Kristal'e Mektuplar

Bir fotoğraf yarışmasının analizi

Bu kez sizinle sohbetimi yarışmalar konusu üzerine yapmak istiyorum. Niçin? Diye sorabilirsiniz, açıklayayım… Her yarışmacı yarışmalara, uygun ve iyi olduğuna inandığı fotoğrafıyla katılmakta; kaybettiğinde haksızlık yaşadığına inanmakta, hatayı nerede yaptığını bilememekte, jürinin aradığını öğrenememektedir.

-

Merhaba Kristal.

Bu kez sizinle sohbetimi yarışmalar konusu üzerine yapmak istiyorum. Niçin? Diye sorabilirsiniz, açıklayayım… Her yarışmacı yarışmalara, uygun ve iyi olduğuna inandığı fotoğrafıyla katılmakta; kaybettiğinde haksızlık yaşadığına inanmakta, hatayı nerede yaptığını bilememekte, jürinin aradığını öğrenememektedir.

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu, Sayın; Ahmet Yalçın (Konya BŞB STK Şb. Md.),  Hakan Bahçeci,  Kerim Arı ve Savaş Şener Hoca ile birlikte jürisinde bulunduğumuz “Ustalardan Miras, Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler Fotoğraf Yarışması” yeni sonuçlandı. Seçimlerinde yer aldığımız için her aşamasına yakından tanık olduğumuz bu yarışmayı analiz edip, fotoğrafları; anatomik, histolojik, fizyolojik, enfektif ve patolojik açıdan incelemenin yararlı olacağına inanıyorum.

Yarışmalarda ender çekilmiş içeriğe sahip, ancak sıradan fotoğraf ödülün gelmesini sağlamaz, hatalardan arınmış olmalı.

Daha önce yarışma kazanmış ve kanıksanmış fotoğrafların benzerleriyle katılmak da kazanmanın yolunu açmaz. Farklı kompozisyonlar aranmalı.

Öncelikle fotoğrafçı ve danışmanının şartnameyi anlaşılacak şekilde okunması gerekmektedir. Bazı fotoğraflardan şartnamenin tam olarak içselleştirilmediği anlaşılıyordu.

Yarışmayı düzenleyen kurumun istediği “Ustalardan Miras, Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler” idi, öyleyse aranan; el emeği ile yapılan işlerin sergilenmesi değildir, icra edilmesidir. Kaybolmaya Yüz Tutmuş meslekle ilgisiz görünümdeki modeller, karenin fizyolojisini bozmuştu. Gerçeklik isteniyordu ancak fotoğrafçı süslemeyi seçmişti, tabii ki hayal kırıklığına uğratmışlardır.

Yarışmaya gönderilen fotoğrafların görüldüğü anda dikkati çekecek içerik ve sadeliğe sahip olması gerekmektedir: Yarışmaya 2.489 fotoğraf katılmıştı, ödülün büyüklüğü ve jüriye güven ilgiyi artırmıştı. Ancak bu kadar çok sayıdaki fotoğrafın hepsini başlangıçta detaylı olarak incelemek mümkün değildir. Jüri ilk gördüğünde etkilendiği fotoğrafta, hata olup olmadığını incelemek için orijinal büyüklüğünde inceler. O zaman ilk göründüğünde etkileyecek sadelik ve belirginlik fotoğrafa yerleştirilmelidir.

Sonradan yapılan aşırı müdahalelerle bazı fotoğrafların histolojisinin bozulduğuna tanık olduk. Yakma (burn) ve aşırı zıtlık (kontrast) ile belirginleştirilen ama doku kaybına yol açıldığı için sahibi tarafından zarar verilmiş fotoğraflara üzüldük. Şartname “kontrast ayarları gibi belgesel niteliğini bozmayacak şekilde kabul edilebilir oranda fotoğrafik müdahalelere müsaade edilir” diyordu ama yakılarak kontrastın abartılmış olması, bir çok fotoğrafın geleceğini engellemişti. Dinamik aralık fotoğrafa değer katan bir unsurdur. Ancak zıtlık sağlamak için aşırıya kaçıldığında sonuç daha kötü olur. Çekim ve işlem sonrasında mutlaka histogram kontrol edilmeli, 0 ve 255 değerlerinde yığılma oluşmuşsa o fotoğraf yeniden çekilmeli veya işlenmelidir.

Fotoğrafta fon çok önemlidir, çekim sırasında arka planda bulunan lekelerin anlatılmak istenen konuyu destekleyip desteklemediğine bakılmalıdır. Bazı fotoğraflar fondaki reklam içerikli yazılar veya simgeler yüzünden elenmiştir.

Şartname belgesel nitelik ararken, dikkati çekmek için bazı acayip kurgularla gerçeklikten uzaklaşıldığı da görülmüştür. Dikkati çeken ama bir imalathanede olmayan kompozisyonlar oluşturmak, belgesel yapıyı bozmaktadır.

Ayrıca iç mekânlarda çok geniş açı lens ile çekim yapmak büyük bir beceri ve deneyim gerektirir. Dikey ve yatay unsurların yamukluğu, zeminde köşelere doğru akan malzemeler, ilk dikkati çeken fizyolojik hata olarak göze batmaktadır. Geniş açı lensler yakın olan unsurları büyütüp, uzakta kalanları ise küçülterek tespit ederler.  Bu teknik tabirle geniş açı deformasyonudur.

Bir atlı okçunun atını nallattığı fotoğraf içerik olarak değerliydi ancak fotoğrafçı ayakta ve çok geniş açı lensle çektiği için perspektif tümüyle bozulmuştu. Biraz daha dar açıyla, bel hizasından ve uzak konumdan çekilmesi o fotoğrafı iyi hale getirmeye yeterdi. Nitekim onun yerine daha uzun odakla çekilmiş bir başka fotoğraf, unutulmaya yüz tutmuş nalbantlığı temsil etti.

“Geniş açıyla her şeyi kadraja alalım” derken gerçekliğin yitirildiğine birçok kez tanık olduk. Zemininde ayak basmaya yer olmayan, demirci dükkânı olabilir mi? Fotoğrafçının her şeyi dükkân tabanına yaymasının anlamı var mı?

Çok geniş açı objektifler, dairesel biçimleri köşelere doğru çekerek bozarlar. Balıkgözü lens ise bu konuda eşsiz yeteneğe sahiptir ama kullanmak büyük beceri ister. İnsanı ve düzlemi eksene almak, yan çerçevelere yakın düz çizgisel yapıdan kaçınmak fotoğrafı eşsiz yapar, biz böyle bir fotoğrafla karşılaştık. Ama iyi beyaz ayarı yapılamamıştı, sedef beyazdır ancak cyan renk yansıtıyordu. Denedim ışığın Kelvin ayarını biraz düşürdüğümde fotoğraf eşsizdi ama bizim görevimiz hakemlikti, üzüldük…

Objenin bütünlüğünü korumak da her zaman fotoğrafı daha değerli hale getirmektedir. Kadraja giren özellikle insana ait organların kesilmesi her zaman dikkatle değerlendirilmesi gereken bir unsurdur.

Fotoğrafların dengesini bozacak şekilde yerleştirilme yapılması da bazı fotoğrafların değer yitirmesine yol açmıştır.

Netliğin yeterli ve olması gereken bölgeyi kapsamamasıyla zarar gören fotoğraflarla, birçok kez karşılaştığımız olmuştur.

İç mekân çalışmasında ışık genellikle loştur, bu durum gürültü (nois) ve netlik sıkıntısına yol açar. Flaş ile çekim yapmak çözüm olarak görülebilir ama sert gölgesi fotoğrafı bozar ve flaş anlaşılır. Maalesef bu nedenle kaybedenler de vardı…

Yarışmaya katılan 2489 fotoğrafı incelemek ve sonuca ulaşmak, mesai mefhumu gözetmeksizin dört tam gün sürmüştür. Kolay değildi, fotoğraf çoktu ve sadece 42 fotoğraf ödüllendirilecekti. Belediye istediği 10 fotoğrafı satın alabilirdi, jüri bu konuda da yardımcı olmuştur. Pandemi nedeniyle çevrimiçi çalışılması fotoğrafların detaylı olarak incelenmesini sağlamıştır. Jüri üyelerinin adil olarak iyi fotoğrafı öne çıkarmak için üç gün boyunca kez tek başına inceleme yaptıktan sonra, yüksek puan almış fotoğraflardan ödüle layık olanı belirlemek için yaptığı son dördüncü günkü en kısa toplantı oturumu bile sekiz saat sürmüş ve gece yarısına doğru sonlanmıştır.

Ali İhsan Öztürk Beyefendiye ait geleneksel ilkel yöntemle dağda yün atan modelin bulunduğu fotoğraf yarışmanın birincisi seçildi, ciddi bir parasal ödül aldı. Fotoğraf ilk önümüze geldiğinde dikkatimizi çeken unsur modelin kıyafeti oldu. Anadolu’da yaygın kullanılan bir kıyafet değildi. Van Ulupamir Köyüne yerleştirilen Afganistan kökenli Kırgızlardan ya da Afganistan veya İran’daki boylardan olabilirdi. Tabii ki bu konuda yarışma jürisi “Yarışma Şartnamesini” dikkate alır. Şartname; katılacak fotoğrafların çekim yerinin, Konya ya da Türkiye olması gibi bir sınırlama koymamıştı. Geçmişimize ait Kaybolmaya Yüz Tutmuş Mesleklere ait kültür, fotoğrafta yansıtılıyordu. Bu nedenle modelin kökeni ve fotoğrafın çekildiği yer, engel olarak görülmedi. Biliyoruz ki yarışma birincisi olan fotoğrafı, modelin kıyafeti nedeniyle tartışmaya açanlar olacaktır, sorun değil çünkü şartnameye aykırı değildir. Yarışmanın temasına uygun ve daha önce karşılaşılmamış, bize ait benzersiz içeriği en önemli değeridir. Geniş diyafram açıklığı kullanılarak modelin ve yaptığı işin üzerinde dikkatin toplanması, fonun ise hafifçe belirsizleştirilerek anlatımı desteklemesi, fotoğrafçının bilincini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca sert ve dik ışığa rağmen dokusuzluğa meydan verilmemesi, konuyu ön plana çıkarmak için fotoğrafı bozan müdahaleden kaçınılması, açıkçası düzgün anatomik özellikleriyle bu fotoğraf jürinin takdirini kazanmış, gönderilen fotoğraflar arasında büyük ödülü hak etmiş bir eserdir.

İkinci olan Aygül Öztürk Hanımın eserindeki ahşap fıçı yapımı işini ve ustayı içeren teknik açıdan daha iyi, estetik kareler vardı. Ancak bu kareyi ikinciliğe çıkaran özelliği; yaşı bir hayli ilerlemiş ustanın, yeni yetme oğlan çocuğunu geleneksel el sanatları konusunda yetiştirmesiydi.

Üçüncü olan Suat Cumali Güngör Beyefendinin eserinde bir el sanatı icra ediliyordu. Yanal ışık ustaca kullanılmıştı ve çapraz uzanım fotoğrafa güçlü derinlik katıyordu. Yanal ışık dokuyu ön plana çıkarmış, yapılan işin kolaylıkla algılanmasına yardımcı oluyordu. Işık en güçlü şekilde aydınlatılması gereken yeri aydınlatıyordu. Gerçek bir usta iş başındaydı, kompozisyona fotoğrafçının hiçbir müdahalesi olmamış, ortamdaki her detay olağandı. Geniş açı deformasyonunu hissettirecek çizgiler yok denecek kadar azdı. Bütün bunlar, jüriyi olumlu etkilemiştir. Peki, bu fotoğrafın daha yukarı çıkmasını engelleyen unsurları yok muydu?  Elbette vardı, açıklamalıyım. İşlenen ahşap tahtanın bir ucunun kesilmiş olması, işlenen ahşabın hemen sağ alt yanındaki eseri cyan rengi fotoğrafı olumsuz etkilemiştir. Bu hatalar olmasaydı, fotoğraf rahatlıkla ikinci olabilirdi.

Çömlekle ilgili inanılmaz sayıda kareler gelmişti, bunlardan sadece bir tanesi değerlendirilecekti ve diğer meslekleri de işleyen karelere yer verilecekti. Birçoğu bu fotoğraftaki Konya Birgi’den Yaşar ustaydı. Ters ışık kullanımı ve dokusu harika kareler vardı ama daha önce yarışma kazanmış ya da başarılı bulunmuş fotoğrafların benzeri olması enfektif özellikleriydi. Ancak Tahir Ceylan Beyefendinin karesi tekti ve ışık Utah Bryce Kanyonu gibiydi. Sadeliği, dokuya sahip yapısı; bu fotoğrafın mansiyon almasını sağlamış, diğer eserleri geriye itmişti. Fotoğrafçı herkesin çektiğine ve abartıya yoğunlaşmamış, farklı ve doğal olanın arayışa girmiş, ödülü hak etmişti.

Semercilikte Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler arasındadır, bu dal da birçok iyi fotoğraf gelmişti ama onların önüne geçen kare Mehmet Aslan Beyefendininki oldu. Hani geniş açı deformasyonundan söz etmiştik, bu kare çok geniş açı ile çekilmiş ama perspektif bozulmasına yol açılmamış özelliğiyle takdir topladı. Kapının ve pencerenin dikey çerçeveleri ile fotoğrafın yan kadrajlarınını incelemenizi istiyorum sevgili Kristal, paralel değil mi? İşte beklenen budur. Ayrıca fonda semercinin muhtemelen eşi olan hanfendi fotoğrafa hem içerik olarak, hem de derinlik olarak büyük destek vermiş. Ayrıca yanal ters ışığın hüzmeleri de yapay değil, müthiş bir kare.

Mansiyon alan son kare Ahmet Aslan Beyefendinin fotoğrafı oldu. Bu da çok geniş açı ile çekilmişti, eksen o kadar düzgündü ki, yakın plandan başlayan simetri kadraj boyunca sürüp gidiyordu. Ancak bu fotoğrafın mansiyon almasını simetride aramak hata olur, yandaki ustasından pardon nenesinden halı dokumayı öğrenen kız çocuğunun kompozisyonda elinde atkı ipiyle gerçekçi şekilde bulunmasıydı.

Yarışmada sergilenen diğer fotoğraflar, gönderilen kareler arasında iyi özellikleriyle öne çıkan eserlerdir. Fotoğrafın çok, ödülün kısıtlı ve her meslekten örnek çıkarılması düşünüldüğü için yarışmada ödül alamayan birçok iyi kareye tanık olduk. O fotoğrafların listeye girememesi kötü olduklarını açıklamaz. Sadece her meslek dalından bir fotoğraf seçilmeye çalışıldığı için ödül alamamışlardır. Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekleri tespit eden çabaları ve Türk Fotoğraf Sanatına katkıları nedeniyle tüm fotoğrafçıları tebrik ederiz.

Ve özellikle belirtmek istediğimiz bir konu var ki; yarışmaya katılıp ödül alamayan, içinde ustaların da bulunduğu birçok fotoğrafçı, sonuçlar açıklandıktan sonra açık kanallardan ya da özel iletişim yollarıyla, yarışmanın sonucunu takdir ettiklerini belirterek bir bakıma jüriye altın madalya takmışlardır. Takdiri hak eden seçimler için jürideki arkadaşlarımı kutluyor ve kaybettiği halde sonucu onaylama olgunluğu gösteren dostlarımıza teşekkürlerimi iletiyorum.

Selam; Kaybolmaya Yüz Tutmuş Mesleklerin güçlü bir arşivini gelecek nesillere aktarmak için yarışmayı düzenleyen Konya Büyükşehir Belediyesi’ne, katılan fotoğrafçılara ve özverili çalışmalarına tanık olduğum jüri üyesi arkadaşlarıma gitsin…

Mikdat Besni

İlişkili İçerikler

İmgeye Anlam Yüklemek

O yukarıda V şeklindeki açıklık sanki bir ceketin yakasını hissettirdi bana. İçinde ise açık renkte bir yelek ile koyuca gömlek gördüm. Abartıdan uzak, gösterişsiz, sade ama eğitimli, tevazu sahibi bir bireyin efendilik yansıtan duruşunu hissettim.

Belki şimdi siz “amma da uydurdunuz, yakıştırma, yok böyle bir şey!” diyeceksiniz, bence sorun değil, diyebilirsiniz.

Ya da dönüp fotoğrafa bir daha bakıp “evet ya, ben görememişim” diyebilirsiniz.

Yıldırımlar yaratan…

Bir kaleyi sarıp sarmalayan bu fotoğraf bana önce “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız” diye başlayan harbiye marşını, ardından da bu marşın yazılıp bestelenmesini sağlayan istiklal mücadelesini anımsatır.

Fotoğrafın sahibi Suat Hocam "Bu fotoğraf bana Allah'ın lütfu..." diyor ama bir gerçek var ki; Allah herkese hak ettiğini verir, kesinlikle adaletsiz değildir, adam kayırmaz. Bence hiç bir şey şans değildir, önümüze çıkan fırsattır, görüp yakalayan olur ya da olamaz. Konfüçyüs' ün dediği gibi; "Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır." Başarı; savaşanların ulaştığı yüceliktir.

Uzay Bükücü Aydın Büyüktaş

İlk fotoğrafıyla 2016 yılında “Fotoistanbul Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali Sergisini” gezerken karşılaştım. O sergide birçok fotoğrafla karşılaştım ama sadece Aydın Büyüktaş’ın fotoğrafını unutmadım.

Onlarca dakika fotoğraflarını tek tek izledim, nasıl çekilir kafa yordum, bir çıkış noktası bulmaya çalıştım.

Fotoğrafta bir mekânın hem üstten, hem de karşıdan görüntüsünü tek karede veriyordu. Bazı fotoğraflarda kadraj içerisinde hareket eden insanlar ve araçlar vardı ama sanki bunlar tek karede çekilmiş gibi dondurulmuştu.

Altın Oran

Altın Oran… Matematikten felsefeye, fizikten edebiyata kadar pek çok alanda kendine yer edinen, sanatta ise genellikle mimari, heykel, resim hatta müzikle bağdaştırılan bu müthiş fenomen, bale ve dansta da mükemmeli yakalamak için biz sanatçılara ışık tutar.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
25 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Serdar aYDIN
Makale Değerlendirme :
     

Kaleminize, görüşünüze sağlık Mikdat Bey,
Jürinin tutumunu çok beğendim, çok güzel de kaleme almışsınız,
Teşekkür ediyoruz …

Mikdat Besni

Serdar Beyim teşekkürler…

Ertan Öztürk
Makale Değerlendirme :
     

Rehber gibi, hatta ders kitabı gibi açıklamalı güzel bir yazı olmuş. Yarışmalara katılmadan önce herkes okumalı.

Mikdat Besni

Ertan Beyim teşekkürler…

Hakkı Demirbağ
Makale Değerlendirme :
     

Fotoğraf değerlendirmelerinizi keyifle takip etmekteyim. Bu yarışmada ödül alan fotoğraflara şöyle bir göz gezdirdim ve üzgünüm birkaç fotoğrafta konu itibari ile problemler yaşandığına şahit oldum. Birincisi döküm fotoğrafının kaybolan mesleklerde ne işi vardır? İkincisi saat tamircileri hiç olmadığı kadar fazla sayıda var ve meslek olarak devam etmektedir. Ayrıca Mansiyon alan semerci ustasının başka bir kadrajıyla ulusal, uluslararası ödül alan beyefendinin bu kadrajla yarışmaya katılması ve ödül almasını da şahsım adına etik bulmuyorum. Fakat fotoğrafın şahane olduğunu da belirteyim. Uzun zamandır böylesine olumlu düşünceler katan bir yarışmaya şahit olmamıştım. Diğer seçilen fotoğraflar gerçekten çok güzel. Ödül alan yarışmacıları kutlarım.

Mikdat Besni

Hakkı Bey teşekkürler.
Yarışma “Ustadan Miras” konusunu da içermektedir. O fotoğraflarda yaratıcı bakış unsuru yakalandığı için sergilemeye alınmıştır.
Selamlar…

Oya

Jürinin bakış açısıyla yazılmış güzel bir analiz. Bu kadar titiz bir değerlendirme yapılmış olması çok sevindirici. Yarışmacı bakış açısıyla baktığımızda şimdiye kadar o kadar çok haksızlığa uğramış fotoğraf gördüm ki… öyle fotoğraflar var ki birinciliği haksız yere alan… bunu görebilmek için biraz mürekkep yaladığımı düşünüyorum.

Mikdat Besni

Oya Hanım teşekkürlerimi iletiyorum…

Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Değerlendirme :
     

Mikdat hocam, hakedene hakkını vermek üzere harcadığınız mesai, paylaştığınız bu yazı ve değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Yarışmaya katılan, dereceye giren girmeyen tüm eser sahiplerini tebrik ederim.

Yazınız bundan sonra bu tarz yarışmalara katılmak isteyenler için rehber niteliğinde.

Selam ve saygılarımla…

Mikdat Besni

Öner Bey yorumlara gösterdiğiniz ilgi ve samimi geri dönüşleriniz takdire değer.
Teşekkürlerimi iletiyorum.

Osman Zihni ERENLER

Ertan hocam “Rehber gibi, hatta ders kitabı gibi açıklamalı güzel bir yazı olmuş. Yarışmalara katılmadan önce herkes okumalı.” demiş. Katılıyorum. Fotoğraf çekmeye başlayan her insan, bir gün geliyor ( 1 yıl, 3 yıl, 10 yıl, daha da uzun veya daha da kısa süre sonra) duruyor. “Ben ne yapıyorum veya ne yapmıyorum da fotoğraflarım beni tatmin etmiyor?” diye sormaya ve bu soruya cevap aramaya başlıyor. Bu sorunun cevabını dolaylı olarak veren kaynaklar vardır muhtemelen. Ama bu kadar rafine ve bu kadar net olanını bir makalede bulabilmek, fevkalade. Fotoğraf çekmeye başlamadan önce herkesin okuması ve yararlanması gereken bir makale olmuş.
Mikdat hocam, teşekkür ederim. Sağlıcakla kalınız.

Mikdat Besni

Osman Bey katkılarınız güç verdi, teşekkürlerimi iletiyorum…

Bülent Erol
Makale Değerlendirme :
     

Merhaba,
Jüri görevinin idealize edilmesi konusundaki yaklaşımınız bir harika, çünkü bugüne kadar katıldığım ve izlediğim değerlendirmelerin yarışmacıları jüri seçer hale getirmiş ve Türk fotografını ileriye götürememiştir.Tekrar karelerin değerlendirmeye alınmamasıda yarışmacıların fotograf üretirken daha bir seçici ve yaratıcı olma konusunda titiz olmalarını sağlayacaktır.Fototgraf üreten arkadaşlarım işlerini gerçekleştirirkenTEKNİK,ESTETİK VE İÇERİK sacayağına dikkat etmek zorunda olduklarını unutmamalıdırlar…
BAŞARILAR DOST SELAMLAR…

Mikdat Besni

Bülent Beyim değerlendirmeniz ve fotoğrafçının dikkat etmesi gereken sac ayağı konusundaki betimlemeniz harika. Bunu artık ben de unutmayacağım. Sizin fotoğraflarınızda her zaman bu sac ayağının güçlü izlerini görmüşümdür. Selamlar.

Mikdat Besni

Hatta biz bunu ETİ olarak sloganlaştıralım, Bülent Beyim.
Estetik, Teknik ve İçerik.
Olur mu?

Osman KESER
Makale Değerlendirme :
     

Mithat Hocam,
Yazılarınız heyecanla takip etmeye çalışıyorum. Bu çalışmanız ise çok farklı ve önceden rastlamadığım bir değerlendirme yazısı olmuş, heyecanla okudum. Bizim gibi acemiler için yol gösterici ve faydalı bir makale. Ayrıca yapılan seçimlerin böyle açıklıkla sebeplerine değinilmesi, kafalarda oluşan gereksiz düşünceleride gideriyor, takdire değer.
Kendi adıma teşekkür ederim, selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni

Osman Beyim yararlı olduysak ne mutlu bize.
Teşekkürlerimiiletiyorum.

Yasar Aykac
Makale Değerlendirme :
     

Mikdat Bey Merhabalar,

İnce dokuyup sık elediğiniz bir fotoğraf yarışmasının jüri tarafında düşündüklerinizi anlattığınız yazınız biz fotoğraf çekenler için bulunmaz nimet desem yeridir. Belki bir çoğumuz yarışmalara katılmasak da ; özellikle “Estetik, Teknik ve İçerik” sloganınız her deklanşöre bastığımızda aklımızdan geçmesi gereken özdeyiş olmalı diye düşünüyorum. Estetik değerininin sorgulanmadığı, teknik ve içerikden yoksun bir fotoğrafı çekdiğimizde fotoğrafçı tanımından uzaklaşıp sadece genel geçer bir anın şahitliğini yapmış oluyoruz bir anlamda, ki çoğu fotoğrafımız genel geçer şahitlikler maalesef…

“Ustalardan Miras, Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler” içinde her ne kadar “Fotoğrafçılık” yer almasa da yazılarınız sayesinde uzaktan da olsa “ustalık” üzerine fikir vermeniz ve diğer tüm Arthenos yazarları ile birlikte bilgi birikiminizi bizler ile paylaşmanızın çok değerli olduğunu belirtmek isterim.

Sevgi ve saygılarımla,

Mikdat Besni

Yaşar bey düşüncelerinizi ayrıntılı olarak açıklamanıza sevindim, bize yol gösteren bir yapıda, teşekkürlerimi iletiyorum.
Evet Erol Beyin tespiti doğrudur, bizde sadeleştirdik. Akılda kalması gereken en önemli prensip olmalı.
Maalesef analog fotoğrafa dair bir kare yarışmaya gelmedi. Çünkü o meslek maalesef tükendi.
Selamlarımı iletiyorum.

Erkan
Makale Değerlendirme :
     

Mikdat Bey Merhabalar,

Bir çok fotoğraf yarışmasına katıldım ve bazılarında sergileme ödülü de aldım (maalesef daha büyük ödül (henüz) alamadım) 😊

Yarışmaların kendi şartnameleri var ancak ilk defa bir jürinin gözünden fotoğrafların nasıl değerlendirildiğine dair bir yazı okudum. Benim için çok faydalı oldu. Elinize sağlık.

Sizin ve sizin gibi bu sanata gönlünü vermiş jüri üyelerinin bu işi titizlikle yaptığından şüphem yok. ANCAK katıldığım veya takip ettiğim bir çok yarışmada ödül alan fotoğrafların kalitesizliğini hatta yarışma konusuyla alakasının olmadığı görünce yarışmalardan soğudum.

Bu söylediğimi hemen kedi-ciğer olayına bağlayabilirsiniz. Ama inanın öyle değil. Keşke yorumlara fotoğraf yükleyebilme şansımız olsaydı. En az on yarışmadan yirmiye yakın ödül alan fotoğrafı yükleyip söylediklerimin ne kadar doğru olup olmadığını gösterebilseydim.

Mikdat Besni

Erkan Beyim sözleriniz bizleri onurlandırmıştır.
Teşekkürlerimi iletiyorum.
Selamlar.

Ilhan Yapıcı
Makale Değerlendirme :
     

Mikdat hocam,
Yazılarınızı keyifle okuyorum. Yarışma jürisinin nasıl değerlendirme yaptığı konusundaki açıklamalarınızda katılımcılara rehber olacaktir. Suat Cumali Güngör beyefendinin fotoğrafının basit hatası(tahtanın kesilmesi) öğretiyor ki fotoğrafta kadraj disiplini çok önemli. Emeklerinize sağlık. Selam ve sevgiler…

Mikdat Besni

İlhan Bey ilginiz güç verdi, teşekkürlerimi iletiyorum.

Salih yılmaz
Makale Değerlendirme :
     

Mikdat Bey,
Makale tadındaki bu enfes yazınız için teşekkür ederim. Düşünüp de söyleyemediklerimize tercüman olmuşsunuz. İfade gücünüz, bakış açınız, eleştirel yönünüz çok güçlü ve hayranlık verici. Bizim ülkemizde veterinerlik fakültesinde verilen eğitimi edebiyat fakültelerinde de görmek istiyoruz artık.

Mikdat Besni

Salih Bey beni yücelten sözleriniz için teşekkürler…
Mehmet Akif Ersoy’da Veterinerlik okumuştu. 🙂
Edebiyatta biz O’nun yanında ancak bir damla olabiliriz.
Ancak yazı yeteneğimi okumayı sevdiğim için M. Akif dahil tüm edebi eserler üretenlerden aldım.
Selamlar.

Makale yazarı

Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

Manşet

5 Farklı Portre Işık Seti - 5 Fotoğraf

5 Farklı Portre Işık Seti – 5 Fotoğraf

Amacım, sadece 1 yardımcı ışık kullanarak 5 farklı aydınlatma seti kurulumu ile 5 farklı portre fotoğrafı çekmeyi denemek ve çalışmamda kullandığım kamera ayarları, ışık yerleşim şeması, kompozisyon ve 5 değişik görünüm oluşturmak üzere kullandığım ışık değiştiricilerine ilişkin tüm bilgileri sizlerle paylaşmak...

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Back Button Focus / AF-ON Tekniği ile Ustalaşın

Back Button Focus / AF-ON Tekniği ile Ustalaşın

Back Button Focus, otomatik netleme işlevini deklanşör düğmesinden alıp kameranın arkasındaki başka bir düğmeye atama işlemidir. Bu yazıyı okuduktan sonra kameranızı daha çok seveceksiniz ve fotoğraf çekmekten çok daha fazla zevk alacaksınız, iddia ediyorum.
25
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x