecek bir kişilik olabilir mi? Bu söz, bölünmüşlüğe, parçalanmışlığa, şartlanmışlığa, ahlaksızlığa bir meydan okumaydı. Bu söz ahlaka, erdeme, naif kişiliğe kucak açmaydı…

Bu sözden sonra Cemil Meriç’in en çok bilinen eseri olan “Bu Ülke”yi derinlikli okuma gereği hissettim. İnsanlarımız da bu engin şahsiyetin fikirlerine kolaylıkla erişmeliydi, bir gerçek var ki okumayı sevmiyoruz. Bu durumda ben ne yapabilirdim?

Fotoğraf sanatıyla ilgileniyordum. Mesajı en iyi ve güçlü ileten şey ise söylemden çok fotoğraftır. Ancak üstadın sözlerini anlatacak fotoğrafı yapmak çok zordu. Sözleriyle ilgili sahneyi ve model ifadesini fotoğrafta başaramayacağımdan emindim.

İşte bu anda yapay zekâ teknolojisi imdadıma yetişti. Henüz çok yeniydi, her uygulamanın ayrı bir dili vardı. Yaşadığım yerde, yakın çevremde konuyu bana uygulamalı anlatacak kimse de yoktu. Ancak günümüzde faydalanmasını bilenler için, sanal kütüphane en büyük zenginlikti. Ben de ondan yararlanarak yol almaya çalıştım.

Genellikle bing.com dan, çok az da playground uygulamasından yararlanarak ve son biçimlendirmeyi PS ile yaparak biraz sonra izleyeceğiniz videonun altyapısını, görsellerini hazırladım.

Önce altyazılı olarak sunumu hazırladım. Ancak gördüm ki, yazıyı okumaya çalışan izleyicinin dikkati, görselin anlatımına uzanamıyor. Bu sorunun çözümünü Tekin Ertuğ hocamla sohbetimiz sırasında buldum. Hocamızın önerisi, alt yazı yerine seslendirme olmalıydı ve seslendirmeyi de ilerleyen zaman içinde Yapay Zekâ’ya yaptırdık. Çünkü benden daha iyi seslendirdi…

Sorun bu aşamada benim için görselleri, görsel seslendirmesini ve fon müziğini uygun şekilde birleştirip videoya dönüştürmekti. Sağ olsun bu işlemi de Sebahattin Demir dostum gönüllü olarak üstlendi.

Okan Yılmaz hocamız ise büyük bir heyecanla karşıladı çalışmamızı. Üç dostuma da minnettarım.

Şimdi sıra, sizlerin aklınıza takılabilecek en önemli soruları cevaplandırmaya geldi…

“Hangi istemleri (prompt) vererek bu görsellere ulaştınız?”

Öncelikle Cemil Meriç üstadın Bu Ülke kitabını özümseyerek okumam gerekliydi. O kitaptan bir sunum için önemli olan sözlerini belirlemeliydim. Yetmezdi, anlatılmak istenen anlamın ruhunu çözmeliydim.

İşte uygulamalardan görsel isterken, hep o sözlerin ruhunu açıklayarak görsel istedim.

Tam olarak başarılı oldum mu?

Hayır…

Çünkü uygulama altyapısı batı anlayışı ile tasarımlanmış.

Özellikle konumuz Cemil Meriç ve Bu Ülke olduğuna göre, Türk kimliğini öne çıkaran görseller üretmeliydim.

İşte batı anlayışıyla programlanan uygulamalar Türk kültürü deyince ne yazık ki çoğunlukla karşımıza Afgan veya Ortadoğu kimlikleriyle geliyor.

Özellikle bu sorunu aşmakta çok zorlandım. Bing günde 15 takım görsel üretmeye izin verdiği için sıkıntı daha da büyük oldu.

Sözler Cemil Meriç’e ait olduğu için o insana benzer bir portrenin bazı görsellerde yer alması gerekirdi. Bunu da başaramadım. Hatta kel, sakalsız, kalın çerçeveli ve renkli camlı gözlüğe sahip bir düşünür portresi üretemedim.

Ayrıca Karl Marks görseli üretemedim. Ünlü olduğu için izin vermiyor. Gandi de ünlü ama o konuda sıkıntı yaşatmadığı için bing.com teşekkürü hak ediyor. Yapay zekâ inanılmaz şekilde gelişiyor, gelecekte bu sorunları yaşamayacağımızdan eminim.

Ancak sorunlar insanın duraklamasına yol açmamalıydı. Yapılabileceğin en iyisini yapmak gerekliydi ve yeterliydi.

Sonuçta öyle oldu…

Son söz olarak şunu söylemek isterim ki! Cemil Meriç anlaşılmayı, öğütlerinin rehber edilmesini hak eden içimizden çıkan bir sosyolog ve filozof.

Onu daha derinlikli anlamak isteyenler için, Dücane Cündioğlu sağ olsun gereken hazırlığı yıllar önce yapmış. Bir Mabet İşçisi, Bir Mabet Bekçisi ve Bir Mabet Savaşçısı kitapları var. Cemil Meriç ve Bu Ülke’ yi fotoğraf sanatının evrimleşmiş güncel sürümü olan yapay zekâ sunumunu seyredip, düşüncenizi paylaşarak bizlere rehberlik yaparsınız, seviniriz.

Çünkü bu çalışma bir ilk…

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde belge olarak kabul görmüştür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte işler karışmış, fotoğraf ve gerçeklik arasındaki ilişki sorgulanır hale gelmiştir. Artık bugün bu ilişki tamamen kurgulanabilir düzeydedir.

Ali Durmaz’ın “ENSTRÜMANTAL” i

Kıymetli fotografçı dostumuz Ali Durmaz, Şubat 2026’da Ankara’da Fotokolektif Sanat Galerisi’nde son derece şık bir sergiyle, deyim yerindeyse renk-ahenk bir çalışmayla fotograf ortamında varlık inşa ettiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.

Kumun fotoğrafçası

Bir Patara var: Uçsuz bucaksız kumsalıyla nefis bir Akdeniz plajı. Yaz aylarında herkesin masmavi sularında serinlediği, kıyısında kumların tepeler oluşturduğu uzun sahil. Eskiden, filmlerdeki çöl sahneleri burada çekilirmiş.

Çınar Fotoğrafhanesi

O yıllarda fotoğraf çektirmek zahmetli işti ama, fotoğraf çekmek de hiç kolay değildi. Dünya daha dijitalleşmemişti, fotoğraf da kimyasaldı. Şimdi cep telefonunun minik merceğine bakıyorum, bir de çevirip ekranına bakıyorum, ışık o mercekten girip bu ekranda şıp diye fotoğraf oluveriyor. Koskoca süreç bu ikisi arasında kotarılıveriyor.

E-POSTA ABONELİĞİ

Makale yazarı

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Son görev yeri olan Susurluk’ta yaşamaktadır. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini anlayınca, ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu.Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine, iyi fotoğrafın ve fotoğrafçının ön plana çıkmasına destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Kurucu Başkanıdır. Fotono21 ve ASFOD onur üyesi olarak taltif edilmiştir. Fotoğrafın bir hobi aracı olarak görülmesini, sanatsal açıdan tuzak olarak görmektedir. Fotoğrafçıyım diyenlerin, yaratıcı yenilikler içerisinde olması gerektiğine inanmaktadır. Fotoğrafın Aksakallarının rehberlik yapması ve ufuk açıcı yeni çalışmalar içerisinde olması gerektiği düşüncesiyle, gerek şiir ve gerekse yorum olarak bir başyapıt olan Mihriban Türküsünü, ülkenin çeşitli yerlerinden 18 arkadaşıyla birlikte fotoğrafik olarak anlatan çevrimiçi Düşünme Biçimleri atölyesini, Fotono21 bünyesinde gerçekleştirmiştir.Bazı yurtiçi fotoğraf yarışmalarına jüri üyesi olarak davet edilmiştir. Bunlar içinde ülkemizin savunma destanı olan Çanakkale Savaşları Tarihi Alan 1. Fotoğraf Maratonuna yapılan çağrıyı fotoğraftan aldığı en büyük ödül olarak görmektedir.

POPÜLER İÇERİKLER

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

5 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Puanlama :
     

Mikdat abim, videoyu izledim. Emeğine sağlık.

Yapay zeka inanılmaz bir hızda ve yetenekle gelişiyor .Ama kapitalist zihniyet hiç değişmiyor. Yani istediğin kalitede görseller oluşturmak ve daha akıcı bir seslendirme yapabilmek için bir miktar ödeme yapman gerekiyor. Bedavaya bu kadar diyor yapay zeka. Ağzına bir miktar bal çalıp, dahası için kesenin ağzını aç diyor. Tabi herkes bir Arthenos değil ki hiçbir karşılık beklemeden tüm bilgi ve birikimini sınırsızca açsın okuyucularına.
Sanırım ben Cemil Meriç’i anlamak için bir süre daha kitaplarından okuyacağım.

Selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Yorumun sahibi  Öner BÜYÜKYILDIZ

Öner size katılıyorum.
Selamlar.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Puanlama :
     

Bu arada çalışmanızda emeği geçen ustalarıma da teşekkürlerimi sunuyorum. Okan hocamı sosyal medyadan severek takip ediyorum. Çok değerli bir insan. Onu Arthenos ailesinde görmeyi çok isterim. Ne dersiniz Sebahattin bey ?

Sebahattin Demir
Yönetici
Yorumun sahibi  Öner BÜYÜKYILDIZ

Okan beyle bir hafta kadar önce telefonda konuştuk. Sıkça İzmir’e geliyormuş, bir dahakine kahve sözümüz var 😀 .

Selamlar Sevgiler

Öner Büyükyıldız
Öner Büyükyıldız
Yorumun sahibi  Sebahattin Demir

Benim de selamlarımı iletin lütfen 🤗