Dinleniyor muyuz?

1949'dan bugünleri gören büyük usta: George Orwell.

"Dinleme" gerçek bir eylem mi bir efsane mi?

-

Dinleniyor muyuz? “Kanepeye uzandınız mı?” değil de, birileri bizi izliyor mu anlamında… Birinin sizi dinlemesi.

Distopya sözcüğünün Türkçe karşılığını bulamadım. Açıklaması şu: Tamamen değişmiş, belki bir şekilde yıkılmış bir dünyada, büyük acıların ve eşitsizliklerin olduğu ve genel olarak totaliter yönetimlerce yönetilen ülke, toplum veya durum. Bu “hayali dünya” bize tanıdık gelebilecek bazı ülkeleri hatırlatsa da çoğunlukla ciddi bir dünya savaşından sonra yeniden kurulan dünya düzeninden bahseder. Distopik bazı filmler: Mad Max film serisi, Zaman Makinesi (H. G. Wells), İnsanlığın Çocukları (Children of Men – P.D. James), 12 Maymun, Babylon AD, Robocop, Blade Runner (Bıçak koşucusu??? Türkçesi ne bunun? – 1982), Metropolis (1927 yapımı), Gerçeğe Çağrı (Total Recall), Equilibrium (2002 – Bu film nedense çok meşhur olmadı ama bence herkesin seyretmesi gereken güzel bir film).

Dikkat ederseniz Yıldız Savaşları, Uzay Yolu demedim. Yukarıda listesini verdiğim filmleri izlediyseniz veya kitapları okuduysanız aradaki farkı hemen anlayacaksınız.

Distopik hikayelerin belki de en meşhuru George Orwell’in 1984 isimli romanı. Romanın adı 1984 ama Orwell kitabı 1949’da yazmış. İnanılmaz bir kitap bence. İçindeki Büyük Abi (Big Brother), parti, farklı görevler yüklenmiş bakanlıklar ve yapılanlar gerçekten de bugünlere ışık tutuyor. 2009’da bu kitapla ilgili şöyle bir özet yazmışım. İşi gücü bırakın, bu kitabı alın ve okuyun.

Dinleme
1949’dan bugüne tutulan ışık…


Dinleme: Paranoya mı gerçek mi?

Gizli servisler, Microsoft, Apple, Google, Facebook derken Covid salgınının başından beri bazı firmalar çalışanlarının bilgisayarlarını takip etmek için satın aldıkları yazılım sayısı katlanarak artmış. Yani işvereniniz bilgisayarınızda yaptıklarınızı takip ediyor olabilir.

Bu zaten birçok büyük firmada yıllardır olan bir durum. Özellikle çok uluslu bir firmada çalışıyorsanız firmanın size verdiği bilgisayarlarda ve hatta belki telefon/tabletlerde bir izleme yazılımı vardır. Bu yazılımlar türlü türlü. Sadece internet aktivitesini kontrol edenden kullanılan programları kontrol edene, epostaları ve belgeleri okuyandan kameraları hareket algılayıcısı gibi kullanan ve mikrofonu dinleyen sistemler gibi envai çeşit “takip” sistemi mevcut.

İnternette basit bir aramayla bununla ilgili onlarca makale ve habere rastlayacaksınız. “bosses spying on employees” aramasından başlayın mesela…

Örneğin 2017’de banka ve yatırım devi Barclays’in Londra’daki ana ofisinde masaların altında algılayıcılar bulunmuştu. Bu algılayıcılar ısı ve harekete duyarlıydı ve çalışanların ofislerinde ne kadar oturduğunu kaydediyordu. Barclays “Ofis kullanımını analiz edip optimum ofis miktarını belirlemek için kullanıyoruz” dese de bunu kimse yemedi (aslında amaçlardan biri de ofis kullanımıdır ama bu tek amaç olamaz). Benzer şekilde, PWC’nin firma bilgisayarlarında bir yüz tanıma sistemi olduğu ve kullanıcıların ne kadar bilgisayar başında oturduğunu raporladığı da ortaya çıktı. Şu anda bunlar bu şekilde devam ediyor mu bilmem ama bu tip takip sistemlerinin genel olarak telefon ve tabletlere kaydığı kesin (bilgisayarlarda hala var tabi).

Doğal olarak bu tip sistemler büyük oranda Çin ve Amerika kaynaklı. Amerika’daki “vahşi” kapitalizm para kazanabilmek için sınır tanımıyor. 2017’da bir firma çalışanlarının vücuduna bir çip takmak istemişti ve bunun amacını da “Çalışanlar binaya giriş-çıkışta kart okutmak zorunda kalmayacaklar” şeklinde açıklamıştı. Hassss…..

Dinleme
Patronunuz şu anda bunu yapıyor olabilir (tuğla duvar sizin evin duvarı)

İnsan haklarının ve demokrasinin en zirvede olduğu ülkelerden Norveç’te bile bazı firmalar böyle yazılımları kullanıyorlar ama henüz bu yazılımların kapsamları Amerikan firmalarınınki kadar geniş değil.

Telefondan dinleme

2018’da İstanbul’daki Suudi Arabistan elçiliğine giren gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü hatırlarsınız. O olayda etrafa cinayetin ses kayıtları çıkmıştı. Yani elçiliğin içinden bir şekilde ses kayıtları sızdı. Bazıları bunların katillerin telefonlarından alındığını iddia ettiler.

Telefonların sürekli dinleme yaptığı artık ayyuka çıktı. Hemen her gün böyle bir haber okuyorum. Örneğin bir İsrail firmasının IPhone telefonları bir şekilde kırdığı, şifreli bilgiler, kamera ve mikrofon dahil herşeye erişim sağladığı haber olmuştu. Bu sadece tek bir özel firma. Bunun gibi binlercesi bu konuda çalışıyor, hatta Apple ve Google zaman zaman reklam firmalarıyla ne şekilde çalıştıklarını açıklıyorlar ve görüyorsunuz ki bu açıklamaları derinlemesine okursanız korkmamak elde değil. Hatta öyle ki Facebook’un çerezleri (cookie) siteden çıksanız bile hangi sitede ne yaptığınızı kontrol edip raporluyor.

“İş Dünyası” diye ortaya çıkan LinkedIn’in telefon/tablet programının kullanıcının birçok verisini, program aktif olmasa bile, ana firmaya aktardığı ortaya çıkmıştı. Facebook’un programını Android’e kurarken o kadar çok hak istiyor ki bazen telefon üzerinde benden bile daha çok hakkı olduğunu düşünüyorum (ki uzun süre önce bunu ve Facebook Messenger’i kaldırdım). Apple tarafındaki durum da çok parlak değil.

Dinleme
Şşşşşt, n’apıyon bakiim?

Arada anlatıyorum ama gene bahsedeyim: Arkadaki ufak bahçemize bir çardak yaptırayım diye düşünüyordum, sonra çardak değil de bahçeyi tamamen camla kapatıp ekstra oda gibi bir şey mi yapsak dedik (Türk, ya balkonu ya bahçeyi kapatır 🙂 ). Bu konuyu eşimle 2 gece konuştuk sadece, ikimiz de hiçbir internet araması yapmadık. Sadece konuştuk. Ertesi gün ikimiz de girdiğimiz sitelerde çardak ve ekstra oda malzemesi reklamları gördük!!! İnanılmaz. Resmen telefonlarımız (biri Apple diğeri Samsung) bizim konuşmalarımızı dinledi, analiz etti ve anladığı konularla ilgili firmalardan reklamları alıp bizim gözümüze soktu. Bundan sonra 2 defa deneme yaptım ve hiç almak istemediğim bir araba ve gitar modeliyle ilgili telefonun yanında defalarca konuştum. Bunu 3’er gün yaptım ve sonunda bunların reklamlarını Facebook gibi sitelerde görmeye başladım. Aha!

Teeeee 10 sene önceydi, eski çalıştığım bir firmanın merkezinde önemli toplantılara telefon sokmak yasaktı, telefonlar dışarıda bırakılıyordu. “Bu kadar da olmaz” diyordum ama sonradan hak verdim adamlara.

Yakalanana kadar kral, yakalanınca “yaa bi daha yapmıycam yaa, valla bak”

Akıllı cihazlar, bilgisayarlar

Birkaç sene önce IBM dizüstü bilgisayar kısmını Çin firmasına sattıktan sonra Lenovo dizüstü bilgisayarlarda bir yazılımın kullanıcının haberi olmadan birçok bilgiyi değişik sunuculara aktardığı ortaya çıkmıştı, Lenovo da bunu kabul edip “Artık daha dikkatli oluyoruz” demişti ve hatta Amerika’da bazı modellerin kullanıcılarına para cezası ödemişti. Arama motorlarında “Lenovo Superfish” diye aratırsanız detayları görürsünüz.

Amazon’dan aldığınız malların size gelirken nerelere uğradığını gün gün görebiliyorsunuz. Gene 2-3 sene önceydi galiba, Amazon’dan alınan bazı dizüstü bilgisayarların dağıtım sırasında 1-2 gün bir merkezde takılı kaldığını okumuştum. Bu 1-2 gün içinde bilgisayarlara ek bir yonga takılıp takip edildiği yazıyordu o yazıda. O gün “hadi lan o kadar da değil” demiştim ama artık “hadi lan” diyemiyorum.

Bazı internet sitelerine girerken karşınıza “Bizi okumak istiyorsanız şu çerezleri kabul etmeniz gerekli” gibi bir ekran çıkıyor. Bazı sitelerde “İstemiyorum” diyebiliyorsunuz ama Wired.co.uk gibi sitelerde bazı çerezleri kabul etmeniz mecburi ki bunlar arasında reklam çerezleri de var. Yani yemek istemesen bile sana çerez veriyorlar.

Detaylara girip bakarsanız sizden toplanan bilginin 200’den fazla firmaya gönderildiğini göreceksiniz. 5-10 anlarım da 200+ firma???

Google ve Amazon’un “akıllı” ev yardımcısı cihazlarının kullanıcıları dinlediği ve bu bilgileri kullanıcının izni olmadan biryerlere aktardığı defalarca ortaya çıktı. Bu bağlantısını verdiğim olayda deneyi yapan çocuk Google’a şikayet epostasını yazdıktan 10 dakika sonra Google geri dönüş yapıyor ve “Bazı aletlerde sorun olduğunu gördük, hemen düzeltiyoruz” falan diyor. Yersen… Herhangi bir arama motorunda “Google spying on you” aratırsanız önünüze binlerce sonuç çıkıyor. Akıllı televizyonların bile bunu yaptığı ortaya çıkmıştı. Huawei’nin kullanıcılarının bilgilerini düzenli olarak Çin’de farklı sunuculara gönderdiğini de bazı siteler gösterdi. Bunu yapmayan yok gibi bir şey.

Dinleme
Küçük casus…

Geçen sene Google, Youtube aracılığıyla çocukların izleme alışkanlıklarını takip ettiğini ve bunları oyuncak firmalarına sattığını kabul etti ve davanın kapanması için ceza ödedi.

Evimizde bir güvenlik firmasının alarm seti var. Hırsız alarmının yanında yangın alarmı da merkeze bağlı, böylece biz evde yokken yangın çıkarsa firma itfaiyeyi arayabiliyor. Yalnız mesele şu: Bir gün eşim fırında ekmeği yaktı, doğal olarak fırından aşırı duman çıktı ve yangın alarmı çalıştı. Biz pencereleri açmaya çalışırken evin içinde “Merhaba, iyi misiniz?” diye birşey duyduk! N’oluyo lan, kim bu? 10 saniye şaşkın tavuk gibi gezdikten sonra anladım ki ses yangın alarmından geliyor! Alarm firmasından bir görevli bizimle konuşmaya çalışıyordu! “Yok birşey, ekmek yaktık” dedik, alarmı da kapattık ve sorun kalmadı. Yani evin içinde bir mikrofon var ve o mikrofon güvenlik firmasının merkezine ses iletiyor. Firma “Biz o mikrofonu normalde açamıyoruz, sadece alarm çalarsa çalışıyor” dese de… Norveç’te inanıyoruz bir şekilde ama gene de kafada çılgın sorular…

Şu anda sanıyorum ki bu “bilgi toplayıp satma” işine en fazla direnen bölge Avrupa. Avrupa Birliği’nin kişisel bilgileri koruma kanunları diğer kıtalara göre daha katı ama gene de bana göre bunlar olması gerekenin onda biri.

Geçen bu paylaşımı gördüm, polisin arkasında yazıyı görünce “aa Norveç lan bu” dedim 🙂 Polisin havuç taşıdığı ülkelerde doğal olarak patronlar da sizi daha az takip ediyor.

Çin’deki insanları puanlama sistemi (社会信用体系 – shèhuì xìnyòng tǐxì)

Black Mirror serisinin “Nosedive” bölümünün hayata geçmiş hali.. Aslında Çin’in Netflix’ten “konuyu bizden çaldınız” diyerek telif parası istemesi lazım…

Çin, bir süredir kendi insanlarını puanlamaya başladı. Bu sistem 2014 gibi duyuruldu, 2020’de veya en geç 2021’de tüm Çin’de hayata geçecek (en azından planlar öyle).

Çin’de, batıda uzun süredir kullanılan “credit check” sistemini çoooook daha ileriye taşıyıp gündelik davranışlarınıza da puan veriyorlar. Trafik cezasını ödemezseniz, kredi borcunuzu çok erteler veya ödemezseniz, bisikletinizi yanlış yere park ederseniz, sonraki sene puanınız çok düşük olduğundan hızlı trene veya uçağa bilet alamıyor, hatta otellerde kalamıyorsunuz. Bundan çok daha beter sonuçları da var, mesela böyle kara listeye girmiş birini ararsanız aramadan önce hatta otomatik bir mesaj geliyor ve size “Aradığınız kişi kara listededir, lütfen borçlarını ödemesini hatırlatın” diyor. Kara listedeyseniz ve Pekin’de bazı bölgelere girerseniz otomatik yüz tanıma sistemi yüzünüzü tanıyıp çevredeki dev ekrana yansıtıyormuş 🙂 Şaka gibi!!!

Dinleme
Büyük hali için üzerine tıklayın. Yazılar ne yazık ki İngilizce ama 3-5 kelimeyi çevirip görsele bakarsanız sistemin ne olduğu belli oluyor. Elbette bu buzdağını görünen kısmı.

Sistem 2020 Ağustos itibariyle hala deneme aşamasında. Çin Devleti’nin nihai hedefi her eve her odaya kamera koyup gündelik davranışları da puanlamak ama şimdilik amaçlarını “Devletimizin ve ülkemizin refahı ve bilmemneyi için” diye anlatıyorlar. Bu “not” sitesine gidip herhangi birinin kimlik numarasını girip sosyal puanlamasını görebiliyorsunuz.

2020 sonunda Çin’de 500 milyonun üzerinde güvenlik kamerası olacağı söyleniyor ve devlet tüm bu kameralara erişebiliyor. 2017’de Çin BBC’ye bir şov yapıp bir BBC görevlisini 7 dakikada sadece kameralardan bulmuştu (2017’de Çin’de “sadece” 170 milyon güvenlik kamerası vardı). Yüz tanıma sistemler o kadar gelişti ki…

İlk bakışta “Ne güzel, yerlere tükürüp çöp atanların puanı düşük olacak” diye düşünebilirsiniz ama Çin ve adını vermeyeceğim bir ülke gibi yerlerde hükümetteki partiye yakın olanlar her zaman avantajlı. Yani puanınız sırf iktidar partisine oy vermediniz diye düşebilir. Fişlemenin teknolojik versiyonu. Yani çok çok tehlikeli bir sistem bu.

Diğer yandan, firmalar için uygulanmasında sakınca görmüyorum. Vergisini düzgün ödeyen, ahlaksızlık yapmayan firmalara devlet hizmetlerinde öncelik verilmesi iyi birşey. Her öncelik milletin bilmemneresine bilmemne yapanlara verilmemeli sanki, haksız mıyım?

Çözüm?

Açıkçası bu konuda benden daha iyi çözüm önerecek birçok insan var, bu yüzden kendi aramanızı kendiniz yaparsanız daha iyi. Ayrıca bilgisayar/telefon/tabletinizde firmanızın özel bir yazılımı varsa buna özel çözümler de gerekebilir. Çok çok çok genel önerilerim:

  • Gerekli değilse telefon/tablet/bilgisayarınızdaki mikrofonu kapatabilirsiniz.
  • Kameraların üzerine bant çekebilirsiniz. Bazı yeni dizüztü bilgisayarlarda kamera bir mekanizmayla fiziksel olarak kapanabiliyor.
  • Özel zamanlarınızda bu cihazları (akıllı saat dahil) odanın dışında bırakabilirsiniz.
  • Son güncellemeleri mutlaka yapmanız lazım.
  • Cihazda varsa “gizlilik – privacy” ayarlarını gezin ve size saçma gelen ayarları değiştirin.
  • Telefon/tablette kurulu programların izinlerine bakın. Android’in yeni sürümlerinde her programa verilen izinler gösteriliyor ve bu izinleri değiştirmenize izin veriliyor. Örneğin tarayıcıların kamera ve mikrofona gerçekten ihtiyacı var mı? Ses düzenleme programı neden her zaman GPS verilerine erişim istiyor? Son kurduğunuz oyunun neden kameraya erişimi var?
  • Telefonunuzdaki veri kullanımına bakın. Gene Android’de bu seçenek var, tahminen IOS’ta da vardır. Geri planda veri transferi yapan programlara bakın ve bunu engelleyin.
  • Pil kullanımına bakın. Eğer normalin üzerinde pil kullanan bir yazılım varsa bunu internette araştırın. Ben mümkünse “sadece açtığım zaman çalışmasına izin ver” ayarını seçiyorum, yani arka planda pek programın çalışmasını istemiyorum.
  • Ev veya işyeri dışında WiFi bağlanısı yapacaksanız mutlaka VPN kullanın veya VPN destekli bir tarayıcı bakın. Opera ve Opera Mini’de dahili VPN var mesela (gerçi Opera’yı da Çinliler aldı 🙂 ).
  • Firefox, Brave, DuckDuckGo gibi bir tarayıcı kullanmayı deneyin. Bunların güvenlik ayarları Chrome ve Safari’ye göre daha iyi. Hele bilgisayarınızda artık Internet Explorer kullanmayın.
  • Google hesabınız varsa “gizlilik” ayarlarına girin ve “artık beni takip etme” ayarlarını seçin. Mesela haritada bulunduğunuz yerleri takip etmesini engelleyebilirsiniz (gerçi bu durumda Google gerçekten yerinizi takip etmeyi bırakıyor mu emin değilim). Bu sitede Google’a “beni takip etme” diyebileceğiniz ayarlar var. Bağlantı çalışmıyorsa Google’da “Web ve Uygulama Etkinliğinizi görme ve kontrol etme” aratın.
  • Artık birçok uygulamada iki kademeli giriş sistemi var. Bu sistemde şifrenizi girmeniz yetmiyor, ek olarak telefonunuza ya da eposta adresinize de bir şifre geliyor. Buna destek veren her uygulamada bu seçeneği kullanın bence, böylece şifreniz çalınsa bile çalan kişi telefonunuza gelen şifreyi göremeyeceğinden hesabınıza giremez. Gerçi artık telefon kartlarını da kopyalıyorlar…
  • Sosyal ortamlarda kimlik, ehliyet, sınav sonuç kağıdı, banka kartı gibi şeyler paylaşmayın. Bunları yapanlar hala var ne yazık ki…

Sonuç

Yani diyorum ki: Firmanın bilgisayarından açık saçık sitelere girmeyin ki bilgi işlemdekiler hakkınızda “Mehmet Abi bugün uzak doğulu fantezisi takılıyor, dün daha çok sarışınlara bakıyordu” gibi muhabbet etmesinler.

Amerika’daki bir araştırmaya göre bilgisayar, telefon ve tabletlerinin izlendiğinden en çok 35 yaş ve üzeri grup rahatsız oluyormuş. 35 yaş altındakiler genel olarak “amaaan, nasıl olsa izleniyoruz” diyerek pek rahatsız olmuyormuş. Enteresan. Biri Bizi Düdüklüyor, Survivor, Tik Tok, gelin-kaynana yemek yapıyor gibi gerizekalı programlara ilgiden olsa gerek ama hala bu programlara tepki gösteren gençlerin olması da umudumu bir miktar arttırıyor.

Birinin sizi dinlemesi veya izlemesi bence ciddi bir konu. Alexa, Bixby, Ring, Nest, Android, IOS, artık ne varsa hepsinin kafasında reklamlardan para kazanmak var. Bir şekilde sizi izlemek istiyorlar. Philips Hue aydınlatma sisteminden bile korkmaya başladım ki ampulden korkmak enteresan 🙂 Ama Philips bile sistemlerinde ciddi bir açık buldu ve bunu hızlıca düzeltti. Ya düzeltilmeyen eksikler? Uzay Yolu’ndaki gibi “Işıkları aç” diyerek ışıkları açmak iyi de, o lafı dinleyen sistemin senin gizli olması gereken konuşmalarını da duyuyor olması?

Peki bu işin sonu nereye varacak? Vücuda yerleştirilecek cihazlarla herkesi takip etme fantazisi gerçek olacak mı? Açıkçası bunu Myanmar ve Amerika’da yapmak Avrupa’da yapmaktan daha kolay. Her sene gaz ve petrol bulunduğuna inanıp memleketin (Myanmar’dan bahsediyorum) uçurumdan yuvarlandığını görmeyen adama her şeyi yerleştirirsin.

Almanya’ya göç etmiş bir Myanmarlının ülkesine tatil için geldiğinde Myanmar’da yaşayan Myanmarlılarla bir diyaloğu…

İlişkili İçerikler

Haberler – Eylül 2020

Eylül'de gözüme çarpan teknoloji ve iş dünyası haberleri. Mesela: Facebook Avrupa'dan çekilebilir.

Kelimeler…

“Yönettiğiniz kişilere ne ile güç verirsiniz?”. Yönetim tarzınız ne olursa olsun yönetilenlere somut ya da soyut bir şey vererek güç aktarıyorsunuz. Bu sorunun cevaplarından birisi “Yetki” olabilir. Duruma göre değişecektir. Yönetim ve liderlikte her şey durumsaldır.

Djokovic -e- bu yapılmaz ki…

Her spor dalının kendine ait teknik kuralları var. Benzer şekilde sosyal yani oyuncuların sahada davranış kuralları var. Acaba bunlar oyuncular karşılaşmaya çıkarken hatırlatılıyor mu? Yoksa bildikleri mi kabul ediliyor? Sporcuların karşılaşma sürecindeki halet-i ruhiyeleri hesaba katılıyor mu?

Bu sorulara kendime cevabım: Hayır…

Bir Fotoğraf, şehir hatları vapurundaki Çocuk ve Martılar

Tüm hücrelerinde hissettiği o sonsuz huzurla Mısır çarşısına doğru yürürken elindeki bozukluklara şöyle bir baktı ve gülümsedi. Dönüşte martıların simit parası çıkmıştı! İçinden mırıldanmaya başladı:

Beni mutlu edecek şey, senin paran değil.
Sıyrıl bütün önyargılarından..
Hoş geldin aslıma!
İşte ben böyleyim.
İşte ben böyleyim…

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
2 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Okyar Atilla

Sevgili Ertan,
Senin başına gelenlerin bir kısmı bana da oluyor. Ancak yazını okuyuncaya kadar bilmeme rağmen kulak arkası yapıyordum. Dediğin gibi bilgisayar ve telefonumdaki izinleri ara sıra kontrol ederim. Özellikle bir güncelleme olduysa. Ancak yine dediğin gibi ben engellesem de göz atan olmuyor mudur? Mümkün değil.

Bir fotoğraf makinası modeli düşünüyorum pat reklamı karşımda. Yok bu şimdilik uymadı ama yakındır.

Şakası bir yana çok ürkütücü ve korkunç.

Eline sağlık

Makale yazarı

Ertan Öztürk
X tarihinde doğdum Y tarihinde öleceğim. Bu iki an arasında insanlara bildiklerimi aktarmak istiyorum. Şu anda Norveç’te yaşıyorum. Yedisi uzun süreli olmak üzere 12 ülkede çalıştım. Proje yönetimi, nicel (quantitative) risk analizi, iş planı, maliyet analizi, projede iş takibi (ilerlemesi), fotoğraf, bisiklet, Uzay Yolu 😊 gibi konularda bildiğim kadarıyla yardımcı olabilirim; konuyu bilmesem bile beraber araştırıp öğreniriz. Olabildiğince düzgün yazmaya çalışırsanız iyi anlaşırız.

Manşet

5 Farklı Portre Işık Seti - 5 Fotoğraf

5 Farklı Portre Işık Seti – 5 Fotoğraf

Amacım, sadece 1 yardımcı ışık kullanarak 5 farklı aydınlatma seti kurulumu ile 5 farklı portre fotoğrafı çekmeyi denemek ve çalışmamda kullandığım kamera ayarları, ışık yerleşim şeması, kompozisyon ve 5 değişik görünüm oluşturmak üzere kullandığım ışık değiştiricilerine ilişkin tüm bilgileri sizlerle paylaşmak...

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Back Button Focus / AF-ON Tekniği ile Ustalaşın

Back Button Focus / AF-ON Tekniği ile Ustalaşın

Back Button Focus, otomatik netleme işlevini deklanşör düğmesinden alıp kameranın arkasındaki başka bir düğmeye atama işlemidir. Bu yazıyı okuduktan sonra kameranızı daha çok seveceksiniz ve fotoğraf çekmekten çok daha fazla zevk alacaksınız, iddia ediyorum.

POPÜLER İÇERİKLER

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Dijital kameralar hayatımıza girdiğinden beri megapiksel yarışı devam ederken, son birkaç yıldır özellikle kamera çözünürlüğü alanında büyük bir artış yaşandı, 41 Megapiksel...
2
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x