Kristal'e Mektuplar

Kritik An – Karar Anı

Bu kez ilk gördüğümde çok etkilendiğim bir fotoğraf mektubumuzun konusu oldu. Fotoğrafın beni etkilediği kadar, fotoğraf sanatına ilgi duyan bilinçli kesimi de etkilediğini, beğeniler arasındaki isimlerden rahatlıkla anlıyoruz.

Sevgili Kristal, sosyal medya beğeni sayıları sanatsal bir onay makamı olarak düşünülmemelidir, ancak beğeniler arasındaki isimler arasında sanat açısından yeterliliğini kanıtlamış isimlerin varlığı çok daha önemlidir. Ata Hocanın fotoğrafı bu açıdan bakınca sosyal medyada paylaşılan fotoğraflardan kendini ayırıyor.

-

Merhaba Kristal.

Bu kez ilk gördüğümde çok etkilendiğim bir fotoğraf mektubumuzun konusu oldu. Fotoğrafın beni etkilediği kadar, fotoğraf sanatına ilgi duyan bilinçli kesimi de etkilediğini, beğeniler arasındaki isimlerden rahatlıkla anlıyoruz.

Sevgili Kristal, sosyal medya beğeni sayıları sanatsal bir onay makamı olarak düşünülmemelidir, ancak beğeniler arasındaki isimler arasında sanat açısından yeterliliğini kanıtlamış isimlerin varlığı çok daha önemlidir. Ata Hocanın fotoğrafı bu açıdan bakınca sosyal medyada paylaşılan fotoğraflardan kendini ayırıyor.

Ama beni etkileyen, beğenenler arasındaki kabul gören isimlerin varlığı da değildi doğrusu.

Diyeceksiniz ki; minimalist yapısı mı, ya da emeğe dair içeriği mi veya sizin çok önem verdiğiniz doku gücü mü?

Sevgili Kristal bu tespitlerinizin hepsi doğru, bu fotoğrafı alın kompozisyon ögeleri açısından hangi ölçüte göre anlatmak isterseniz onu bulursunuz.

Diğer fotoğraflarda zor rastlanan bir başka unsur açısından, bu fotoğraf üzerinde sohbet etmek istiyorum.

Diyelim ki bir manzara fotoğrafı çekiyorsunuz. Doğal olarak ziyaret mevsimi ve çekim vakti fotoğrafı değiştirir ama ışık şartlarında olağan devamlılık varsa çekim anının kısa sürelerle değişmesi fotoğrafı çok az farklılaştırır. Beş dakika önce ya da sonra çekseniz bile çoğunlukla fazla bir şey kaçırmazsınız, fotoğraflarda benzerlik vardır.

Ama bu fotoğraf için aynı hükmü veremeyiz!

Bırakın beş dakikayı, beş saniye bile çok şey değiştirir.

Bu fotoğrafın gücü anlıktır!

Fotoğrafı okuduğumuzda; bir işçi, beton kalıp içerisindeki muhtemelen pencere boşluğu olacak bir açıklıkta bulunmaması gereken demirleri kestiğini görüyoruz. Ancak ayaklarını yere basmıyor, her an dengesini yitirip iş kazasına yol açabilecek bir merdiven üzerinde çalışıyor. Üstelik tek başına olmak zorunda, bulunduğu konumda kendisine yardımcı olacak bir arkadaşı da yok.

Ve fotoğrafın anlattıkları bunlarla sınırlı değil, bence asıl önemli olan yapısal özelliği; işçinin o demiri kesmek için çok büyük güç sarf ettiği anın yakalanmış olmasıdır.

İşte bu fotoğrafın anlatım gücünü yakalaması için dakikalar çok uzun bir zaman dilimidir, hatta saniyeler bile…

Bu fotoğraf bir “An” için vardır… Öncesinde ve sonrasında yoktur. İşçinin olağanüstü bir güç harcadığı, dişlerinin kinden değil; o metali kesmek için harcadığı gücün yaşattığı acıdan kitlendiği, yüz hatlarının, gözlerindeki umutsuzluğun her haliyle tespit edildiği an için bu fotoğraf vardır. Deklanşör anından bir saniye öncesi henüz kesim için harcanan kuvvet zirvesinde olamaz, belki bir saniye sonra da metal çubuk kesilmiştir olay bitmiş, sahne kapanmıştır. Fotoğraf kaçmıştır, geçmiş ola…

Ama tam kesim anı her şey çok farklıdır; gücün en çok harcandığı an olduğu için, mimiklerin yaşanan acıyı en etkin şekilde yansıttığı bu anda bu fotoğraf vardır.

Öncesinde ve sonrasında bir fotoğraf vardır ama bu ifade yoktur, ifade olmayınca fotoğrafın gücü de olamaz…

İşte bu ‘çekim anı’ nedeniyle bu fotoğraf anlatmak istediği ifadeye görkemli şekilde ulaşmış ve eşsiz bir güç kazanmıştır. Bu fotoğrafın tekrarı da yoktur, çekilemez, sanatsal oluşunu burada yakalar…

Fotoğrafın bu özelliği bana Prof. Sabit Kalfagil Hocanın ‘Kritik An’, Henri Cartier Bresson’un ‘Karar Anı’ betimlemesinin ne kadar haklı ve gerekli olduğunu hatırlamama yol açtı. Fotoğrafçılara rehberlik eden bu iki ismi rahmetle anıyorum…

Sevgili Kristal bir itirafta bulunmak istiyorum, fotoğrafik kültürümün gelişmesi için fırsat bulduğumda, bilgi veren etkinliklere katılmaya çalıştım. Ata Hocanın Marmaris Fotoğraf Festivali sırasında Nuri Bilge Ceylan’ın filmindeki bazı sahneleri okuması ve anlatması kadar tatmin edici bir başka fotoğraf üzerine konuşmaya rastlamadım. Dolu dolu geçen bir atölye idi, konuştuklarının önemli noktaları hafızamda güçlü şekilde yer edindi.

Ata Hocanın Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı ve Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Başkanlığı yapmış olması bu başarının şifrelerini veriyor olsa gerek…

Selam işini başarıyla yapanlara ve rehberlik edenlere gitsin…

Bayramınızın bayram gibi olması dileğiyle…

Mikdat Besni

İlişkili İçerikler

İmgeye Anlam Yüklemek

O yukarıda V şeklindeki açıklık sanki bir ceketin yakasını hissettirdi bana. İçinde ise açık renkte bir yelek ile koyuca gömlek gördüm. Abartıdan uzak, gösterişsiz, sade ama eğitimli, tevazu sahibi bir bireyin efendilik yansıtan duruşunu hissettim.

Belki şimdi siz “amma da uydurdunuz, yakıştırma, yok böyle bir şey!” diyeceksiniz, bence sorun değil, diyebilirsiniz.

Ya da dönüp fotoğrafa bir daha bakıp “evet ya, ben görememişim” diyebilirsiniz.

Bir fotoğraf yarışmasının analizi

Bu kez sizinle sohbetimi yarışmalar konusu üzerine yapmak istiyorum. Niçin? Diye sorabilirsiniz, açıklayayım… Her yarışmacı yarışmalara, uygun ve iyi olduğuna inandığı fotoğrafıyla katılmakta; kaybettiğinde haksızlık yaşadığına inanmakta, hatayı nerede yaptığını bilememekte, jürinin aradığını öğrenememektedir.

Yıldırımlar yaratan…

Bir kaleyi sarıp sarmalayan bu fotoğraf bana önce “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız” diye başlayan harbiye marşını, ardından da bu marşın yazılıp bestelenmesini sağlayan istiklal mücadelesini anımsatır.

Fotoğrafın sahibi Suat Hocam "Bu fotoğraf bana Allah'ın lütfu..." diyor ama bir gerçek var ki; Allah herkese hak ettiğini verir, kesinlikle adaletsiz değildir, adam kayırmaz. Bence hiç bir şey şans değildir, önümüze çıkan fırsattır, görüp yakalayan olur ya da olamaz. Konfüçyüs' ün dediği gibi; "Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır." Başarı; savaşanların ulaştığı yüceliktir.

Uzay Bükücü Aydın Büyüktaş

İlk fotoğrafıyla 2016 yılında “Fotoistanbul Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali Sergisini” gezerken karşılaştım. O sergide birçok fotoğrafla karşılaştım ama sadece Aydın Büyüktaş’ın fotoğrafını unutmadım.

Onlarca dakika fotoğraflarını tek tek izledim, nasıl çekilir kafa yordum, bir çıkış noktası bulmaya çalıştım.

Fotoğrafta bir mekânın hem üstten, hem de karşıdan görüntüsünü tek karede veriyordu. Bazı fotoğraflarda kadraj içerisinde hareket eden insanlar ve araçlar vardı ama sanki bunlar tek karede çekilmiş gibi dondurulmuştu.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
4 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
M.Zeki Özgen

Kritik an,beklenti gerçekleşirkenki stres gibi.Öncesi bir heyecan,sonrası bir gevşeme.Olayı takip ve alınacak pozisyon,işin bilgi,deneyim gerektiren kısmı.Uygun ekipmanı güdecek organik sensör ve işlemci sahibine “Fotoğraf sanatçısı” deniyor değil mi?

Mikdat Besni

Zeki Bey ne güzel açıklamışsınız…
“Uygun ekipmanı güdecek organik sensör ve işlemci sahibine “Fotoğraf sanatçısı” deniyor değil mi?” derken hiç bir yerde karşılaşmadığım ama taşıdığı anlam ve anlatımıyla bir başyapıt vecize görüyorum…
Evet, sanatçı olmak için organik algı ve bilgiyi işleme yeteneği gerekir…
Katkınız ve ilginiz güç verdi.
Teşekkürlerimi iletiyorum…

Öner BÜYÜKYILDIZ

Rahmetli Sabit Kalfagil hocanın “Fotoğrafın Yapısal Ögeleri ve Fotoğraf Sanatında Kompozisyon” kitabını okurken bir ara verip siteye girdiğimde yazınıza denk geldim. Sizin de yazınızda bu değerli isimleri yadetmiş olmanız güzel bir tesadüf oldu. Bu işi öğrenmeye ve hakkıyla yapmaya çalışan bizlere, verdiğiniz değerli bilgiler ve katkılarınız için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyiki varsınız Mikdat hocam.
Selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni

Eyvallah sevgili dostum.
Selamlar…

Makale yazarı

Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

Manşet

5 Farklı Portre Işık Seti - 5 Fotoğraf

5 Farklı Portre Işık Seti – 5 Fotoğraf

Amacım, sadece 1 yardımcı ışık kullanarak 5 farklı aydınlatma seti kurulumu ile 5 farklı portre fotoğrafı çekmeyi denemek ve çalışmamda kullandığım kamera ayarları, ışık yerleşim şeması, kompozisyon ve 5 değişik görünüm oluşturmak üzere kullandığım ışık değiştiricilerine ilişkin tüm bilgileri sizlerle paylaşmak...

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Fotograf çekmek mutlu ediyor

Fotoğraf Çekenler Daha Mutlu Oluyor

Fotoğrafçılar mutlu insanlar. Bunu ben demiyorum, Amerikan Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi tarafından yayımlanmış kapsamlı bir çalışma söylüyor. "Fotoğraf çekin, her şeyden daha fazla keyif alacaksınız" diyor.
4
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x