17 Temmuz 2019 - Çarşamba
Ana Sayfa BLOG Pekin'de üç gün...

Pekin’de üç gün…

Not: başlık -ç-alıntıdır. Valla billa. Robert Redford’un çok sevdiğim ve yedi kez izlediğim filmi “Akbaba’nın üç günü” filmi vardır. Her seferinde aynı heyecanla izlerim. Başlık işte buradan geliyor.

_

Nisan 2017 başında Çin’in Shanghai şehrinde sektörümüzün en önemli ve büyük fuarı olan “Interweighing” vardı. Firmamızın katılımcı olduğu fuara katılan ekibin içindeki biri olarak Baykon Satış Müdürümüz sevgili Oğuzhan Berk ile birlikte keyifli bir seyahat gerçekleştirdik. Ancak Şangay’a etrafından dolanarak gittik. Nasıl mı? Oğuzhan’la önce Pekin’i arşınlayıp “Bu Çinliler Pekin’de ne yaparlar, ne yerler içerler?” diye baktıktan sonra Şangay’daki fuara geçelim dedik. İyi mi yaptık? Evet çok iyi yaptık.

Uçuşumuz İstanbul Atatürk Havalimanından akşam 19 sularında başladı, Dubai aktarmalı olarak ertesi gün saat 18 sularında Pekin’e indik. Ben en baştan kararlıyım soyadım ”Atilla” dan asla bahsetmeyeceğim. Pasaport kontrolünden ben geçtim. Oğuzhan’ı bekliyorum. O da ne? İki görevlinin arasında arka odaya alıyorlar. Bu arada bizimle aynı uçakta olan Afganlılar patır patır geçiyorlar. Şimdi arasan kimi arayacaksın? Bir görevliye sorayım dedim, kadın tek kelime İngilizce anlamıyor. On dakika, Oğuzhan yok, yarım saat Oğuzhan yok. Tam kırkbeş dakika sonra geldi. “Nooldu?” dedim. Çin’e ilk defa geliyormuş da merak etmişler nedenini. Sanki ben onlarca defa gelmişim!…

Pekin otelini Oğuzhan ayarlamıştı. Yeri gayet iyi. Yasak şehrin dibinde, yürüme mesafesinde. Yani merkezde kalıyoruz. Biz valizleri otele attığımız gibi kendimizi yollara vurup keşfe çıktık. Karnımız da aç. Yemek yiyelim diye etrafa bakınırken şöyle yerel görünümlü bir aile lokantası görüp girdik. De nasıl anlaşacağız. Onlar Çince biz Türkçe konuşup duruyoruz. Sonunda balık buğulama gibi bir şey söyledik. Güzeldi. Yürümeye devam ettiğimizde lokantalar sokağına rast geldik. Alt alta üst üste lokantalar ve dükkanlar. Ne ararsan var. Aramadıkların da var.

Pekin'de üç gün
Akrep yavrusu kızartması

Çin seddi ya da dünyaca bilinen adıyla “Great Wall” ziyaret edilmeden Çin’e gittim denilmez demişlerdi. Ben de bunda dolayı önceki seyahatlerimi saymıyorum. Sabah Çin’de iş yaptığımız firmanın yöneticisi bizi otelden aldı. Arabayla gideceğiz. Yalnız ufak bir sorun varmış. Çin tatildeymiş ve herkes “Great Wall” a gidermiş. 5,5 – yazıyla beş buçuk – saatte varabildik. Çin’in nüfusuna bakarsak çok kalabalık değildi. Şöyle böyle birkaç milyon Çinli vardı. Hayatımda bu kadar çok fotoğrafta yer almadım. Herhalde üç yüz beş yüz bin Çinlinin karesinde varımdır. Şimdi bakıp bakıp “Bu da kim?” diye soruyorlardır kendi kendilerine.

Çin seddi Hun saldırılarından korunmak için yapılan bir engel. Uzaydan görünebilen tek yapı. Ha, saldırıları engelleyebilmiş mi? Hayır. “Atilla Han” dedin mi hala irkiliyorlar. Bir Çinli kartıma baktı heceledi “A-til-la”. Durdu yüzüme baktı “Atilla’nın soyundan mı geliyorsun?” diye sormaz mı.

Pekin'de üç gün
Çin seddinin Pekin’e en yakın giriş noktasından ziyaret ettik. O kalabalıkta yürüyebildiğimiz ya 500 metredir ya da bir kilometredir.

Ya arkadaş, aradan geçmiş 1500 küsur yıl. Olsa bile soy mu kalır bu kadar zamanda? Yani o kadar takıntılılar.

Uzunluğu 8850 km. İnanılır gibi değil. 2200 km’lik kısmı hala sağlam ve kullanılır vaziyetteymiş. Dünya 1600’lü yılların başında İspanyol gezginler vasıtasıyla tanışmış.  Milattan önce 3’üncü yüzyılda Shi Huang Di döneminde başlayan inşaat “Yeter artık, bitirelim şu işi” dedikleri tarih Ming hanedanlığının sonu olan 1644 tarihine denk geliyor. İnşası çok uzun sürmemiş sadece 2000 yıl kadar. Yani burada aslında kuzeyden gelecek saldırılar için başlayan inşaat Hunları etkisiyle devam etmiş ve hızını alamamış. Belki de yasak şehirde halktan ve dünyadan kopuk yaşayan hanedan Hunların tarihten silindiğini anca fark etmiş olabilir. Tahminen 8000 kişinin çalıştığı söyleniyor. Bazı kaynaklarda da inşaat süresince ölenlerin sayısının bir milyon olduğu ve Çin seddine gömüldükleri yazıyor. En yüksek yeri Pekin yakınlarındaki Heita Dağıdır. Duvar burada deniz seviyesinden yaklaşık 1500 metrededir. En acı tarafı 1970’li yıllarda halk tarafında ev inşaatında kullanılmak üzere parçalanarak tuğlaları ve taşları alınarak ciddi hasar görmüş.

Pekin'de üç gün
Artık o tarafta ne varsa herkes bakıyordu. Ben fotoğraf derdinde ne olduğunu görmedim tabii ki.

Günümüzde “Great Wall of China” ya da bizim Çin Seddi birçok spor ve sanat gösterilerine ev sahipliği yapıyor. Geçen sene (2016) oğlum “Wings for life World run” omurilik zedelenmesi nedeniyle yürüyemeyenler için bireysel olarak 10 kmlik bir koşuyu Çin seddinde gerçekleştirdi.

Pekin deyince akla meşhur yemeği Pekin ördeği geliyor. Yemeden olmaz. Çin seddi ziyaret akşamı Pekin’in meşhur “Pekin duck” pişiren lokantasında adımıza ayırtılan masada yer aldık.  Bizim tandır ya da kuyu kebabı gibi bir yöntemle pişiriliyor. Herhangi bir katkı maddesi kullanılmıyor. Sadece ördeğin kendi yağı. Bu da pişerken kızardığı için farklı bir lezzet olarak masada yerini alıyor. Tadı işte ördek tadında.

Pekin'de üç gün
Pekin ördeğinin fırında pişirilmesi

Bana çok yağlı geldi. Sağlık problemi nedeniyle zaten yemek seçmem gerekiyor. Ancak kızarmış yağdan tatmadan duramadım. Kurban bayramlarındaki kuyruk yağı kavurması gibi bir şey. Güzeldi.  Ancak ördeğin servis edilme seremonisi izlenmeye değer bir şölen. Masanın yanına başka bir masa geliyor. Ördekle birlikte elinde bıçakları olan bir usta ve yanında bir kadın servis yöneticisi. Adam işi yaparken bıçak hareketleri, kesme işlemi, tabağa yerleştirme lokantanın girişinde geleneksel çalgıyla yapılan müziğin eşliğinde inanılmaz bir dans gösterisi olarak sunuluyor. Tabii vakit geçirmeden bu an film olarak kayda alındı. Güzel bir akşam yemeğiydi. Yemek sonrası otele gelip Çinli dostumuzdan ayrıldıktan sonra yine yollara düştük. Otelin hemen yanında kilise önündeki meydanda rengarenk kıyafetleriyle yaptıkları müzikle dans eden insanların arasına karıştık. Kendilerini eğlendiren ve etrafla ilgilenmeyen bir şekilde dans ediyorlardı.

Pekin'de üç gün
Sokakta dans gösterisi

Bakıştık, gülüştük, aralarına karışıp dans ettik, fotoğraflarını çektik, danslarını filme aldık yani kısacası eğlencelerinden payımıza düşeni aldık. Vedalaşarak yürümeye devam ettik. Niyetimiz Tiananmen meydanına gidip yasak şehrin ana giriş kapısında biraz vakit geçirmekti.

1989 yılındaki olaylardan sonra meydanın ana kısmına girişi yayalara kapamışlar. Ve askerler nöbette. Aynı şekilde yasak şehrin girişinde de nöbette askerler var. Ana girişin önü ana baba günü. Herkes orada. Bizde… Gençler bana takılmadan duramadı. Ve tabii birlikte Mao’yu selamladık.

Pekin'de üç gün
Yasak şehrin girişi

Ming Hanedanlığından, Qing hanedanlığının sonuna kadar kullanılmış olan Çin imparatorluk sarayı Yasak Şehir, Pekin’e gittiğinizde görmeniz gereken yerlerden biridir.

Günümüzde Çinlilerin kullandığı adıyla Gugong, eski saray anlamına gelmektedir. Yasak şehir 1406-1420 yılları arasında 720.000 m2’lik bir alana inşa edilmiş. 980 yapıdan oluşan Yasak Şehir’de toplamda 8.707 oda bulunuyor. 1987 yılında Dünya kültür mirası listesine eklenmiş, UNESCO tarafından dünyada korunmuş en geniş antik ahşap yapılar bütünü olarak tescillenmiştir. Yasak şehirin güney kapısı Tianmen meydanına açılır, Tianmen meydanında Yasak şehire girişte Mao Ze Dong’un fotoğrafı bulunur.

Pekin'de üç gün
Yasak şehir girişi

Sol tarafında “Yaşasın Çin Halk Cumhuriyeti”, sağ tarafında ise “Birlikte Yaşasın Dünya Halkları” yazıyor. Bu yazıların altından geçtikten sonraki yapının üzerinde kral sizi iki cariyesiyle birlikte temsilen karşılıyor. Yasak şehirdeki binaların çatılarında işaretler bulunuyor, bu işaretler o binalarda yaşayan kişilerin ünvanlarını gösteriyor. En fazla 9 işaret görmeniz mümkün, bu kralın yaşadığı yerleri simgeliyor. Diğerleri rütbelerine göre dağılıyor. Yasak şehir içindeki tüm binalar da güneye doğru bakıyor.

Pekin'de üç gün
Yasak şehir

Bunun nedeni kuzeyden gelen sert rüzgarlardan korunmak ve gün ışığından maksimum derecede faydalanmak. Sadece imparatorun gözden düşmüş cariyelerinin kaldıkları binalar kuzeye doğru bakmaktadır.  Tiananmen Meydanı’nın hemen kuzeyinde yeralan Saray’ın inşası 1406’da başlamış ve 1420’de sona ermiş. Çin İmparatorluğu’nun son iki hanedanının yani Ming ve Qing (Çing) hanedanlarının yönetim merkezi olan Saray, toplam 24 imparatora da ev sahipliği yapmış.

1909’da henüz 3 yaşındayken tahta geçen son imparator Pu Yi ise, 1911’de bu şaşaalı emperyal geçmişin tarihe gömülüşüne sadece tanıklık edebilmiş. 1911’de İmparatorluk yıkılıp da, Sun Yat Sen önderliğinde Çin Cumhuriyeti ilan edilince Pu Yi’nin hayatı bağışlanarak, Saray’da yaşamaya devam etmesine izin verilmiş. Yani  “Son İmparator” da, tahttan “feragat” ettiği yıldan, bir hükümet darbesinin gerçekleştiği 1924’e kadar yine burada yaşamış. Ama seleflerinden farklı olarak, bir cezaevi mahkumu şeklinde… Sadece sembolik önemi olan bir tahtta oturan, İngiliz hocasının etkisiyle Batı yaşam tarzına hayranlık besleyen ve yüksek duvarların dışına çıkması yasak olan bir “İmparator”… Yani İmparatorluk döneminde halkın Saray’dan içeri girmesi mümkün değilken, İmparatorluk yıkıldıktan sonra İmparatorun kendisi Saray’dan dışarı çıkamaz hale gelmiş. Bu talihsiz yaşam “Son İmparator” ismiyle Bertolucci tarafından 1987 yılında film yapıldı. Filmde peter O’toole Pu Yi’nin öğretmeni rolündeydi. Toplamda on bir ödülle (1988 yılında) sinema tarihinin en çok ödül alan filmlerinden birisidir.

Yasak şehrin etrafında hanedanlık zamanında hizmetkarların oturdukları evlerin bulunduğu yerleşimler var. Hala oturanlar var. Ailelerin geçmişteki hizmetkarların soyundan gelip gelmediğini öğrenemedim. Buralara “Hutong” deniliyor.

Pekin'de üç gün
Hutong’da ev

Her biri bir kapıdan girilen bahçelerde labirent gibi çok dar sokakları (1,5-2 m genişliğinde) olan gecekondunu hallicesi evler. Fotoğraf için oldukça iyi bölgeler. Dolaşırken fotoğraf ekibiyle birlikte çekim için hazırlık yapan gelin gördüm. Yanına yaklaştığımda o da bana doğru yürüyüp “merhaba” dedi. Ben de “merhaba, ben Okyar” dedim. O da “ben Rainbow” dedi.

Pekin'de üç gün
Rainbow

“Nasıl yani?” diye sorunca Çince adının gökkuşağı olduğunu uluslararası kolay anlaşabilmek için İngilizce isim olarak da “Rainbow” seçtiğini söyledi.  “Damadı göremedim” dedim. “O yok, ben yalnız çekim yapacağım” dedi. Eylül 2017’de düğünü varmış. “Fotoğrafını çekebilir miyim?” diye sordum. “Nerede çekmek istiyorsun?” deyince Hutong sokaklarına girip çekime başladım. Daha sonra yasak şehrin yan yoluna çıkarıp fotoğrafladım.

Pekin'de üç gün
Rainbow ve ben

Kalabalığın meraklı bakışları üzerimizdeydi. Biraz sohbet ettik, teşekkür ettim ve fotoğraflarını göndermek için posta adresini (Daha sonra “wechat” üzerinden yazışmaya başladık.) istedim, verdi.  Türkiye’ye dönünce fotoğraflarıyla bir video sunumu hazırlayıp gönderdim. Çok hoşuna gitti. “Bu sunumu düğünde göstermek istiyorum” diye mesaj yazdı. “Sevinirim” dedim. Daha sonra sordu; “Düğünümde fotoğraf çekmeye gelir misin?”. En son yazıştığımda kocasının şehrine taşınmış ve bebek bekliyormuş. Ara sıra haberleşmeye devam ediyoruz. Benim için bu seyahatin en güzel anısı oldu.

Pekin’de tapınaklarda önemli gezilecek yerlerin arasındadır. Bunun için yaptığım planda Cennet tapınağı (Temple of heaven), Lama Temple, Tanzhe Temple, White Cloud Taoist Temple, Temple of sun, Jietai temple, Fahai temple yer alıyordu. Birbirlerinden çok uzak değiller. Hepsini yürüyerek gezme fırsatım oldu.

Pekin'de üç gün
Budist rahipler

Ve her güzel şey gibi Pekin günleri Şangay’a gitmek üzere bitti. Pekin’in muazzam bir tren istasyonu var.

Pekin'de üç gün
Pekin tren istasyonu

Ucu bucağı belli değil. Çömelmiş adamı görünce anılara dalıp teee 1990 da Guangzhou tren istasyonuna gidiverdim. Orada da tren bekleyenler büyük bir meydanda yere çömelmiş bekliyorlardı. Değişen şey meydanın üstünün kapanması mı olmuş diye düşünmeden edemedim. Aklımda kalan diğer şey de alanı çevreleyen demir parmaklıkların ardındakiler sürekli tükürüyorlardı.

Pekin'de üç gün
Guangzhou tren istasyonu

İstasyonda bineceğimiz hızlı trenin fotoğrafını çekmek istediğimde yanıma gelen güzel hostes “Çekmeyin” dedi. “Sabotaj ihtimali filan mı” diye sorduğumda “Hayır kopyalarsınız diye çektirmiyorlar” dedi.  Geçmiş olsun, ben çektim ki.

Pekin'de üç gün
Hızlı tren

Zaten imalatına da başladık J … Eeeee, kişi kendinden bilirmiş işi. 300 km/saat hızla 1500 kmlik yolu 5,5 saatte aşarak ver elini Şangay…

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Okyar Atilla
Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.
avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Çok güzel bir yazı olmuş Okyar bey, ellerinize sağlık. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Selam ve saygılarımla.

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Öner Bey çok teşekkürler.

Turgay Seven
Ziyaretçi
Turgay Seven

Okyar hocam, ne kadar güzel bir anlatımdır öyle? Okuyucuyu da koluna takıp gezdirdin, yedirdin, içirdin, yeri geldi korkuttun. Oğuzhan Bey için ben bile telaşlandım :))
Böyle güzel bir yazı için emeğinize, yüreğinize sağlık. Sonsuz teşekkürler…

POPÜLER İÇERİKLER

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Dijital kameralar hayatımıza girdiğinden beri megapiksel yarışı devam ederken, son birkaç yıldır özellikle kamera çözünürlüğü alanında büyük bir artış yaşandı, 41 Megapiksel kameralı telefonlardan...
Arthenos | Diyafram nedir, fotoğrafta diyafram ayarları nasıl yapılır, alan derinliği nedir, ISO nedir, perde hızı nedir, doğru pozlama nedir

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Canon EOS R Ayarları ve Faydalı İpuçları

Canon EOS R Ayarları ve Faydalı İpuçları

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

Pozlama Ölçüm Modları

Pozlama Ölçüm Modları