Bu yazı, İFOD etkinliğinde yaptığı konuşmada “Fotoğrafta Ritim ve Fotoğraf Okuma Alışkanlığı” yazımıza gönderme yaparak bütün üyelerin okumasını ve sitemizi takip etmesini tavsiye eden, İFOD onur üyesi değerli ve saygın fotoğrafçı YUSUF TUVİ’ye ithaf edilmiştir.
Saygıyla selamlıyorum.
Instagram sayfamda yayınladığım, yazının kapak fotoğrafı olan bu fotoğraf çok yeni… 30 Kasım 2018 akşamı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanında çektiğim bir karedir bu. Kim, neden havaalanı içinde bir duvar kaplaması üzerine böyle bir yazı yazar? Kırmızı bir zemin üzerine mavi kalemle “blue” yani “mavi” yazılmış. Neden sarı, mor, kahverengi değil de bir ana rengin üzerine diğer bir ana renk vurgulanmış? Tamamen obsesif (takıntılı) bir durum. Muhtemelen yazanın “kırmızı” renge olan takıntısı “blue” yazarak ortaya çıkıyor. Bunu yazmak için kendisini izleyen kameralar altında “kamu malına zarar vermek” gibi bir riski göze alıyor. Ancak yazan sağlam takıntılı olsaydı muhtemelen yazı da çok düzgün, harfle aynı sırada, aynı büyüklükte ve aynı karakterde olacaktı. Ancak yazıya baktığınızda bir düzensizlik var. Demek ki takıntı seviyesi aşağılarda. Aceleyle yazılmış gibi duruyor. Göze aldığı riskin başına bir şey getirmesinden çekindiğini düşünebiliriz. Tabii bu geçerli değil. Böyle olsaydı harflerin üzerinden birkaç defa geçilmezdi. Bu da takıntı seviyesini ortalara çekiyor.
Fotoğraf, aslında ortaya çıkan sahnenin kendisiyle tam bir minimalizm örneği. Bana da sadece çekmek kalıyor. Yani yazan minimal bir sahne oluşturmuş. Kırmızı zeminde bir “blue” yazısı. Tek renk. İkinci renk yazıyla. Ancak kalemin rengi de “blue”. Kırmızı renk ve yazı fotoğrafta sevdiğimiz zıtlık “kontrast” göstermesine rağmen “kırmızı” ve “blue” renk olarak da zihnimizde birbirini tamamlıyor. Yani sahnede zıtlık ve tamamlayıcılık aynı anda yer alıyor. Bu sahneyi altın orana oturtmak kolay oldu. Eğer yazı kırmızı duvar kaplamasının ek yerleri olan çizgilerden uzak olsaydı bu olamayacaktı. Ya da çok iyi olmayacaktı.
Kırmızı plaka ek çizgileri altın orana oturmasına rağmen okuma alışkanlığımıza ters -sağdan sola doğru- tercih edilmesi -arap yazım şekli- yazanın Ortadoğulu olduğunu düşündürüyor. Ancak “blue“ yazısı latin alfabe ve sahnenin sol üst tarafında. İzleyici soldan ve sağdan okuma için tereddütte kalıyor. Yazıcı izleyicinin düşüncesiyle pratiği ile oyun oynuyor.
Ve bütün bunlar ortaya gerçek bir minimal fotoğraf çıkarmak için yapılmış gibi duruyor. Yazıcı kendini minimal bir fotoğrafla anlatıyor. Rastgele bir sahne değildir bu. Sahne düşünülmüş, planlanmış, yaratılmış ve çekilmiş. Bu kadar detayı bir araya ancak ve ancak fotoğrafçı getirebilir.
Bu benim…
Siz siz olun, “minimal fotoğrafın bir şey anlatması gerekmez” lafına kulak vermeyin. Öyle ya, fotoğrafın her sanat dalı gibi izleyiciye “mesaj” vermek ve farkındalık yaratmak gibi bir işlevi vardır. Bunu hiçbir şekilde göz ardı edemezsiniz.
1 Aralık 2018
İzmir
Not-1: Fotoğrafa instagramda baktığınızda bu yazının başında verdiğim yer bilgisine gerek kalmıyor. “Konum” zaten buranın bir bina içi olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla yazının birinci paragrafınta yer alan “risk almak” düşüncesi ve yorumu “bu fotoğraf nerede çekilmiş?” diye araştırıldığında ortaya çıkacaktır.
Not-2: Çekim sürecinden de bahsetmek isterim. Özel hayatımda kırmızı tercih ettiğim bir renk değildir. Favori rengim mavi ve tonlarıdır. Böyle olmasına rağmen iki tane bordo süveterim vardır. Ara sıra giyerim. Uçak kalkışında gecikme olunca bekleme alanında volta atmaya başlarken kendimi oyalayacak bir şeyler bakmaya başladım. Önce insanları süzdüm. İlgimi çeken bir şey bir olay yoktu. Sonra “fotoğraf çekeyim” dedim. Ve kırmızı duvara doğru yürürken 7 Aralıkta İFOD a katılacağım “Minimal fotoğraf” atölyesi aklıma geldi. Bu sefer etrafı bari minimal bir fotoğraf çekeyim diye süzerek duvara doğru yürümeye başladım. Önce bir kare çektim ve bekledim. Kameralardan görüp de gelen olmadı. Çektiğim sadece bir görüntüydü, hikayesi yoktu. Bir hikâye yazmak gerekiyordu. Ve ben yukarıda anlattığım hikâyeyi yazarak sahneyi oluşturdum. İzlediğiniz karede sadece doygunluk ve kontrast artırılmıştır. Ve anladığımız gibi telefonla fotoğraflanmıştır.
Daha sonra yazıyı silmeye çalıştım. Biraz iz kaldı. Orada dinlenen bir temizlik görevlisiyle konuşup yaptığımı anlattım ve adam şaşkın bakışlarla “merak etme ben kalan kısmını silerim” dedi. Uçak kuyruğuna girmiştim. Adam yanımdan geçerken bana “bir daha geldiğinde görmezsin” diye laf attı. Bu sefer de sıradakilerin meraklı bakışları altında kaldım.
Eğlenceliydi.


Oktay bey
Ben yurtdışında yaşıyorum bizim hava alanlarında yazılmamış bir yer bulamazsınız
Çok abuk bir şey olmadıkça kimse silmez o yazıları
Bıraksaydınız öyle kalsaydı
Belki sizin gibi bir başkasına başka bir konuda ilham kaynağı olurdu 🙂
Uğur Bey merhaba, bu fotoğraf tamamen “kendim ettim kendim buldum” şarkısı gibi oldu. Kurguladım, yazdım, çektim ve silmeye çalıştım. Değerli yorumunuz için çok teşekkürler.
Sabahattin bey
Sizlerden fotoğrafta minimalizm konusunda daha kapsamlı makaleler bekliyoruz
Bunu başlangıç kabul ediyoruz :))
Siz çektiğiniz fotoğrafların altına çekim bilgilerini de yazıyordunuz onları da rica etsek…
Bu isteklerimizi dikkate alacağınızdan eminim.
Teşekkürler
Mahmut bey,
Bunu başlangıç kabul edin, evet.
Yayınladığımız fotoğraflarımızda çekim bilgilerini koymaya devam edeceğiz.
Saygılar.
Teşekkür ederim Sebahattin bey
Saygı bizden
Bu yazınızı hava alanında fotoğrafınızı çektiğiniz yazıyı yazan kişinin okumasını ve yorumlamasını isterdim.. Birde onun ağzından dinlemek iyi olurdu 🙂
Emeklerinize sağlık
Aynen dediğiniz gibi oldu. Kurgulayan, çeken kişi yorumladı.