Kristal'e Mektuplar

Hayat Bu!

Özellikle ilgi merkezi olan pencere, fotoğrafla bağlantı kurmamızı sağlıyor. Pencere ile buluşan gözler hemen ardından kurumaya bırakılmış biberlere odaklanıyor. Biberlerin kırmızı olması ilgi merkezinin güçlü şekilde dikkat çekmesine yardımcı oluyor.

Bence yaşama dair duygular hissettiren özellikler, estetik özneye sahip olmayan bir fotoğrafı ‘iyi’ yapmaya yetmiş.

-

Merhaba Kristal.

Çekici fotoğraflar bir çırpıda dikkati ve beğeniyi üzerinde topluyorlar, değil mi? “Evet!” dediğinizi duyar gibiyim, yanılıyor muyum? Özellikle güzel kadınlarla, makyaj ve kuaför bakımı sonrasında yapılan stüdyo çekimleri böyle bir yapıya sahiptir.

Bir sohbetimiz sırasında genç Mehmet Polat Küntüz arkadaşımın söylediği ve hafızamdan silinmeyen bir söz vardır; “Kadın güzel diye, fotoğraf güzel olmamalıdır.” Bence Mehmet Polat haklı ama yanılıyor, çünkü güzel bir modelin fotoğrafı da güzel oluyor ama bakılıp geçiliyor ve kolayca unutuluyor. Güzel ama kolay unutulan fotoğrafın değeri de kendine göre oluyor.

Ancak bazı fotoğraflar vardır ki, estetik açıdan hiçbir ikon barındırmazlar fakat izleyici ile bağ kurarlar, söyleşirler onunla…

İşte bu fotoğraflardan birisi mektubumuza konu oldu. İlk bakışta yıpranmış bir yaşamla bağlantı kurduğumu hissettim, kopamadım ve yorumlarına bakmak istedim, fotoğrafçı not düşmüştü, okudum;

“Hayat bu, esaret, acı ve girdaplar içinde bir yolculuk…”

Fotoğrafçı ile örtüşmüştük, ikimize de aynı duyguları yaşatan bir fotoğraf karşımızdaydı. Estetik gücü yüksek ve çekici bir yapıya sahip olmamasına rağmen bu fotoğraf, farklı kişilere aynı hissi yaşatan bir şeyler anlatmıştı. Öyleyse ‘iyi fotoğraf’ olmalıydı.

Özellikle ilgi merkezi olan pencere, fotoğrafla bağlantı kurmamızı sağlıyor. Pencere ile buluşan gözler hemen ardından kurumaya bırakılmış biberlere odaklanıyor. Biberlerin kırmızı olması ilgi merkezinin güçlü şekilde dikkat çekmesine yardımcı oluyor.

Bu durumda fotoğrafı okumaya çalışalım bakalım onu ‘iyi’ yapan özelliklerden nelerle karşılaşıyoruz.

Her ne kadar pencereden insan görünmese de, kurutmalık kırmızıbiberler insanın varlığına dair önemli belirti veriyor. Böylece bu pencerenin ardında bir yaşam olduğunu hissediliyor. Biber kurutma işlemi kırsal yaşama ve eskilere dair alışkanlıklardır. Konut ahşap olduğuna göre, burası Karadeniz bölgemizden kırsal bir alan ve pencerenin ardındaki insan ise yaşlı olmalı.

Kurumaya bırakılmış biberin azlığı birazda yalnızlığı hissettiriyor. Öyle ya o evde yaşayan kalabalık bir aile olsaydı, kışa hazırlık yapmak için daha fazla biber kurutulurdu.

Mekândaki yaşamın varlığı ve niteliği hakkında biber bazı bilgiler verse de asıl işareti, yıpranan ahşap dokudan alıyoruz.

Saçak altına doğru baktığımızda, zamanında mekânın boyandığını, saçağın koruduğu bölümde ancak kendini hissettirebilecek ölçüde varlığını sürdürebildiğini, mekânın günümüzde gençliğini yitirdiğini görüyoruz.

Ahşap dokunun güneşin yaktığı ve yağmurun ıslattığı bölümünün ise çokça yıprandığını anlıyoruz.

İşte mekânda yaşayan insanın da yıprandığını, bizlere bu ahşap doku hissettiriyor. Ahşabın görüntüsü hayata dair o kadar güçlü sezi hissettiriyor ki, “Hayatın; esaret, acı ve girdaplar içinde bir yolculuk…” olduğunu apaçık gözler önüne seriyor.

Fotoğrafta aşağı doğru indikçe, toprağa yaklaştıkça görülen yıpranmanın fazlalığı; ömrün ilerleyen durumunu daha etkin şekilde anlamlandırıyor olmalı. Renk tümden kaybolmuş ve tahribat o kadar fazla ki, hatlar derinleşmeye başlamış tıpkı ciltteki çizgiler gibi…

Bence yaşama dair duygular hissettiren özellikler, estetik özneye sahip olmayan bir fotoğrafı ‘iyi’ yapmaya yetmiş.

Selam ‘iyi’ işler yapmayı hedefleyenlere gitsin…

Mikdat Besni

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Sanatsal Fotoğrafın Yapı Taşları

Fotoğrafın, anlatım gücünün yoğun, insan mekân ilişkisinin güçlü, loş ışıklı bir ortam olmasına rağmen çok büyük oranda izleyiciye karanlık nokta sunulmadığını ve derinlik boyutunun da katkısıyla güçlü özellikleri dikkat çekmektedir.

Kristal’e mektup var

Yazılarımı özlemişsiniz. Yazdığınız mektup beni duygulandırdı. Beni seven ve yazılarımı arzulayanlara nasıl hayır diyebilirim ki…

Kristal’den Mektup Var

Posta kutuma düşen bir mektup sürpriz oldu. Kristal göndermiş. Kısaca, mektubunda Mikdat Bey’den uzun zamandır haber alamadığını ve merak ettiğini yazıyor ve bilgi rica ediyordu. Ben de kendisine, Mikdat Bey’le konuşmasak da sosyal medyadaki paylaşımlarından dolayı iyi olduğunu bildiğimi yazmaya niyetlendim.

Atatürk – 100. Yıl Anısına

Hepimizin yüreğine bir ok gibi saplanan şu sözleri söyledi; “Siz bu insanı ve ideallerini anlayamadınız. Anlamış olsaydınız bugün Avrupa kapılarında sürünmez, Avrupalılar sizin kapılarınızda bekleşirlerdi”…

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

4 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Şenol Erdener
Makale Puanlama :
     

Mikdat ustam kıymetli yorumunuzla değer kattınız.
Fotoğrafın anlatabilmesi güzel bir duygu.
Çok teşekkür ederim saygı ve selamlarımla.

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Yorumun sahibi  Şenol Erdener

Şenol Dostum anlatımı güçlü, fotoğrafçı ile izleyiciye aynı duyguları hissettiren ender fotoğraflardan birisiyle karşılaşmıştım.
İçeriği ile bana birşeyler hissettiren ve yazdıran fotoğraftı.
Tebriklerimi iletiyorum.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Puanlama :
     

Şenol beyi tebrik ediyorum.
Eline yüregine sağlık Mikdat abim.
Güzel çeken, güzel gören, güzel anlatan herkese selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Yorumun sahibi  Öner BÜYÜKYILDIZ

Teşekkürler Öner, selamlarımı iletiyorum…

Makale yazarı

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Son görev yeri olan Susurluk’ta yaşamaktadır. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini anlayınca, ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu.Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine, iyi fotoğrafın ve fotoğrafçının ön plana çıkmasına destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Kurucu Başkanıdır. Fotono21 ve ASFOD onur üyesi olarak taltif edilmiştir. Fotoğrafın bir hobi aracı olarak görülmesini, sanatsal açıdan tuzak olarak görmektedir. Fotoğrafçıyım diyenlerin, yaratıcı yenilikler içerisinde olması gerektiğine inanmaktadır. Fotoğrafın Aksakallarının rehberlik yapması ve ufuk açıcı yeni çalışmalar içerisinde olması gerektiği düşüncesiyle, gerek şiir ve gerekse yorum olarak bir başyapıt olan Mihriban Türküsünü, ülkenin çeşitli yerlerinden 18 arkadaşıyla birlikte fotoğrafik olarak anlatan çevrimiçi Düşünme Biçimleri atölyesini, Fotono21 bünyesinde gerçekleştirmiştir.Bazı yurtiçi fotoğraf yarışmalarına jüri üyesi olarak davet edilmiştir. Bunlar içinde ülkemizin savunma destanı olan Çanakkale Savaşları Tarihi Alan 1. Fotoğraf Maratonuna yapılan çağrıyı fotoğraftan aldığı en büyük ödül olarak görmektedir.

MANŞET

POPÜLER İÇERİKLER