Daha

    Animal Photojournalism

    -

    25 Ocak 2021 Pazartesi akşamı saat 20:00'de Arthenos Zoom kanalında, moderatörlüğünü Doç. A. Beyhan Özdemir'in yaptığı çok keyifli bir çevrimiçi sunum ve söyleşi gerçekleştirdik. Birbirinden değerli katılımcıların katkıları da bu etkinliğimize ayrı bir değer kattı.

    Hayvan Hakları konusunda söyleyecek ve yapılması gereken çok şeyler olduğu konusunda tüm katılımcıların hemfikir olması ayrıca mutlu etti. Umarız siz de izlemekten ve okumaktan büyük zevk alırsınız.

    Uzun yıllardır sokak köpekleri ile ilgilenirim ancak bundan yaklaşık iki yıl önce onlarla olan ilişkimi farklı bir boyuta getiren bir olay oldu; onları fotoğraflamaya başladım. Fotoğrafın sokak köpekleri ile olan ilişkime dahil olmasıyla birlikte hem onlarla olan ilişkim derinleşti hem de fotoğrafla olan ilişkim anlam kazandı. Bu sayede yıllardır fotoğrafla kurduğum inişli çıkışlı ve çatışmalı ilişki biraz olsun sakin sulara kavuştu.

    Bu sürecin başlangıcında özellikle Sıhke Gölü çevresinde gördüklerim çok etkili oldu. O dönem civarda hayvan pazarı ve kasapların yasa dışı hayvan kesimi yaptıkları bir alan vardı. İlk gittiğimde arabanın kapısını açar açmaz duyduğum koku, tokat yemiş etkisi yaratmıştı bende. Hayvanlar kesiliyor, işe yarar parçaları alınıyor ve geri kalan kısımlar oraya buraya atılıyordu. Civarda belki yüzün üzerinde köpek dolanıyor, kimi hayvan parçalarından bir parça alıp kaçıyor,  kimi sotede bekliyor ya da aranıyordu, arada bir ise bir parça et için kıyamet kopuyordu. Ayrıca civarda çok sayıda yavru ve yetişkin ölü köpek vardı. Kesilen hayvanların kanından ıslanmış, kapkara kaygan balçığın üstünde bir süre fotoğraf çektim. O an aklıma büyük çatışmaları görüntülemiş savaş fotoğrafçıları geldi, onlar da bu kokuyu almış, bu balçığa basmışlardı büyük olasılık. Fotoğraflarımın bu durumu değiştirip değiştiremeyeceğini sorguladım.

    Yıllardır onunla kurduğum çatışmalı ilişkinin nedeni fotoğrafın benim için bir inanç meselesi olmasıydı. Bu yoldan giden birçok insan gibi fotoğraf vasıtasıyla birtakım sorunların çözümüne katkı sağlayacağımı düşünmüş ve genç yaşlarımda fotoğrafa yüklediğim bu anlam benim hayatımı anlamlandırma sürecime de katkı sağlamıştı. Yıllar geçip çocukların ölü bedenlerinin en estetik (!) ve en vurucu fotoğraflarının bile bir işe yaramadığını görmek fotoğrafla ilişkimin çatışmalı doğasını oluşturmuştu. Başka bir aracım olmadığından ya da fotoğrafla olan ilişkimi mevcut şekilde kabullenmiş olduğumdan köpeklerimi de anlatabilmek için yine fotoğrafı seçtim. Böylelikle yıllar sonra ilk fotoğraf projemi yapmaya, yanılmıyorsam Alex Webb’in söylediği gibi kameralı bir Sisifos olarak sokak köpeklerinin yaşam koşullarını düzeltmek amacıyla bu çalışmaya başladım.

    Sokak köpeklerini besliyor, onların sağlık ve barınma problemlerini çözmeye çalışıyor, aynı zamanda fotoğraf çekerek seslerini duyurmaya ve onları görünür kılmaya uğraşıyorum. Bunu gerçekleştirirken fotoğraflarımla onları birer otomat ya da korku objesi olarak değil, insan yaşamının içine sıkışıp kalmış, acı çeken, haz duyan ve her biri ayrı birer kişiliğe sahip canlılar olarak temsil etmeye çalışıyorum. Ayrıca, yalnızca fotoğraf çekerek ve yayınlayarak değil fotoğraflarımın hizmet etmesini istediğim, yaşadığım şehirdeki sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi düşüncesini gerçekleştirmek adına yerel yönetimlerle bağlantı kuruyor ve onların bu konudaki problemleri önemseyerek çözüm konusunda adım atmalarını sağlamaya çalışıyorum.

    Bu açıdan çalışmamın toplumsal bir sorunun ortaya konması ve dahası çözümü için farklı boyutlarda çaba gösterilmesi noktasında, “Toplumsal Belgeci” geleneğe dahil edilebileceğini düşünüyorum. Diğer taraftan, son yıllarda gıda, eğlence, sağlık gibi hayvanların ticari olarak yoğun bir şekilde kullanıldığı sektörlerde hayvanların yaşadığı eziyetleri ortaya koymak adına ortaya çıkmış olan, “Animal Photojournalism” birçok noktada çalışmamın dahil edilebileceği bir janr olabilir diye düşünüyorum.

    Bu çalışmamın bir bölümünü aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

    Savaş Onur Şen

    Özgeçmiş:

    Savaş Onur Şen - Animal Photojournalism
    Savaş Onur ŞEN

    1978 yılında Eskişehir’de doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini sürdürdüğü sırada, 1999-2000 yılları arasında, Star Gazetesi Ankara Bürosu’nda foto muhabiri olarak görev aldı. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Anasanat Dalı’nda yüksek lisans eğitimini, Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı’nda ise doktorasını tamamladı. Halen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Temel Eğitim Bölümü’nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

    Savaş Onur Şen akademik çalışmalarının yanı sıra belgesel fotoğraf ve foto muhabirliğine ilişkin üretimlerini sürdürmekte ve eserlerini Depo Photos çatısı altında paylaşmaktadır. Şen yaşadığı şehirdeki sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirme, onların beslenme, barınma ve sağlık sorunlarına çözüm arama konusunda aktif olarak çaba sarf etmektedir. Bu doğrultuda fotoğraf çalışmalarını da hayvan hakları ve özelde sokak hayvanları konusuna yoğunlaştıran Şen, fotoğraflarıyla sokak hayvanlarını görünür kılmayı ve hayvan hakları konusunda atılması gereken adımlara dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.

    Aşağıda, bu çalışmalarından küçük bir kesiti slayt-video şeklinde izleyebilirsiniz:

    E-POSTA ABONELİĞİ

    Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

    Abone ol
    Bana bildir
    guest
    1 Yorum
    Beğenilenler
    En yeniler Eskiler
    Satır içi geribildirimler
    Bütün yorumları göster
    Öner BÜYÜKYILDIZ
    Öner BÜYÜKYILDIZ
    4 ay önce
    Makale Değerlendirme :
         

    Savaş Onur bey, öncelikle duyarlılığınız ve çabalarınız için çok teşekkür ederim. Çok zor bir işe kalkışmışsınız. Yerel yönetimler bırakın bu konuda destek olmayı köstek oluyorlar malesef. Bu konuda bu güne kadar herhangi bir yerel yönetim yada yetkili makam ile görüşüp de çözüm bulabilmişliğim yoktur. Hayvan hakları ile ilgili yasaları çıkartamadığımız, onlarında yaşam hakkına sahip canlar olduğunu kabul etmediğimiz sürece bu ayıp bize yeter.
    Çalışmalarınızın devamını ve başarılar dilerim.

    Selam ve saygılarımla.

    MANŞET

    POPÜLER İÇERİKLER

    1
    0
    Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
    ()
    x