Ana SayfaBLOGÖzcan Çeltikli Anısına...

Özcan Çeltikli Anısına…

-

“Güzel insanlar kasabalara ara sıra uğrarlar, büyük şehirlerde ise sessizce kaybolurlar”

demişti bir arkadaş. O güzel insan, kasabanın sokak fotoğrafçısı, “Sokaklarının çocuğu”ydu, Lüleburgaz’ın “girilmez” denen Roman sokaklarının bile. Düşlediği dünyayı, yaşamıyla adım adım özetledi kentin sokaklarında.

Romanların “En kral adamı”ydı. Köylerde, bisiklet yollarında, Kırkpınar’ın davullarında, ‘Hıdrellez’in alımlı kızlarında’, Kakava’nın ‘Çingene Zamanın’da, Pavli’nin Pomakları’nda, Edirne’nin bandosunda, Trakya Oda Orkestrası’nda, Kırklareli’nin ince sazında, Burgaz’ın zurnacı Ahmet’inde hep karşılaşırsınız onunla.

Hiç değişmeden geliştirdi kendini. Remarque ile insanları sevdi, Poe ile bir bardak çayı. Bach ile klasikten, Garbarek ile cazdan, Karaindrou ile ‘komşu’dan, Erkan Oğur, Neşet Ertaş, Pentagram, Nazım ve Şükrü Erbaş ile ne kadar da bizdendi. Boyun eğmeden zamandaki yolculuğunda karşılık buldu.

Cemal Süreya’nın, “hüzünlü şarkılar kadar hüzünlü” adam, “bütün çocukların kırmızı elmalar gibi gülüşündeki” sevinçli çocuk, Roman’ın kahkaha dolu anlarında Roman’dı…

“Gözlerini bir kente bağışlayarak” aramızdan ayrıldı. Onu tanıyan her insanda güzel ve sıcak anılar, derin izler bırakarak. Onu tanıyan her insanda güzel ve sıcak anılar, derin izler bırakarak…

Sevgili Özcan’ı, aramızdan ayrılışının 3. yılında, Eleni Karaindrou’nun Vals’ini dinlerken, O’nu bir kez daha düşünelim…

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde belge olarak kabul görmüştür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte işler karışmış, fotoğraf ve gerçeklik arasındaki ilişki sorgulanır hale gelmiştir. Artık bugün bu ilişki tamamen kurgulanabilir düzeydedir.

Ali Durmaz’ın “ENSTRÜMANTAL” i

Kıymetli fotografçı dostumuz Ali Durmaz, Şubat 2026’da Ankara’da Fotokolektif Sanat Galerisi’nde son derece şık bir sergiyle, deyim yerindeyse renk-ahenk bir çalışmayla fotograf ortamında varlık inşa ettiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.

Kumun fotoğrafçası

Bir Patara var: Uçsuz bucaksız kumsalıyla nefis bir Akdeniz plajı. Yaz aylarında herkesin masmavi sularında serinlediği, kıyısında kumların tepeler oluşturduğu uzun sahil. Eskiden, filmlerdeki çöl sahneleri burada çekilirmiş.

Çınar Fotoğrafhanesi

O yıllarda fotoğraf çektirmek zahmetli işti ama, fotoğraf çekmek de hiç kolay değildi. Dünya daha dijitalleşmemişti, fotoğraf da kimyasaldı. Şimdi cep telefonunun minik merceğine bakıyorum, bir de çevirip ekranına bakıyorum, ışık o mercekten girip bu ekranda şıp diye fotoğraf oluveriyor. Koskoca süreç bu ikisi arasında kotarılıveriyor.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

4 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ

Allah rahmet etsin…

Okyar Atilla
Editör / Yazar

Vahit ile tanışmama vesiledir. Hayatta değilken bile insanların bağ kurmasına sebep olduğunu söylemem yanlış olmaz. Özcan için daha önce bir yazıyı Vahit kaleme almıştı. Yine Vahit’in çabasıyla Pavli’de açılan sergiye iki fotoğrafımla katılmıştım. Yani Özcan ile karma sergi bile açmıştık.

Yaşar Kemal ile noktayı koyayım: O iyi insanlar güzel atlara binip çekip gittiler.

Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun…

ismail gunduz
ismail gunduz
Makale Puanlama :
     

Allah rahmet eylesin. Güzel insandı..

Ahmet Güdücüoğlu
Ahmet Güdücüoğlu
Makale Puanlama :
     

Vahit Arkadaşım Özcan’ı çok güzel anlatmışsın.O fotoğrafa kimlik kazandıran bir savaşcıydı.Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Bu makaleyi paylaş

Vahit Akça
Vahit Akça
1960 Aksaray doğumlu. İlk, orta ve lise’yi Lüleburgaz’da okudu. 1974-1979 İlk çizgi ve fotoğraf denemeleri. Lüleburgaz. 1988 Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Bölümü'nü bitirdi. İlk karikatürleri 90’lı yılların başında İstanbul'da Sokak Dergisi’nde kısa bir süre yayınlandı. 1994'ten 2009'a Lüleburgaz Görünüm gazetesinde karikatürleri yayınlandı. 2003-2009 Evrensel Gazetesi’nde karikatürleri yayınlandı. 2008'den 2014’e dek Çağımızda Hukuk ve Toplum dergisinde hukuk makalelerine karikatürler çizdi. Bazı yerel mizah dergilerinde karikatürleri ve ayrıca karikatür ve mizah sitelerinde siyaset, bilim, sanat, edebiyat, hukuk, çevre, su ve futbol konularında karikatür destekli tefrikalar ve yazıları yayınlandı. Periyodik olmayan sürelerde yeni e Dergisi’nde çizimleri yayımlanıyor. Hukuk, Çevre, İşsizlik, Siyaset, Portreler ve Futbol başlıkları altında karikatür albümleri hazırlıyor. 2010 yılında reklam sektöründen emekli oldu. Halen, yayın grafiğiyle uğraşıyor. İllustrasyon ve kaligrafiye yönelik çalışmaların yanı sıra bir yayınevi için Uygarlık Tarihi ve Antik Kentler üzerine kitap kapakları ve kitap tasarımı yapıyor. Akça’nın, Pavli Panayırı yazısı 2000’li yılların başında Evrensel Kültür Dergisi’nde Özcan Çeltikli’nin fotoğraflarıyla birlikte yayınlandı. Yine aynı dönemde Pavli Panayırı başlıklı yazı, kendi fotoğraflarıyla Cumhuriyet Dergi’de yayımlandı. Fotoğraflarını; Trakya projeleri (Trakya Panayırları, Kakava, Hıdrellez, Kırkpınar, Pomaklar ve Çingeneler adı altındaki albüm çalışmaları için ve Trakya Çevre (Ergene, Taşocağı İşletmeleri, Nükleer ve Termik Santraller), İğneada Longozları ve Dupnisa Mağarası tanıtımları için bir çevre kuruluşu ile birlikte başlayacak projelerin hazırlığı için arşivliyor. Bu çalışmalarından biri 2021 yılı ortalarında “Pavli” adıyla oluşturacağı bir Gezi Fotoğraf Kitabı... 2015’den bu yana 500px’de fotoğraflarını paylaşıyor. Fotoğrafları daha çok insan odaklıdır. Vahit Akça evli ve bir çocuk babasıdır.

MANŞET

POPÜLER İÇERİKLER