Kristal'e Mektuplar

Fotoğrafta Ritim

Fotoğrafta kompozisyonu oluşturan benzer yapıdaki ögelerin, belli bir yöne doğru tekrarlayarak sıralanması ritim oluşturmadır.

Kompozisyonunda art arda sıralanmış benzer nesneler ritim oluşturarak, ögeye vurguyu artırır, fotoğrafa bakanlarda süreklilik duygusunu yaşatır ve seyir zevkinin arttırır. Ritim fotoğraflarımızın içerdiği enerjiyi arttırarak, anlatmak istediğimiz konuyu daha anlaşılır hale getirir.

-

Merhaba Kristal.

Kuş fotoğrafçılığı ayrı bir daldır, kendine has özellikleri ile diğer fotoğraf türlerinden ayrılır. Genelde ‘ornito’ olarak isimlendirilir. İsterseniz önce ornito kelimesinin anlamını açalım. Ornitoloji kuşları inceleyen Zooloji biliminin alt dalıdır. Ornito Fotoğrafçılığı ise kuşların yaşamlarını belgeleyen fotoğrafçılık dalıdır.

Kuş fotoğrafçılığı özellikle uzun odaklı objektif gerektirir, bu durum bütçeden önemli oranda pay ayrılması demektir.

Ayrıca kuşlar yaban hayatı yaşadıkları için insanlardan kaçarlar, ormanlık ve su kaynağının bol olduğu yerlerde ise onları fotoğraflamak daha zordur.

Açıkçası kuş fotoğrafçılığı; sabır, gizlenme, zaman ve bütçe ayrılan bir fotoğraf dalıdır.

Ancak fotoğraf ve kuş sevgisi tutku ile buluşunca, bu dalın fotoğrafçılarına dere-tepe düz gelir.

Yaşar Beyin bu fotoğrafını görünce ben daha genel bir sohbet yeğledim. Kuş fotoğrafçılığı yerine ‘Fotoğrafta Ritim’ başlığı altında, fotoğrafa değer katan bir kompozisyon ögesini işlemek istedim.

İsterseniz öncelikle ‘ritim’ kelimesinin anlamını açıklayalım.

Ritim aslında bir müzik terimidir, vurmalı çalgılar başta olmak üzere müziğin her notasının yapı taşıdır, tempoyu ortaya çıkarır. “Notaların akıcı ve düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uyumu” olarak niteleyebiliriz.

Ancak ritim sadece müzikte karşımıza çıkmaz, belki farkında değiliz ama her an onunla iç içeyiz.

Nefes alışlarımız ve kalp atışlarımız ritmiktir, bu organlar belli bir düzen içinde çalışırlarsa yaşam vardır. Kalbimiz kanı toplardamarlar/vena ile emer ve atardamar/arter ile pompalar. İşte bu emme ve pompalama işlevi her zaman ritmiktir. Ancak çoğunlukla korku ve heyecan gibi psikolojik nedenlere bağlı olarak ya da sinirsel/elektriksel nedenlerden, bazen de başka hastalıklara bağlı olarak kalbin uyumlu çalışması bozulur. Buna ritim bozukluğu, tıbbi açıklamasıyla ise aritmi denilir.

En önemli enerji kaynağımız olan şehir şebekesindeki elektrik iletimi de ritmik, 50 Hertz/Hz dalgalanma yapar. (Hertz: En basit anlatımla 1 saniyedeki elektromanyetik dalgaların salınım sayısı)

Kozmosu incelediğimiz zaman da evreni oluşturan büyük kütlelerden, maddenin en küçük yapı taşı olan atoma kadar her şeyde ritmik bir döngü mevcuttur.

Işık doğrusal hareket eder ama kendi içinde dalgalarla ışınım şeklinde ilerler. Dalgaların salınımına bağlı olarak görebildiğimiz ışık tayfı ve renkler, göremediğimiz kızıl ötesi, mor ötesi ışınlar ve radyo dalgaları da ritmik bir yapı içindedirler.

Ses de farklı değildir, belli bir frekans içesinde ritmik olarak salınır. İnsanlar ve hayvanların duyma yetisi farklılıklar içerir. Bizim duyduğumuz frekans aralığı dışında da ses vardır ama biz duymayız. Yarasa gibi hayvanlarda göz yoktur ama bizim algılayamadığımız ritmik yapıdaki ses ile çevrelerini tararlar.

Gelelim sanat eserlerine;

Klasik dönem mimarilerden başlamak üzere günümüzdeki mimaride ritmin etkisi çok güçlü şekilde kullanılmaktadır. Özellikle antik dönemde sütunlar ve kemerler vasıtasıyla ritim neredeyse her esere nakşedilmiştir. Türk mimarisinde camilerde ana kubbenin etrafında çok sayıda küçük kubbeler ve köprü kemerleri ritmik şekilde dizilmişlerdir.

Edebiyatta ise en belirgin olarak ritmik yapıyı, özellikle hece ve aruz vezinle yazılmış şiirlerde görürüz.

Sanatla uğraşan insanlar yapıtlarında ritmik ögelere niçin bu kadar önem vermiş olabilirler?

Vermeleri gerekirdi, çünkü bir şeyin tekrarlanması, aynı elemanların karmaşık ya da tekil olmasından çok daha güçlü etkileyiciliğe sahiptir.

Ses tonları belli bir ahenk içerisinde ritmik olarak dizilirlerse müzik, rastgele karışlarsa gürültü ortaya çıkar. Bu özellik bile tek başına ritmin gücünü ve etkisini ortaya koymaktadır.

Eğer bir müzik eserinde güftekar ve bestekâr, söz ve ses uyumu iyi dizilmiş müzik eserleri ortaya çıkarmışlarsa o eser nesiller boyunca unutulmaz ve klasikler arasına girer.

Ritim sunulan ne ise onu güçlendirir, duyularımıza hitap eder, daha iyi algılamamızı ve hissetmemizi sağlar. Aynı sayıdaki ögelerin toplam gücü ritmik dizilme ile çok daha fazla olur.

Rahmetlik Sabit Hoca ritmin gücü artırması konusunda çok güzel bir örnek vermiştir, daha iyi anlamamız için bu örneği tekrar etmekte fayda var, açıklayayım. “Bir gurup askerin düzensiz geçişi sırasında sağlam kalan tahta köprü, aynı askerlerin uygun adımlarla ritmik geçişine dayanamayıp yıkılabilir.” Ritmin gücü bu örnekle çok güzel anlatılmıştır.

Sanırım ritim iyice anlaşılmış ve fotoğrafta ritim konusunu anlatmanın da zamanı gelmiş olmalı.

Kozmostan organizmalara, ışıktan elektrik enerjisine, bizi mest eden hayallere sürükleyip mutluluk ya da melankoli yaşatan müzik, mimari, resim, şiir gibi her ortamda bulunan ritim, fotoğrafta da önemli bir etki oluşturmaktadır.

Fotoğrafta kompozisyonu oluşturan benzer yapıdaki ögelerin, belli bir yöne doğru tekrarlayarak sıralanması ritim oluşturmadır.

Kompozisyonunda art arda sıralanmış benzer nesneler ritim oluşturarak, ögeye vurguyu artırır, fotoğrafa bakanlarda süreklilik duygusunu yaşatır ve seyir zevkinin arttırır. Ritim fotoğraflarımızın içerdiği enerjiyi arttırarak, anlatmak istediğimiz konuyu daha anlaşılır hale getirir.

Art arda sıralanma nasıl olur? Sorusunun cevabını derinlik ve düzlem olarak cevaplandırabiliriz.

Yaşar Beyin fotoğrafında belli bir düzlemde yan yana ağaç dalına tünemiş kuşların; eşit aralıkta dizilmeleri, aynı yöne bakmaları, üç tane ve aynı tür olmaları ritmik yapıyı oluşturmadaki en güçlü özelliktir.

Ritim anlatıma abartı ekler, görüntüye zenginlik katar, doğrultu ve yön gösterir. Burada kuşların sağa doğru bakıyor olmaları fotoğrafı ‘açık kompozisyon’ haline getirerek, izleyicinin merakını artırıp “bunların baktığı yerde ne var?” sorusuna yönelterek, kendilerince bir yorum yapmalarının yolunu açmıştır. Merak fotoğrafa olan ilgiyi artırır, zaten fotoğrafçının amacı da o ilgiyi toplamaktır.

Ritim duygusunu hissedebilmemiz için bu fotoğrafta olduğu gibi aynı ögeden en az 3 tane olmalı ve eşit aralıklı dizilmelidir. Ardışık ögelerin sayısının artması, hissedilen ritim duygusunu güçlendirir.

Burada olduğu gibi ögeler belli bir düzlemde dizildikleri için derinlik ve perspektif olgusundan söz edemeyiz, ancak bir dalın üzerinde verev dizilmiş olmalarının fotoğrafa dinamizm kattığı söylenebilir.

Perspektif ve derinlik hissettiren dizilimler, çizgisel olarak yakından uzağa doğru ritmik sıralanmış ögelerle şekillenir. Sütunlu antik bir yolun düz çizgi şeklinde uzaması ya da V şeklinde uçan göçmen kuşlar ve S şeklinde kıvrım yaparak tek sıra halinde çeşmeye giden koyun sürüsü, fotoğrafta derinlik duyumsatan ritme güzel bir örnektir.  

Bir fotoğrafta, ritmi bozan unsurlar olabilir. Bu fotoğrafta en sağda yer alan kuşun diğerlerine göre biraz kabarık oluşu, ritmi bozuyor gibi görünse de bana göre dikkati toplayan bir yapıdır. Bir yolcu treni düşünelim, hepsi yolcu vagonu olduğunda güçlü bir ritmik yapı oluşturur. Ancak arada bir veya daha fazla dağılmış yük vagonu bulunursa bu durumda ritmin büyüsü bozulmuştur. Ritmin bozulmasını kusur olarak kabul etmemek gerekir, fotoğrafta dikkat çekici yapısal bir özellik olarak kullanılabilir.

Çizgisel şekilde derinlemesine uzanan objelerin ritim duygusunun güçlendirmesi için tüm yapısal unsurların net olması gerekmektedir. Baştan sona uzanan net alan derinliğini, geniş açılı/kısa odaklı objektiflerle ve kısık diyafram ayarıyla yapılan çekimlerle yakalarız. Bu fotoğrafı Yaşar Beyin uzun odaklı bir lens ile çekim yaptığı göz önüne alınırsa, düzlem şeklinde dizilim nedeniyle ögelerin hepsi nettir. Diyelim ki bu fotoğraf sağdan veya soldan çekilseydi, uzun odaklı objektif ancak ögenin birini muhtemelen ortadakini net olarak yakalayacak, diğer ikisi flu olacaktı. Fotoğraf estetik açıdan güçlü olabilirdi ama ritimden bahsedemezdik.

Sevgili Kristal, yanal ışık nesnelerin hacim etkisini ortaya çıkardığı için ritmik unsurların da daha güçlü hissedilmesini sağlayacaktır. Cephe ışığından ise mümkün olduğunca kaçınmak gerekmektedir, çünkü gölge kalmayacak, öge düzleşecek ve belirginlik azalacaktır.

Birçok kuş fotoğrafında pasif yapıya tanık oluyoruz. Tamam, fotoğrafta bir kuş var ama hepsi o kadar. Bir mesaj ya da belge niteliği göremediğimiz kuş fotoğrafları çok. Belgesel ve dinamik yapıya sahip olmayan kuşlu kompozisyonlar bence fotoğrafı sıradanlaştırıyor. Bu karede sözünü ettiğimiz gibi diyagonal tüneme kompozisyona canlılık katmış. Ayrıca hepsinin negatif boşluğa doğru bakıyor olmaları da izleyicide uyandırdığı merak ve yorumlama ihtiyacı hissettirmesi nedeniyle, fotoğrafı daha güçlü hale getirmiş.

Ritmik yapısının yanında, dinamik ve anlama isteği uyandıran özelliğiyle bu fotoğraf bence övgüye değer nitelik yakalamış, tebrik ediyorum.

Selam, öğrenme ve anlama çabasıyla yorulanlara gitsin…

Mikdat Besni

İlişkili İçerikler

Altın Oran

Altın Oran… Matematikten felsefeye, fizikten edebiyata kadar pek çok alanda kendine yer edinen, sanatta ise genellikle mimari, heykel, resim hatta müzikle bağdaştırılan bu müthiş fenomen, bale ve dansta da mükemmeli yakalamak için biz sanatçılara ışık tutar.

Kompozisyonda Negatif Alan

Bu yansıma fotoğrafından çok etkilendim, üzerinde konuşmadan geçemedim, fotoğrafın olumlu etkilendiğim birçok özelliği var, öncelikle bunları açmamı isteyeceğinizi sanıyorum, açıklayayım.

Birçok yansıma fotoğraflarıyla karşılaşıyoruz, bunların çoğu fotoğrafçının karşılaştığı, kendine ilginç gelen ve hoşuna giden görüntülerin fotoğraflarının çekilip paylaşılması yoluyla görüyoruz.

Fotoğrafta Sadelik

Merhaba Kristal.

Çerkes Hocanın çölden bir kesit sunan fotoğrafı, üzerimde derin izler bıraktı. Eğer izniniz olursa beni etkileyen unsurlarıyla bu fotoğraf üzerinde konuşalım.

Fotoğrafta Grafik

Erol Hocanın bu fotoğrafını görünce çok etkilendim, siz etkilenmediniz mi?

İlk aklıma gelen ve beni etkileyen şey “tam yorumlanacak fotoğraf” düşüncesini yaşamamdan kaynaklandı.

Ama bir sorun vardı, o sorun fotoğrafın tek bir özelliğiyle değil, bir bütün olarak fotoğrafik değerlere sahip olmasından kaynaklanıyordu. Fotoğrafta aradığım her özellik, içerine bir Anadolu Kilimindeki motifler gibi ilme ilme işlenmişti.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
8 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Ertan Öztürk
Makale Değerlendirme :
     

Tekrar eden nesneler ve denge fotoğrafı çok güçlü hale getirebiliyor.
Bu saatte yazıyı hemen okudum 🙂 Teşekkürler.

Mikdat Besni

Ertan Beyim merak ettiğiniz bir konudaki yazıyı gecenin geç saatlerinde de olsa okumuş olmanızdan mutluluk duydum.
Selamlarımı iletiyorum.

Sebahattin Demir
Makale Değerlendirme :
     

Her zamanki gibi, bilgilendirici, eğitici, ufuk açıcı bir yazı daha!

Fotoğrafta ritimi ben de çok seviyorum. Ben, doğrusal ritimin yanısıra fraktal tarzı ritimi daha çok beğeniyorum.

Emeklerinize sağlık Mikdat üstad.
Selamlar, sevgiler

Mikdat Besni

Sebahattin Beyim belirttiğiniz gibi ‘fraktal ritim’ (kendine benzer şekillerin tekrarlaması) belirttiğiniz gibi estetik, ilgi çekme ve sanatsal yapı açısından çok daha etkili olduğu bir gerçek.
Bu konuyu gündeme getirerek büyük bir katkı sağladınız, teşekkürlerimi iletiyorum.

Yasar Aykac

Merhabalar Mikdat Bey,
Fotoğraf okumaları üzerine yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz, teknik olarak iso, shutter gibi konuların öğrenimi ilk zamanlar daha karmaşık gibi görünse de aslında fotoğrafın mesajının oluşturulması daha zor ve uzun soluklu bir kazanım.

Kristal’e ve size selamlar, sevgiler.

Mikdat Besni

Yaşar Beyim; okuyucuların düşüncelerini öğrendiğimde mutluluk duyuyorum ama daha önemlisi ne ölçüde yararlı olduğumuzu da öğrenmiş oluyorum.
Aydınlattığınız için teşekkürler…

Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Değerlendirme :
     

Yine harika bir konu seçimi ve harika bir yazı olmuş. Bir süredir uzak kaldığım ve özlediğim yazılarınızı keyifle okudum. Ellerinize sağlık Mikdat bey.

Yazıyı okurken aklıma takılan bir sorunun cevabını ise yazının sonlarına doğru buldum. Kuşların birini netleyip diğerlerini flu çeksek ve fotoğrafa biraz alan derinliği katsak olur mu diyecektim ki, bunun fotoğrafı estetik açıdan güçlendireceği ama ritmi bozacağı bilgisini aldım.

Yaşar beye de bu güzel fotoğrafı için teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Fotoğraf çekim anı açısından da kıymetli. Çünkü malumunuz kuşlar çok hareketli canlılardır. Hepsini bu şekilde aynı yöne bakarken çekmek için o kritik anı kollamış olmalı.

Yeni yazılarınızda görüşmek üzere, selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni

Öner Bey düşündüğünüz sorunun cevabını bulmanız beni mutlu etti.
Selamlarımı iletiyorum…

Makale yazarı

Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

Manşet

İyi yöneticilerin davranışları ve özellikleri

Bugün, her zaman yaptığımız fotoğrafçılık sohbetleri yerine, Sebahattin Demir'in büyüyen firmasındaki yöneticileri konuşalım istiyorum. Fotoğrafçılıkla ilgili sağlam yazılarımız da kuyrukta, yayınlanmayı bekliyorlar, sadece ufak tefek dokunuşları kaldı.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Yeniden Kadrajlama Tekniği ile Fotoğraflarınızı Geliştirin

Yeniden Kadrajlama Tekniği

Yeniden kadrajlama, ana odak noktasını kullanarak konuya odaklanmak ve elinizi deklanşörden çekmeden konuyu kadrajınızdaki başka bir yere yeniden konumlandırarak ideal kadrajı oluşturup fotoğrafı çekmektir.
8
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x