Ana Sayfa ALT YAZILAR Ta’izz ve Aden... Son Bölüm

Ta’izz ve Aden… Son Bölüm

_

Ve yine sabah. Yol kısa zaman uzun. Otelin önünde kendi fotoğrafımı çektirdikten sonra Aden’e doğru yola çıkıyoruz.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm

Yolumuz Ta’izz’den geçiyor. Oradan tekrar güneye dönüp Aden istikametini tutacağız. Hudeyde’yi yaklaşık on beş km kadar geçtikten sonra Yemen Turizm Bakanlığının afiş olarak kullandığı önemli bir canlı hayvan pazarı olan – duyduğum gibi yazıyorum- “Bak Al Fadey” yolumuz üzerinde.

Köy yerinin içine dalıp Pazar yerini buluyoruz. Sorup soruşturunca hayvan pazarının sadece Cuma günleri kurulduğu bilgisini alıyoruz. Gene de pazarda dolaşıp fotoğraf çekmek niyetindeyim.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Havada uçuşan karasinekler nedeniyle bir elimle ağzımı ve burnumu kapatmak zorunda kalıyorum. Hurma satıcısı, müşteriye paket yapmak için hareketlenince hurma bloğunun ve satıcının üstündeki siyah örtü havalanıyor. Köşelerde motosiklet taksiler.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Bir taraftan toparlanan tezgahlar. Waled eşinin annesi için su güğümü alıyor. Hediye. Yeter deyip yola devam ediyoruz. Yol arkadaşım bu yörenin ballarının çok güzel olduğunu söylüyor. Ve niyeti belli. Eve bal alacak. Yol kenarındaki satıcıların birisini gözüne kestirip duruyoruz. Etraf çöl. Bir kaç ağaç ve ot türü bitki var. Burada bal nasıl olur? Satıcı bizi kovanların yanına götürüyor. Çok açık sarı petek. Tattığım bal şekerden. Bizimki yine pazarlığını yapıp 15 YTL civarında bir teneke bal alıyor.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Ta’izz kalesi şehrin sırtını dayadığı dağın hemen önünde yer alan tepenin üzerinde bütün haşmetiyle dikiliyor. Kale yeniden inşa edilmiş. Kaleye çıkmak yerine arkasındaki tepeye çıkıp kale manzaralı Ta’izz’i seyretmeyi tercih ediyorum.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Aşağıya indiğimizde şehrin en hareketli yeri olan açık Pazar alanında dolaşıyoruz. Bir köşede tütsülenmiş peynir satıcısı var. Ucundan bir ufak parça tattım, tadı güzel ama daha büyük bir parça tatmak için cesaretim yok.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Saat onbir sularında oldukça büyük ve kapalı bir pazaryeri bulup dalıyoruz. Waled içeride birileri ile konuşuyor, ben fotoğraf çekerken birisi bana bağırıp çağırmaya başlıyor. Pazar ağası. Kovuluyorum. Çaresiz dışarı çıkıp Waled’i bekliyorum. Bu arada çektiğim birkaç kare tabii ki var.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Niyetimiz yemek yiyip yola devam etmek. Aden istikametini sormak için motosiklete binen iki genci durduruyoruz. Yolu tarif ediyorlar. Sonra yemek yiyebileceğimiz bir lokanta bilgisi alıyoruz. Bu kadar hizmet karşılığı Waled’e gençleri yemeğe davet etmesini söylüyorum. Uzun bir ısrardan sonra utana sıkıla kabul ediyorlar. Yemekte Waled aracılığıyla sohbet etmeye çalışıyoruz. Hala çekingenler.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Lafı motosiklete getirip ehliyetim olduğunu ve motorlarına binip binemeyeceğimi soruyorum. Cevap evet. Lokantanın kapısından giren yaşlı bir adam elimdeki siyah naylon torbaya yavaş hareketlerle masalarda kalan artık yemekleri doldurmaya başlıyor. Bizim masaya geldiğinde gönlüm razı olmuyor ve garsona yemek söylüyorum. Ayrı bir siyah torbaya bu yemeği doldurup saygı dolu gözlerle bakıp teşekkür ediyor “Şükran!”… Ve sıra motosiklette.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Lokantanın önünde motora binip bulvarda iki tur atıyorum. Değişik bir duygu. Ta’izz’de motosiklete binmek. Gençlere teşekkür edip yola devam ediyoruz. Akşamüstü saat altı suları. Aden polis kontrol noktasındayız. Geçip şehre doğru ilerliyoruz. Amacımız önce kalacak yer bulmak.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Flamingoların yaşam alanı olan Khor Makser lagününün yanından şehre girerken Ortadoğu’nun Hong Kong’u diyorum burası. Arkada yükselen dağ ile limana sıkışmış bir yerleşim. Ana karadan dar bir boyun ile denize uzanan ve at başı şeklinde genişleyen bir yarım ada. Bu yarımadanın ortasında dağ yükseliyor. Biz sola, Crater (kraytar) tarafına sapıyoruz. Zaten yol bu yarımadanın etrafında dolanıyor. Adından da anlaşıldığı gibi volkanik bir oluşum sonucu bu doğa güzelliğinin ortaya çıktığını anlamak çok kolay. Yine bu bölgede ufak bir yarımada üzerinde Seerah (serra) kalesi yer alıyor.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm

Kurban Bayramının arife günü. Konuştuğumuz otellerde yer yok. Tatil nedeniyle diğer şehirlerden gelenler doldurmuş. Üstelik Aden, Suudi Arabistan’ın da tatil için kullandığı bir yer. Şehrin meydanı sayılan alana yakın (sütunun üzerinde gemi olan meydan) bir otelde yer buluyoruz.

Aden, gecenin geç saatlerine kadar açık olan çarşıları, nispeten düzenli trafiği, İngiliz stili binaları ile Yemen’in farklı bir yüzü. Şehrin bir kavşağında yer alan tepedeki kilise dikkat çekici. Kadınlar burkaya daha az rağbet ediyor.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Alışveriş merkezi olarak insanların rağbet ettiği Aden Mall aynı zamanda eğlence ihtiyacını da karşılıyor. Lokantalar kısmında yer alan masalarda ayırım yok. Hizmet edenlerin çoğu Uzakdoğulu. Burada “Beko” satış mağazasını görmem beni şaşırtıyor.

Bayram sabahı güne erken başlıyorum. Namazdan çıkanlar kendi aralarında bayramlaşıyorlar. Camilerin önünde dilenciler mevcut. Namazdan çıkan bir grup çocuk bana numara çekiyor (!).

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Hala kurbanlık satışları sürüyor.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Meydanlarda bayramlıklarını giymiş çocuklar minyatür lunaparklarda eğleniyorlar.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

En büyük eğlence, üzeri kınalanmış bir devenin çektiği arabayla tur atmak. Çocuklar bu arabanın üzerine dolup taşıyorlar.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

El arabasında tropik meyve suyu satıcısı. İçmeye çekiniyorum ama çocuklar benden daha cesaretli. Her yerde inci reklamları var. İnci almaya karar verince ara sokakta kolye ustasının atölyesini buluyoruz ve oldukça uygun fiyata alıyorum. Crater’in devamında plajlar var. Kapıda eli silahlı nöbetçileri olan bir tanesine girmeye niyetlenince buranın “aile plajı” olduğu ikazını alıyoruz. Halka açık plajda (Elephant Bay) tekne kiralayıp tur atıyoruz. Tekne burnunu az önce giremediğimiz plaja çevirdiğinde kaptan Waled’e birşeyler söylüyor. Tercümesi “ben plaja yaklaşıyorum fotoğraf çekebilir”. Plajda da eli silahlı korumalar var. İstersen fotoğraf çekmeyi dene.

Yarımadanın arka tarafında yola devam edince Ma’allah semtine geliyoruz. Yani bizim bildiğimiz “mahalle” olsa gerek.

Ta’izz ve Aden... Son Bölüm

Yol kenarındaki İngiliz stili saat kulesi (Aden’in uzun süre İngiliz yönetiminde kalmasından dolayı ben böyle yorumladım) binaların arasında yükselerek ben buradayım diyor.

Bunun yanı sıra plajda yerde gördüğüm içki şişesi ve akşam dolaşırken yolumu kesen ve bana bir şeyler anlatmaya çalışan adamın sarhoş olduğunu anlamam beklediğim olaylar değil. Bu adama etraftaki insanların hoşgörülü davranması, aramıza girmeleri ve bana uzaklaşmam için işaret yapmaları da ayrı bir güzellik. Bahsetmeden geçemeyeceğim diğer konu da, Aden’de erkekler el ele dolaşmıyorlar. Sana’a, Hudeyde ve Ta’izz de sık rastladığım bu durum burada yok. Okuduğum yazılardan bu geleneğin akraba olan erkekler arasında geçerli olduğunu biliyorum. Birçok ülkede garip karşılanabilecek bu durum Yemen’de çok normal. Sana’a da poz verip fotoğraf çekmemi isteyenler bile oldu. Sokaklarda oynayan erkek çocuklarda da bu geleneği görmek mümkün. Bence bu, buradaki birçok şeyden daha ilgi çekici.

Aşağıdaki galeriden diğer fotoğraflara göz atabilirsiniz.

Yemen diye diye… Bölüm-1 ve onun ardından gelen Burası Huş’tur… Ve Hudeyde – Bölüm 2 yazımın ardından derlediğim bu yazım ile Yemen seyahatimin sonuna geldik.

Bu gezi için okuduğum Fikret Otyam’ın kitabında yeni dikilmiş palmiye ağaçlarının olduğu bir sokak fotoğrafı (1977 yılı) vardı. Bu sokağı buldum ve Yemen seyahatini gerçekleştirdiğim 2007 yılında fotoğrafladım. Tam tamına 30 yıl sonra. Ağaçlar büyümüş. Döndüğümde fotoğrafı çerçeveletip Fikret Otyam’a götürdüm. Ve böylece aramızda başlayan arkadaşlık Fikret Otyam’ın hakka yürüyüşüne kadar sürdü. Rahmetle ve sevgiyle, ışığı bol olsun.

Kaynaklar:
• Adı Yemendir. Fikret Otyam
• Osmanlının son vilayeti Yemen. (13 ncü Türk tarih kongresi) Metin Ayışığı
• Türkler mezarlığı. Mustafa Balbay

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Okyar Atilla
Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
11 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geribildirimler
Bütün yorumları göster
Neslihan

Günaydın.
Yine çok güzel fotoğraflar ve sizi sanki oralardaymış gibi hissettiren bir yazı.
Teşekkür ederim bu sabah da iyi geldi.
Sırada ne var?

Sebahattin Demir

Tebrikler Okyar.
Ben de Neslihan hanım gibi merak ettim: “Sahi, sırada ne var?”
Sevgiler

Sebahattin Demir

Hadi dönelim. Ben hazırım.

Öner BÜYÜKYILDIZ

Bir çırpıda okuyuverdim, bitti. artık “devamı ne zaman” değil, “yenisi ne zaman” diye soracağız.
Elinize yüreğinize sağlık Okyar bey, bizi taa oralara götürdünüz. Sayenizde yeni deneyimler edindik.
Bu arada ilk fotoğrafınız çok hoş, Hani otelin önündeki. Al-Fakhama’nın sahibi gibi çıkmışsınız 🙂
Selam ve saygılarımla.

Öner BÜYÜKYILDIZ

Amin.

Osman Zihni ERENLER

Fevkalade bir “gezi” oldu benim için makaleniz. Artık Yemen’e gitmeme gerek bile kalmadı. 🙂 Başka makalelerinizi de lütfederseniz eğer, sabırsızlıkla bekliyoruz. Saygılarımla.

Osman Zihni ERENLER

Yok Hocam, zaten bu kabil ülkelere gitmek için kırk kere düşünüyorum. Fas’ta bile fotoğraf açısından rahatsız edildim. İtiraz edince ırkçılıkla, faşistlikle suçlanıverdim. “Bu cümlem, beni rahatsız edenlerle sınırlıdır” Aşağılık kompleksleri tazahür etti galiba. Ama şimdi sizin Yemen makalenizi okuyunca ve fotoğrafları görünce gitmiş kadar oldum. Artık listeden orayı çıkartabilirim. Sayenizde tabii ki. Selam ve saygılarımı sunuyorum.

POPÜLER İÇERİKLER

“En keskini benimki olmalı” sendromu ve Palomino Adaları

Fotoğraf konusunda ortalıkta onlarca hurafe dolaşıyor. Bu ifadelerin bir kısmı doğru ama genel olarak yanlış. Yeni kullanıcılar da bu "bilgileri" okuyor, okumakla kalmıyor bir de etrafa uzman edasıyla yayıyorlar.

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.

11
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x