Hayat kavgasına bir taksici olarak atılan Şevket Şahintaş, herkesin uyuduğu gecelerde uzun yıllar taksi şoförlüğü yapar. Taksici Şevket’in işinin ağırlığı fotoğrafla tanışmasıyla hafifler ve ‘taksiciden fotoğrafçı’ olunabileceğini gösterir. Şevket Şahintaş ‘Beyoğlu’nun arka sokaklarının’ ya da ‘underground’ dünyanın belgesel fotoğraf sanatçısı olarak sergiler açar, söyleşiler yapar. Şevket’in fotoğrafları ‘ötekilerin fotoğrafları’ olarak hafızalara kazınır.
Ufuk Kıray ise, pazarlama ve işletme okumuş diplomasını cebine koymuş ama boynuna fotoğraf makinesini asarak baba mesleği olan fotoğrafçılığı tercih etmiş. ‘Hayatı sorgulama’ aracına dönüştürerek ‘’Toplumsal meseleler üzerine eleştirel fotoğraflar’’ yapmaya başlamış. Ufuk Kıray ‘Fikrin fotoğraflarını yapıyor’; kolaj, montaj, kurgu ile fotoğraflarını biçimlendiriyor.
Şevket Şahintaş ve Ufuk Kıray’la Arthenos Zoom Buluşmalarında ‘’Öteki Sokağın Çocukları’’ üzerine söyleştik.

