Ana Sayfa ÜRÜN İNCELEME Kameralar Nikon Z7 ve D850 Karşılaştırması

Nikon Z7 ve D850 Karşılaştırması

-

Ana kameram olarak neredeyse çıktığı günden beri Nikon D850 DSLR kullanıyorum. D850 hakkında bilmem gereken her özelliğe hakim olduğumu düşünüyorum, bu kamera hakkında sayısız video izledim, onlarca webinara katıldım, hakkında birçok makale okudum ve blogumda bu kamerayla ilgili birçok makale yazdım. Dünden beri hayatımıza Nikon’un resmi duyuru ve tanıtımıyla yeni Z6 ve Z7 aynasız sistemleri girmiş bulunuyor. En yenisi dün olmak üzere son bir hafta içinde yeni Nikon Z sistemleri hakkında blogumda dört makale yayınladım. Z sistemleri hakkında son günlerde çıkan hiçbir tanıtımı kaçırmamaya gayret ettim. 45 Megapiksellik Z7 dahil olmak üzere yeni, yüksek kaliteli, üst düzey tam kare (full-frame) aynasız fotoğraf makine ikilisini piyasaya sürdüğü için Nikon kullanıcıları, şimdiki DSLR serisi ile, özellikle de yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen Nikon D850 modeli ile karşılaştırmaları merak ediyor. Nikon Z7 ve D850 karşılaştırmasını içeren makaleyi böyle bir amaçla kaleme aldım. Bence hem Nikon Z7 hem de D850 her ikisi de olağanüstü özelliklere sahipler, Z7’nin yeni teknolojisi doğal olarak bazı yönlerden biraz öne çıkıyor. Bu farklar satın alma kararınız için ne derece belirleyici olacak? Bakalım …

Henüz Nikon Z7 sistemine sahip değilim, bu kamerayı henüz kullanma şansım olmadı. Bu karşılaştırma yazısını Nikon’un resmi duyurularından, kurumsal web sitesindeki ürün özelliklerinden, ürün hakkında izlediğim videolardan ve okuduğum sayısız dökümandan esinlenerek yazdım.

Nikon Z7 ve D850 Karşılaştırması

Nikon Z7 ve D850 özelliklerinin karşılaştırması

Aşağıdaki tabloda yer alan teknik özelliklerden de görebileceğiniz gibi, hem D850 hem de Z7’nin genel olarak birçok etkileyici benzer özellikleri var. Yine de farklar kısmında, Z7 genellikle biraz öne çıkıyor:

ÖzelliklerNikon Z7Nikon D850
Sensör Çözünürlüğü45.7 MP45.7 MP
Sensör Tipi BSI CMOSBSI CMOS
Sensör Boyutu35.9×23.9mm35.9×23.9mm
Lens YuvasıNikon ZNikon F
Low-Pass FiltreHayırHayır
Sensör Piksel Boyutu4.35µ4.35µ
Resim Boyutu8,256 x 5,5048,256 x 5,504
Gövde İçi Görüntü SabitlemeEvetHayır
Görüntü İşlemciEXPEED 6EXPEED 5
Tampon: RAW 14-bit Kayıpsız SıkıştırılmışN/A51
Doğal ISO HassasiyetiISO 64-25,600ISO 64-25,600
Arttırılmış ISO HassasiyetiISO 32, ISO 51,200-102,400ISO 32, ISO 51,200-102,400
Toz Azaltma /
Sensör Temizleme
EvetEvet
Vizör TipiElektronik Vizör / EVFPentaprizma / OVF
Vizör Kapsama ve Büyütme% 100, 0.8x% 100, 0.75x
Dahili FlaşHayırHayır
Depolama Ortamı1x XQD1x QXD, 1x SD (UHS-II)
Sürekli Çekim Hızı9 FPS (Yalnızca 12-bit RAW, no AE) – 8 FPS (14-bit RAW, no AE) – 5.5 FPS (14-bit RAW and AE)7.0 fps,
9.0 fps MB-D18 ile
Maks. Deklanşör Hızı1/8000 – 30 saniye1/8000 – 30 saniye
AE Basamaklama menzili±5 EV±5 EV
Flaş Senk. Hızı1/2001/250
Deklanşör Ömrü200,000 çekim200,000 çekim
Poz Ölçüm SensörüAna görüntü sensörü kullanılarak TTL pozlama ölçümü181,000 piksel RGB sensör
Netleme Nokta Sayısı493 AF noktası153 AF noktası, 99 çapraz tip
AF Algılama Aralığı-1 ile +19 EV arası (-4 to +19 EV düşük ışık AF)-4 ile +20 EV arası
Focus PeakingEvetEvet
Video Maks. Çözünürlük3,840 x 2,160 (4K) 30 FPS’e kadar; 1920 x 1080 (1080p) 120 FPS’e kadar3,840 x 2,160 (4K) 30 FPS’e kadar; 1920 x 1080 (1080p) 120 FPS’e kadar
HDMI Çıkış4:2:2 10-Bit4:2:2 8-Bit
Log KayıtN-LogHayır
Ses KayıtDahili stereo mikrofon
Harici stereo mikrofon (Opsiyon)
Dahili stereo mikrofon
Harici stereo mikrofon (Opsiyon)
Kulaklık GirişiEvetEvet
LCD Boyutu ve Tipi3.2″ eğimli dokunmatik LCD3.2″ eğimli dokunmatik LCD
LCD Çözünürlüğü2,100,000 nokta2,359,000 nokta
Dahili GPSHayırHayır
Wi-FiEvetEvet
BluetoothEvetEvet
Pil Ömrü330 çekim (CIPA)1840 çekim (CIPA)
Buton aydınlatmaHayırEvet
Hava Geçirmez GövdeEvetEvet
USB Versiyon3.1 (Tip C)3.0 (Tip A)
Ağırlık (Yalnızca Gövde)585 g915 g
Boyutları134 x 100.5 x 67.5 mm146.0 x 124.0 x 78.5mm
Tavsiye Edilen Satış Fiyatı3,400 USD3,300 USD

Açıkçası, Nikon D850 ve Z7 birçok özellikleri bakımından benzerlik taşıyor. Aslında, bir DSLR ve aynasız kamera arasındaki beklenen farkları saymazsak iki kamera da dikkat çekici şekilde birbirine benziyor. Z7 daha küçük, daha hafif bir form faktörü ve elektronik vizöre sahipken, D850 çok daha iyi bir pil ömrüne ve optik vizöre sahip. İki kamera arasındaki diğer bir önemli fark depolama ortamı. Nikon, Nikon D850’de gördüğümüz iki bellek kartı yuvası yerine Z7’de tek bir XQD bellek kartı yuvasına karar vermiş. Video çekenler için Nikon Z7, D850’de bulunmayan N-Log ile 4: 2: 2 10-bit kayıt sayesinde daha üstün bir seçenek olmuş. Diğer tek önemli ve farklı özellik, Z7’nin AF noktalarındaki artış olmuş, bu da Z7’nin otomatik odaklama sisteminin daha hızlı ve daha güvenilir olmasını gerektiriyor, henüz tam kapsamlı testlere bakmadan kesin birşey söylemek yanlış olur.

Nikon Z7, bir Nikon fotoğraf makinesinde şimdiye kadar ilk defa gördüğümüz 5 durağa kadar telafi edebilen gövde içi görüntü sabitleme (IBIS) özelliğine sahip ve bu Nikon için büyük bir devrim. Adaptör yardımıyla F serisi lenslerle çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda, artık sahip olduğunuz herhangi bir Nikkor lens üzerinde titreşim azaltma / görüntü sabitleme, yani VR var demektir. Bu hem fotoğraf hem de video çekimleri için çok önemli. Ayrıca, Nikon Z7 saniyede 9 kare seri çekim hızına sahipken, D850’de aynı hızı elde etmek için bir pil tutucu (battery grip) kullanmak gerekiyor, bu da ilave ağırlık ve maliyet anlamına geliyor.

Bu iki kamera farklı form faktörlerine sahipler, dolayısıyla elde tutuşları aynı şekilde olamayacaktır. Daha ince yapısı nedeniyle daha kısa bir tutuşa neden olan Z7’nin daha küçük boyutunun yanı sıra, bu iki kameranın kontrol düzenlemelerinde birçok fark var. Büyük farklardan biri, Z7’nin üç özel ayar seçeneği olan bir mod kadranına sahip olması, D850’de ise PASM modlarının yanı sıra özel ayarlar için menü bankalarını değiştirmeyi sağlayan bir düğmenin bulunması. Kameraların düğmelerinden bazıları, Z7’nin sağdaki baskın kontrollere geçişini sağlamak için tamamen farklı konumlarda yer alıyor.

Henüz Nikon Z7’yi elime almadım, ama fikrim şu ki, Nikon, ortalama kullanıcıların ve profesyonellerin DSLR kontrollarından beklentilerini iyi anlamış ve bunları tek bir kamerada birleştirmiş görünüyor. Yalnızca D850’deki joystick ve AF-ON düğmesi değil, aynı zamanda birçok Nikon kullanıcısının tercih ettiği giriş seviyesi DSLR’lerdeki özel ayarlar da var. Sağ taraftaki baskın kontroller ile çekim stresinde öngörülemeyen hatalı tuşa basma sorunları olmadıkça, Nikon Z7 şimdiye kadar Nikon tarafından üretilmiş en iyi fotoğraf makineleri arasında yer alacak görünüyor. Buradaki tek sorun, Z7’nin neredeyse tüm Nikon’un gelişmiş kameralarında varolan özel bir AF modu düğmesine sahip olmaması. Bu, muhtemelen kameranın ön tarafındaki özel işlev düğmelerinden birine atayabileceğimiz bir seçenek olacaktır.

Elbette şu anda bu kamerayla ilgili pek çok bilinmeyen var. Hala hangi otomatik netleme sisteminin daha iyi performans gösterdiğini bilmiyoruz ve bunun kesinleşmesi için kapsamlı testlerin sonuçlarını beklemek gerekiyor. Aynısı 45MP sensör için de geçerli. Kağıt üzerinde D850’deki gibi görünüyor, ama belki de Nikon son bir yılda bazı şeyleri daha da iyileştirmiş olabilir. Olmasa bile, piyasada bugün D850’den daha iyi bir sensöre sahip tek bir tam kare kamera mevcut değil. Bundan daha iyi olan bir sensör kesinlikle büyük bir kazanç olur.

Hangi kamera alınır?

Özellik karşılaştırmalarının da bize gösterdiği gibi, Nikon Z7 özellikleri genel olarak oldukça yakın olmasına rağmen, D850’nin önüne geçen bazı göze çarpan özelliklere sahip. Gerçekte, iki kamera da bir diğerinin önünde değil, bence pazarda yan yana konumlandırılırsa ikisine de haksızlık olmaz. Nikon D850 şu anda 3,300 USD ve Z7 3,400 USD civarında sattığından, arada fiyat farkı neredeyse yok denecek kadar az iken, sizin için hangi kamera daha iyi bir seçenektir?

Bu sorunun gerçek cevabı tamamen sizin ihtiyaçlarınıza bağlıdır. İki kamerayı bire-bir test etmedim, ama D850’yi iyi biliyorum, D850’nin sahada kanıtlanmış bir canavar olduğunu inkar etmek imkansız. Mükemmel bir gövdeye, hava sızdırmazlığına, pil ömrüne ve kullanılabilirliğe sahip. Optik vizör büyük ve parlak ve Nikon’un dev objektif dizisi ile herhangi bir adaptöre gerek duymadan çalışır.

Nikon Z7 ve D850 Karşılaştırması

Nikon Z7, kundaktaki yeni çocuk: gövde içi görüntü sabitleme dahil ilginç teknoloji, ilgi çekici bir form faktörü ve Nikon’un bir sonraki kamera ve lens serisine ilk adım… F serisi lensler desteklenmeye devam ederken, Nikon’un kaynaklarını gelecekte Z bayonete kaydıracağı kesin. Nikon, resmi duyurusu sırasında Z bayonete geçeceğini ve şirketin kaynaklarını ileriye dönük aynasız sistemelere doğru kaydırdığını açıkça belirtti.

Her piyasaya yeni sürülen teknoloji gibi, Nikon Z7’nin de bazı öngörülemeyen sorunlarla karşılaşması her zaman mümkün ve yine de kendimi satın almaya tamamen hazır hissetmeden önce iyi bir test sürecinden geçmesini bekleyeceğim, sonra mümkün olursa bir süreliğine bizzat test edeceğim, kararımı ona göre vereceğim. Bu da en azından şimdilik D850 için bir avantaj; inanılmaz performans ve neredeyse hiç denilecek küçük olumsuzları ile D850 kendini kanıtlamış bir kamera, hatta bugün piyasada bir numaralı favori DSLR olarak hakettiği konumunu sürdürüyor.

Yazımın başında da belirttiğim gibi, Nikon Z7’ye henüz sahip değilim, elime alıp test etmedim, yukarıda yazdıklarım Nikon resmi duyurularına dayanarak yapılmış bir karşılaştırmadır. Siz de bu konuda ilave görüş, bilgi ve yorumlarınızı aşağıdaki “Yorumlar” kısmından benimle paylaşın.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Sebahattin Demir
Mühendis ama Tıp meraklısı. Profesyonel yönetici. Seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü. Okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sever. İnsan ilişkilerine ve saygıya önem verir. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyar. "Bilmiyorum" demekten çekinmez. Türkçe yazım kurallarına uymayanlarla arası iyi değildir.
avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Yasin
Ziyaretçi
Yasin

Hocam fokus staking konusunda bir bilginiz var mı .. Z7 de snapbridge olmadan wifi nin etkinleştirilebileceğini okudum .. Bilgiler için çok teşekkürler iyi ki varsınız ..

Arian kaan yildiz
Ziyaretçi
Arian kaan yildiz

Ben austurya da yasiyom.. Anons sonra order verdim z7 icin. Battery life benim icin sok oldu 1xsd card oyle. D810 kullaniyom insalah hata yapmadim

Okyar
Ziyaretçi
Okyar

Eline sağlık. Oldukça açıklayıcı bilgiler. Bunların derlenip iyi bir d850/nikon kullanıcısı tarafından yorumlanmadı çok önemli ve değerli. Yabancı siteledeki yazışmalarda herkes soru soruyor. Hatırladığım Sony bayonet değiştirdiğinde lens serisi beş yıl gibi bir sürede bir yerlere getirdi. O da zeiss den destek alarak. Burada asıl rahatsız edici olan legacy lensler için afaptör geteksinimi. Muhtemelen pil boyutunu küçülttüler. Başka türlü yer kaxanamazlar. Takıldığım bir diğer nokta da focus noktadının artmış olması. Lenslerin kenar performansları ve kompozisyon yerleştime düşünülürde d850 yeterli. Tanıtımın Ağustos sonu olması da photokina 2018 de sansayson yapacak ve nikon standında uzun kuyruklar oluşacak. Diğer firmaların çok iyi attaksiyonlar planlaması gerek. Photokina 2018 keyifli geçecek. Gitmek gerek.

Feridun Zade
Ziyaretçi
Feridun Zade

Hocam; harika bir inceleme yazısı, doyurucu gerçek bilgilere dayanıyor. Yüreğinize sağlık çok teşekkür ederim.

ÖZEL MAKALE

Image Stack ile fotoğraftaki gürültüyü (kumlanmayı) yok etmek

Image Stack ile Fotoğraftaki Gürültüyü (kumlanmayı) Yok Etmek
Gece fotoğrafı çekiyorsunuz ya da karanlık bir kapalı ortamı fotoğraflamak istiyorsunuz. Tek çözüm Yüksek ISO kullanmak. Ama bu durumda Fotoğrafta gürültü yani kumlanma olacak. Peki bu gürültüden kurtulmanın bir yolu yok mu? Var elbette; Photoshop'un Image Stack Yöntemi.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Bir gün yolda yürürken Temel'in yolunu hırpani bir adam kesmiş "Allah rızası için, acıyın şu fakire" demiş. Temel, acıklı acıklı adama bakmış "Çok aciyrum sana uşağum" demiş ve yürümeye devam etmiş. Adam arkasından yetişip tekrar önünü kesmiş "Karnım çok aç, kaç gündür ağzıma lokma koymadım" demiş. Temel "Bak işte pu olmadu uşağum" demiş, "Hiç değilse pi kaç lokma yemelisun". Evet, tok açın halinden anlamıyor. Diyelim ki fotoğrafı çok seviyorsunuz ve heves ediyorsunuz. Kendinize bir kamera almak amatör olarak fotoğraf çekmek istiyorsunuz ama nereden ve nasıl başlayacağınız hakkında hiçbir bilginiz yok. Ne yaparsınız? Bu konuda bilgi sahibi tanıdık eş dostlarınıza fikirlerini sorarsınız İlgili forum sitelerine danışırsınız Bir fotoğraf mağazasına gider, bilgi alırsınız Bol bol araştırma yapar, kitaplar okur, videolar izlersiniz. Belki de bunların birkaçını veya hepsini birden yaparsınız. Ama genellikle size verilen cevaplarda hep, sanki karşınızdaki profesyonelmiş de siz onların seviyesine çıkana kadar çook uzun yıllarınızı harcamanız gerekiyormuş gibi hissettirler size. Haydi gelin itiraf edelim; hangimiz bize danışan bir yeni başlayana böyle hissettirmedik? Baştan söyleyeyim, tersini söylerseniz inanmam! Fotoğrafçılıkta ne kadar çok düşman var! Işığın düşmanı karanlık, DSLR'nin düşmanı aynasız, Nikon'cular bir yanda Canon'cular bir yanda. Aynasız'cılar bile fraksiyonlara ayrılmış durumdalar; tam kareciler (Full frame), çarpanlı gövdeciler (APS-C) veya Mikro 4/3 fanları. Biter mi, daha var; Sony'ciler, Fuji'ciler, Pentax'çılar, Panasonic'çiler ... Makrocular, portreciler, manzaracılar, modacılar, ürüncüler, yemekçiler, düğüncüler, sokakçılar, her ne rastgelirseciler ... Ama bunların da önünde çok daha önemli bir ayrım var, PROFESYONELLER ve AMATÖRLER. Ben bu tanımları son zamanlarda iyice merak etmeye başladım, neye göre profesyonel, kime göre amatör? Bir kameraya sahip olanlar neden profesyonel olmak isterler? Ya da öyle görünmek isterler? İşimi gören, fazla sorun çıkartmayan, istediğim asgari konforu bana sunan arabam varken, neden bir Formula 1 yarışçısına heves edeyim? Seçenekler şunlar olabilir mi: Bir araba yarışçısı olmak harika ve heyecan verici! Teknolojisi benim için büyüleyici ve bu otomobillerde bu faslasıyla var! Kim bütün gün araba kullanmak ve üstüne deli para kazanmak istemez ki? İşimden sıkıldım, orta yaş bunalımına girdim, heyecan lazım! Yine de birçoğumuz otomobilimizi sadece bir araç olarak düşünmekten memnunuz. Öyleyse fotoğrafçılık neden farklıdır? Çoğumuzun bu alandaki EN'leri hedef almamızı, onlar gibi olmak istememizi sağlayan şey nedir? Hiç forum sohbetlerine katıldınız mı? Ya da yeni favori kameranıza veya lensinizi bir inceleme sayfasında okumaya çalıştınız mı? Ben bunları ne zaman yapsam, neredeyse her zaman o an sahip olduğum ekipmanım için yapmış olduğum seçimlerimden şüphelenirken ve bir sonraki satın alacağım ekipmanımı ararken bulurdum kendimi. Bir gün fark ettim ki: ben bu ölüm kalım soruları (!) ile uğraşırken bir şey yapmayı unutmuşum: fotoğrafçılıktan zevk almak. Photoshop'da fotoğraflarımla uğraştığım, saatlerimi harcadığım, ışıklandırma, kompozisyon, netlik ve benzeri takıntılarım nedeniyle kendimi hep üzgün ve yetersiz hissediyordum, kafamda hep o deli sorular vardı; daha iyisi nasıl olabilir acaba? Ve elbette, internette daha fazla zaman harcıyordum. Sonra, bunun sıkışıp kalmışlık ve basit bir kısır döngü olduğunu anladım. Belki de en iyi ekipman falınıza baktırabilirsiniz :) Bence fotoğrafçılık, sanat ve teknolojinin kutsal bir evliliğidir. İdealinde, bu iki bileşen arasında sağlıklı bir denge olmalıdır. Yeni başlayanlar da bu ideal dünyada her iki konuda da dengeli kaynaklar bulmalıdır. Asıl nokta ise, "Adım adım nasıl sanatçı olunur" gibisinden bir rehberin olmaması. Öte yandan, teknolojiyle ilgili öğrenilebilecek o kadar çok fazla bilgi var ki, en iyi sonucu elde etmek cebinizin ne kadar dolu olduğuna bağlı. İlk DSLR kameramı aldığımda, sadece birkaç günlük google araştırmalarımda, profesyonellerin profesyonel ekipmanlara sahip olduğu ve bu nedenle profesyonel fotoğraflar çektiği, daha iyi ve profesyonel olmanın birbiriyle bağlantılı olduğu hissine kapılmıştım. Amatör olmak veya amatör görünmek kötü bir şey mi? Bu soruyu cevaplamak için “Fotoğrafın konusu nedir?” sorusuna cevap bulmak gerek. Bu sorunun kitaplardaki cevabı şudur: Işığı yakalamak. Genel geçer cevapları ise: Anı yakalamak. En iyi kamera, en iyi ayarlar, en iyi lens, dışarı çıkıp denemeler yapmak yerine bunları düşünmek ve gerçekten o anı kaçırmak. Teknikleri ve teknolojiyi görmezden gelerek amatör olmayı mı kastediyorum? Elbette hayır. Bir araba kullanıyorsanız, göstergelerini kullanmanız, farları yakmanız, motor yağını kontrol etmeniz, kış lastikleri bulundurmanız gerekir. Ama aynı seyahati 15 yaşındaki bir Fiat ile, tıpkı yeni model bir Audi'de olduğu gibi yapabilir ve harika bir doğada, muhteşem manzara boyunca eşit derecede eğlenceli bir seyahat yapabilirsiniz. "Profesyonel, amatöre karşı" dilemmasına rastlamışsınızdır. Kendim için şunu net olarak söyleyebilirim; ben profesyonel değilim, amatör yerine fotoğraf gönüllüsü olmayı tercih ediyorum. Bir fotoğraf gönüllüsü olarak, fotoğrafa ilk başladığımda duymak istediğim bazı ipuçlarını ve püf noktalarını şöyle sıralayabilirim: Ekipman Ekipmanın aşırı bir önemi yoktur. Fotoğrafçılığa giren çoğu insan, ellerindeki ekipmanın ne kadar iyi olduğunu ve bunlarla neler yapabileceklerini es geçer. Eğer gerçek bir acemi iseniz, alabileceğiniz ilk giriş seviyesi kamerayı almanızı ve fotoğrafta Pozlama nedir, Doğru pozlama nasıl yapılır öğrenebilmek için manuel ayarlar ile kullanmanızı öneririm. Bunu yaparak, gelecekte yeni bir kamera isteyeceğiniz zaman, tercihlerinizin ne olduğu konusunda oldukça doğru bir fikre sahip olacaksınız. Eğer çoğunlukla etrafta koşan çocukları, hayvanları veya uçan kuşları fotoğrafladığınızı fark ederseniz, hızlı ve doğru otomatik netleme yapan modellere göz atmalısınız. Sıkça seyahat ediyorsanız ve bir de kilolarca ekipman taşımak istemiyorsanız,  küçük kompak kameralara bakmak isteyebilirsiniz. Büyük olasılıkla bir tam kare (Full frame) canavardaysa gözünüz, o zaman ayrı, kalbinizinden gelen bu sesi göz ardı etmeyin! Ben tüm seyahatlerimde Nikon D850 kameramı yanıma alıyorum. Peki, D850'min tüm potansiyelini kullanıyor muyum? Evet kullanıyorum. Neden şaşırdınız, hayır cevabı bekliyordunuz, itiraf edin. Evet kullanıyorum, çünkü o kamerayı bu özelliklerini kullanmak için aldım ben. Onun tüm özelliklerini blogumda anlatan onlarca yazı bulabilirsiniz. Onu seviyorum. Kesinlikle! Amatör olmanın en iyi yanı, ekipman satın almanın finansal değil duygusal bir karar olduğudur. Ben ekipmanımı bir yatırım olarak değil, bir iş ortağım olarak seçmeye çalışıyorum. Köyün birinde köy meclisi toplanmış, köyü ve köylüyü kalkındırmak için bir atılım yapmaya karar vermişler. Atalet içindeki köylüyü buna ikna için neler yapabiliriz diye düşünürken, içlerinden biri "Nasreddin hocayı davet edelim, bunu o anlatsın. Köylü onu dinler" demiş. Fikir çok benimsenmiş, hocaya gidip isteklerini iletmişler. Hoca "Gelirim ama bir şartla" demiş, "Bir kese altın isterim". Köylüler, "Aman hocam, nerden bulalım bu kadar altını" dedilerse de hoca isteğinden vazgeçmemiş. Çaresiz kabul etmişler, köye dönüp herkesten, elde avuçta ne varsa toparlayıp hazır etmişler. Gün gelip çatmış, hoca köye gelmiş. Tüm köy halkı meydana toplanmış, heyecanla hocayı bekliyorlar. "Önce altınları göreyim" demiş hoca. Vermiş köylüler. Almış cebine koymuş. Sonra başlamış konuşmaya. Hoca konuştukça, köylüler coşmuş, köylü coştukça hoca coşmuş. Muhteşem bir konuşmanın ardından hoca, köy heyetini çağırmış, cebinden keseyi çıkarıp onlara geri vermiş. Köylüler şaşkın! "Hocam ne oldu, neden geri veriyorsun" demişler. Hoca cevaplamış "Bu altını sizden iki nedenle istedim" demiş ve devam etmiş "Birincisi, para verdiğiniz için beni can kulağıyla dinlemek zorunda kaldınız. İkincisi, insan cebinde para olunca bir başka konuşuyor be" demiş. Artık buradaki kıssayı ve çıkacak hisseyi de size bırakıyorum :) Bir amatörün ihtiyaç duyabileceği şeylerden daha fazlasını sunan bir sürü harika kamera var. Ancak, sizin için gerçekten önemli olan veya hayatınızı kolaylaştıracağını düşündüğünüz ve bunun karşılığını ödeyebileceğiniz tek bir özelliği bile varsa: gidin alın! Çantanızdan her çıkardığınızla bayramda en sevdiği hediyeyi almış bir çocuk gibi hissedeceğinizden emin olun. Peki o zaman lensler? Kameralara benzer şekilde, en çok kullandıklarınızı belirleyin ve bunlara sadık kalın, çok sık lens değiştirmeyin. Arkadaşlarınıza tatil fotoğraflarınızı gösterdiğinizde, "Aaaa çok güzel çözünürlükte çekmişsin" mi der? İddia ediyorum hiç kimse farkına varmayacaktır. Ama ben genellikle prime yani asal lenslerimi kullanıyorum, arkadaşlarımın fotoğraflarımdaki çözünürlükleri farkedip, bunu bana söylemeleri için değil, sadece kendim için, onlarla daha zevkli çalıştığım ve onlardan büyük baskılar alıp ofisimin duvarlarına asmayı sevdiğim için. Sonra onların yerine yenisi geldiğinde ya da ofisime gelen bir dostum birini beğendiğinde, onları dostlarıma hediye etmekten çok büyük mutluluk duyduğum için. Aynısı aksesuarlar için de geçerli. Mümkünse satın almadan önce onları deneyin ve hangilerinin size gerçek bir fayda sağladığını görün. Örneğin, ben mutlaka üçayak kullanmaya özen gösteririm. Bunun benim için ne kadar önemli bir araç olduğunu biliyorum. Öyle ki, yurtdışı seyahatlerimde bile bir seyahat üçayağım vardır yanımda. Post prodüksiyon, fotoğrafı işleme aşaması İşte size kendi fotoğraflarınızdan nefret edebileceğiniz bir aşama! Kameranızı bir spor müsabakasına götürüp, oradan 1000'e yakın fotoğrafla eve döndünüz mü? Peki, hiç onları işlemeyi denediniz mi? Sizi iyi hissettirdi mi? Evet, ben de öyle düşünmüştüm. Bazılarının neden bu noktada yalnızca JPEG fotoğraf çekmeyi düşündüğünü anlıyorum. Adil olmak gerekirse, JPEG formatında çekilmiş bir fotoğraf kusursuz olmayabilir, ama yine de çok iyi görünebilir. Fakat RAW fotoğraf çekmek her zaman yeni bir olasılık ufku açar. Başlangıçta JPEG çekim yaparsanız, çıkacak görüntüyü makineninizde yaptığınız ayarlara göre fotoğraf makinesine bırakabilirsiniz. RAW çekim yapmak, sahada harcayacağınız tonlarca zamandan kazanmanızı sağlar. Ya da zifiri karanlık gölgeleri hatırlayın, işleme aşamasında birkaç sürgü hareketi ile size fark yaratan bir dünya yaratabilir ve sizi daha hoş bir sonuçla mutlu edebilir. İlk başladığım zamanlarda fotoğraflar üzerinde sonradan yapılan Photoshop müdahelelerine dair bazı çekincelerim vardı. Sonradan farkettim ki, ne yaparsanız yapın, hiçbir kamera asla tıpkı gözlerimizle gördüğümüz gibi bir fotoğraf çekemiyor. Ben, sonuçta sevdiğim fotoğraflara sahip olmak istiyorum ve o kaydırıcılarla biraz oynamanın bence bir zararı yok. Bunları yazıyorum diye beni monitörün başında saatler geçiren biri sanmayın, sıkılırım zaten, yapamam. Bu yüzden fotoğraf işlemek için harcadığım zamanı kademeli olarak azalttım. Genellikle fotoğrafların çoğunda uygulayacağım, kamera standart profili, lens düzeltme, makul miktarda kontrast, netlik ve titreşim gibi ayarlardan oluşan bir ön ayar kullanarak da zaman kazanmaya odaklanıyorum. Bu, beyaz dengesi ve pozlama ayarları, gerektiğinde vinyet veya kırpma gibi fotoğrafların ince ayarlarıyla geçirmem gereken zamanı önemli ölçüde azaltıyor. Sorumu yineliyorum, "Amatör olmak kötü mü?" Kesinlikle hayır! Bir amatör olmak ve öyle kalmak harika! Bir kere, beklentilere bağlı değilsin, herhangi bir hata yapabilirsin, kendi kurallarını ve estetiğini tanımlayabilirsin, ve neden fotoğraf çektiğini hatırlarsan, çektiğin fotoğrafları daha fazla sevmeyi öğrenebilirsin. Gerçekçi olmayan ya da hep rakiplerinizden daha iyi olmanız için devamlı sol omzunuzda bik bik eden şeytan tarafından rahatsız edilmezsiniz, çünkü size ömür boyu sürecek bir deneme yanılma yolculuğuna çıkma ve sadece sürüşün keyfini çıkarma fırsatını verir. Ve buna bonus olarak, kendi hayatınızın değerli, ilginç ve tuhaf anlarından oluşan bir portföy ile mutlu mesut yürüyüp gidersiniz. Belki bir gün bunlar ışığında, kariyer değişikliği düşünmek bile isteyebilirsiniz :) Amatör olun! Reçete basit: Donanımınızı tanıyın, onları başka markalar ve modellerle karşılaştırmak yerine fotoğraf çekmek için kullanın ve benim kadar fotoğraf çekmenin tadını çıkarın! Fotoğraf çekenler daha mutlu oluyor demiş miydim?

Profesyonel Fotoğrafçı Olmamanın Dayanılmaz Hafifliği

Yolda yürürken Temel'in yolunu hırpani bir adam kesmiş "Allah rızası için, acıyın şu fakire" demiş. Temel, acıklı acıklı adama bakmış "Çok aciyrum sana uşağum" demiş ve yürümeye devam etmiş.

POPÜLER İÇERİKLER

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Dijital kameralar hayatımıza girdiğinden beri megapiksel yarışı devam ederken, son birkaç yıldır özellikle kamera çözünürlüğü alanında büyük bir artış yaşandı, 41 Megapiksel kameralı telefonlardan...
Bir köy hikayesi: Sarıyurt

Bir köy hikayesi – Sarıyurt

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?