Daha

    Kristal'e Mektuplar

    Tutku

    Maside hanım uzun süredir ilgiyle izlediğimiz bir sanatçı. Pozlama dalında eşsiz eserler sunuyor, merak edip başarısının kaynağını öğrenmek istediğimizde, önünde belgesel çekim yapan bir abisinin bulunduğunu, onunla zaman zaman fotoğrafa çıktığını ilk ateşin gönlünde bu şekilde yandığını, fırsat buldukça abisinin makinasını alıp kaçarak fotoğrafa başladığını, içindeki tutkunun sönmediği için kendi makinasına sahip olduğunu görüyoruz. İşte abisinin kamerasını alıp kaçması, fotoğrafa olan tutku derecesinde sevgi ve merakın en önemli göstergesidir.

    -

    Merhaba Kristal.

    İsteğiniz üzerine sizi aydınlatacağım ama başarısızlığı yererek değil, başarının altında yatan unsurları inceleyeceğiz. Bence başarıyı konuşmak, tanıtmak, örnek alınması için yol göstermek gerekir. Bunun için elimizden geldiği kadar gayret etmek ise boynumuzun borcudur.

    Sevgili Kristal, başarılı olanların ortak özelliği sır değildir. Hangi dalda olursa olsun, ister sanat yapıyor olsun isterse işi olsun, bildiğim, gördüğüm, defalarca yanılmadan tanık olduğum bir şey varsa o da; yaptıkları işe tutkuyla bağlı olmaları ve ciddiye almalarıdır. 

    En başarılı öğretmenler işine tutku derecesinde bağlı olanlar arasından çıkıyor. Doktorlar da aynı şekildedir, avukatlar da…

    Hatta söz konusu meslek sıhhi tesisatçılık da olsa bir şey değişmez, oto tamirciliği de olsa… Marangozluk, sıvacılık, temizlikçilik… Hiç fark etmiyor.

    İşini iyi yapan takdir görüyor, güveniliyor, kazanıyor, daha iyi yaşıyor, değil mi, yanılıyor muyum?

    Yıllardır fotoğrafçılarla iç içeyiz, birçok tepedeki sanatçı ile tanıştık sohbet ettik. Gördüğümüz o ki fotoğrafa sevgi ile bağlılık başarının temelinde yatıyor.

    Yine yıllardır eğitim veriyoruz. İçlerinde gelip geçenler olduğu gibi, çok az başarılı olanları gördük. Başarılı olmayanların ortak özelliği mensubiyet duygularının zayıf, ilgilerinin yüzeysel, bağlılıklarının ise olmamasıydı.

    Size bir sır vereyim mi? Başarısızlar gibi davranmayın, onların uzak durduğu işlere ve tarzlara yönelin başarılı olacaksınız…

    Çalışmayı sevme, çaba gösterme, yapılan işe tutku ile bağlılık, saygı-sevgi ve hedefin bulunması başarılı olanların benimsediği özellikler olduğu için bunlar gibi davrananlar başarılı, aksi davranış sergileyenler her zaman başarısız oluyorlar.

    Funda Arar’ın beğenerek dinlediğim bir şarkısı vardır, “Yak gel… “ der sanatçı “Yak gel bildiğin ne varsa, sat gel gözüm yok para pulda. Yalnız sanadır bu hasretim…” der hit olan şarkısında.

    Fotoğrafta da zirveye çıkanların ortak özellikleri, şarkıda anlatıldığı gibi işlerine tutkuyla, aşkla bağlı olmalarıdır. Onlar için ideallerinde bir ışık gibi yanan güçlü bir hedef vardır. Hedeflerine doğru, ümitsizliğe kapılmadan ve yorulmadan büyük bir hasretle koşar adımlarla yol alırlar.

    Öyleyse başaranların taktiğini uyguladığımızda hiç şüphesiz bizler de aynı konuma ulaşacağız.

    İnsanların yaptıkları hangi iş olursa olsun, başaranların işlerine yaklaşımları, bakışları da aynı özellikler taşımıyor mu?

    Fotoğrafçının en önemli özelliği görmek değil midir?

    Peki! Fotoğrafçının sadece çektiğini görmesi yeterli midir? Başaranların içindeki tutkuyu da görmesi gerekmez mi?

    Maside hanım uzun süredir ilgiyle izlediğimiz bir sanatçı. Pozlama dalında eşsiz eserler sunuyor, merak edip başarısının kaynağını öğrenmek istediğimizde, önünde belgesel çekim yapan bir abisinin bulunduğunu, onunla zaman zaman fotoğrafa çıktığını ilk ateşin gönlünde bu şekilde yandığını, fırsat buldukça abisinin makinasını alıp kaçarak fotoğrafa başladığını, içindeki tutkunun sönmediği için kendi makinasına sahip olduğunu görüyoruz. İşte abisinin kamerasını alıp kaçması, fotoğrafa olan tutku derecesinde sevgi ve merakın en önemli göstergesidir.

    Maside Hanımın başarısı sağlayan geçmişinin, söylediklerimizle uyuşması ne kadar anlamlı değil mi?

    Uzun pozlama bir fotoğraf görüyoruz. Bulutlardaki ve deniz yüzeyindeki hareketin pozlama süresince hareket ettiği alan boyunca yayılmasının algılayıcı tarafından tespit edilmesi nedeniyle, hareketin olduğu alanlarda konturların emilmesine yol açılmıştır. Pozlama karmaşayı emer, sadeliği ve belirginliği ise destekler. Hoşa gider bu yapı, çünkü sakinlik ve romantizm hissettirir.

    Şunu unutmayınız ki; insan duygusuna hitap eden fotoğraf iyidir, sanatsaldır, sevilir…

    Selam mesleğine tutkuyla bağlı olup iyi işler çıkaranlara gitsin…

    Mikdat Besni

    İlişkili İçerikler

    E-POSTA ABONELİĞİ

    Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

    Abone ol
    Bana bildir
    guest
    2 Yorum
    Beğenilenler
    En yeniler Eskiler
    Satır içi geribildirimler
    Bütün yorumları göster
    Okyar Atilla
    11 ay önce

    Başlığı görünce “Mikdat Hoca bu sefer kendisini mi anlatmış” diye geçirdim aklımdan. Bir sohbetine katılsanız bana hak verirsiniz. Mikdat Hocanın foto-graf tutkusu inanılmaz. Yazıda bahsi geçen Maside hanımın kısa hikayesinde “makinayı alı kaçmak” foto-graf tutkusunun dışa vurumu. İyi ki yapmış ve vazgeçmemiş.

    Sevgi ve saygılarımla

    Öner BÜYÜKYILDIZ
    Öner BÜYÜKYILDIZ
    11 ay önce
    Makale Değerlendirme :
         

    Yapılan işe tutku ile bağlılık ve devamlılık. Başarının sırrını bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederiz Mikdat hocam. Aynı noktaya damlayan suyun mermeri bile delmesi, devamlılığın başarıyı getireceğini gösteriyor. Yaptığı işe tutku ile bağlı olmak ise bir ayrıcalık. Belki denk gelmişsinizdir, bir süre önce medyaya da yansıdı: Bir temizlik işçisi, her sabah işe başlarken çöp arabasını silip temizliyordu. Çöp arabası işte, zaten kirlenecek demeden, yaptığı işe olan tutkusuyla silip parlatıyordu çöp arabasını.

    Ellerinize , emeğinize sağlık Mikdat hocam. Sizler gibi yaptığı işi seven, işine tutku ile bağlı hocalarımızın izinde olmak bile mutluluk verici.

    Selam ve saygılarımla.

    Makale yazarı

    Mikdat Besni
    Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

    MANŞET

    POPÜLER İÇERİKLER

    2
    0
    Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
    ()
    x