2024 yılının başında sonunda beni kullandığım kameradan vazgeçirecek kamerayı buldum ve kendimi şımartmak için dişimden tırnağımdan arttırdığım birikimlerimlerime kıyarak, artık benim bir parçam haline dönüşen Nikon D850 kamerama veda etmiş ve beraberinde 24-120 F4 Z lens ve FTZ II adaptörü ile paket olarak Nikon Z 8 aynasıza geçiş yapmıştım. Şimdi düşünüyorum da, iyi ki de yapmışım. Adeta fotoğrafçılığımda yeni bir dönemin başlangıcı oldu bu değişiklik benim için. Değişim tsunamisi başlamıştı bir kere; uzunca zamandır bir süper telefoto objektif sahibi olmayı arzuluyordum. Eski setimden kalan “AF-S Nikkor 70-200mm F/2.8E FL ED VR” objektifimi FTZ adaptörümle bir süre idare ettikten sonra yeni ekipman setime bir ağır silah olarak “Nikkor Z 180-600mm F/5.6-6.3 VR” süper telefoto objektifimi de ilave etmiş oldum. Elinizde Nikon Z8 gibi bir canavar ve 180-600mm gibi süper bir tele-objektif olunca rahat duramıyorsunuz.
Size de böyle oldu mu? Ben, bu setimle sanki mecburmuşum gibi kuş fotoğrafları çekmeye heveslendim. Hayır, öyle dağda bayırda, bataklıklar içinde kamp ve çadır kurup kamuflajlar içerisinde kuş beklemek değil benimkisi. Ben sıkıntılı biriyim.
Bir keresinde çok yakın bir dostumun aşırı ısrarlarına karşı koyamamış, bir hafta sonu onunla birlikte Anadolu Hisarı açıklarında tekneyle balık avına çıkmıştım. Arkadaşımın Göksü deresinde bağlı teknesiyle sabaha karşı boğaza açılmıştık. Saat 10:00 bile olmadan biz kıyıya yanaşmıştık. Sabahın 6’sından 10’a kadar geçen zamanda elimde olta takımı etrafıma amaçsızca bakınırken birkaç defa yüzerek kıyıya çıkma girişimlerimden beni alıkoyan yine arkadaşım olmuştu. Nasıl sıkılmıştım anlatamam. Arkadaşım, ailecek her bir araya gelişimizde o gününü nasıl zehir ettiğimi, sahildeki balıkçılardan, bir elimizdeki olta takımları diğer elimizde boş bir kovayla parasını ödeyerek nasıl balık alıp eve döndüğümüzü ve balıkçıların bizimle nasıl dalga geçtiklerini biraz da abartarak anlatır durur, hep birlikte güleriz. Tabi bu benim onunla, onun da benimle son balık tutma aktivitemiz olmuştu. Merak ettiğiniz için hemen yazayım; onunla hala eskisi gibi dostuz.
Şu anki evimiz bir ormanın kenarında. Balkona çıkınca yukarıdaki görseldeki gibi güzel bir çam panoraması ile karşı karşıya kalıyoruz. Ben, yazılarımı şu anda yaptığım gibi genellikle balkonumuzda kahvem eşliğinde kucağımda bilgisayarım ve ayaklarımı önümdeki tabureye uzatarak yazarım 😉. Yaz aylarında kuşların ve ağustos böceklerinin vızıltıları eşlik eder bu keyfime. Balkonumuzun tam karşısında, sık çam ağaçlarının arasında yüksek bir selvi var. Ben ne zaman balkona çıksam bu ağacın en tepesindeki sivri yerine (yukarıdaki görselde sarı daire içinde) kuşlar gelip konar. Ve ben ne zaman içeri koşup kameramı alıp geri dönsem yok olurlar. Kuşlar diyorsam öyle eşine zor rastlanan cinslerden bahsetmiyorum, bizim buralarda Kumru, Yaban güvercini, Saksağan, Serçe ve Kırlangıç dışındaki cinslere pek rastlanmaz. Görsem de anlamam zaten ne cins olduklarını. Elimde kamera varken hiç bir zaman denk gelmedik onlarla. Hatırlıyorum, bir gün inat edip bir saate yakın elimde bazuka gibi lensle öylece beklemiştim, ama kuşlar daha inatçı çıkmışlardı 😀. Benimle dalga geçiyor gibiydiler, dala her konduklarında tam objektifi onların tarafa doğrultunca kaçıyorlardı. Elimden kamerayı bırakıp yine yazıma odaklanıp göz ucuyla onları seyrettiğimde ise o dalda dakikalarca kalıp etrafı (belki de beni (!) seyrediyorlardı. Kesin benden kaçıyorlardı, benim görünmem onları ürkütüyor muydu?. Kuş fotoğrafçısı profesyonel dostlarımızın sabır ve azmine olan saygım birkaç kat daha arttı böylece. O olağanüstü cam gibi kuş karelerini elde etmek için nelere katlandıklarını ve bunun hiç öyle kolay bir iş olmadığını anlamış oldum bu sayede.
Peki sizce ben pes eder miyim?
Doğru bildiniz, etmem elbette!
Soru şuydu: Ben balkonda olmadığımda geliyorlarsa, onlara görünmeden nasıl fotoğaflarını çekebilirim? Bir akşam evde NetFlix’de heyecanlı bir ajan dizisi seyrederken bir ışık yandı kafamda. Çılgın fikirler genellikle böyle anlarda gelir aklıma, gülmeyin ama gerçek bu 🤔, ciddiyim. Burada teknoloji devreye girdi. Nikon Z8’e bellenim v2’de gelen “Auto Capture – Otomatik yakalama özelliği ne güne duruyor?” diyerek yerimden kalktım ve çalışma odamda bu konu hakkında Youtube videolarına daldım. Sonrası da bu yazımızın konusu oldu işte.
Otomatik yakalama nedir ne yapar?
“Otomatik Yakalama” ile, kameranız kendi kendine fotoğraf çeker – “nasıl yani?” diyorsanız bekleyin: Evet, gerçekten de kameranın yaptığı şey bu. Bunun için yapmam gereken tek şey, kamerayı belirli parametrelerle önceden ayarlamak, ardından kamera kendi işini yaparken, koltuğumda ayaklarımı uzatmak, bluetooth kulaklığımı takıp telefonumda kendime bu gibi anlar için hazırladığım özel dinleme listemdeki Müzeyyen Senar ve Tarkan düetinden “benzemez kimse sana”dan başlayıp dinlemeye koyulmak ve az önce keyifle hazırladığım sade türk kahvem eşliğinde sevgili eşimin buna benzer özel anlar için hazırladığı nefis tereyağlı kurabiyelerden ağzıma bir tane atmak.
Dışardan baktığınızda bunun
“fotoğrafik tembelliğin bir zirvesi”
olduğunu düşündüğünüzü biliyorum. Size demiştim, “ben sıkıntılı adamım“, keyfime düşkünümdür. Ama size bir dereceye kadar hak vermiyor değilim.
Ünsüz bir düşünürün dediği gibi;
Hobin olacaksa da böylesi olmalı,
Keyif vermeyen hobiyi ne yapayım ben.
Otomatik Yakalama, kamerada belirli parametreleri ayarlamanıza olanak tanır ve bu parametreler önünüzdeki sahnede meydana gelirse, kamera otomatik olarak fotoğraf ya da video çeker.
Bu, bir tür kamera tuzağı kurmaktır
bu da Otomatik Yakalamayı en iyi tanımlayan terimdir. Robert Capa ustanın ünlü felsefesini hatırlayalım “Fotoğraflarınız yeterince iyi değilse, yeterince yakın değilsinizdir“, bu güzel yazın için teşekkürler sevgili dostum Okyar Atilla. O selvinin dallarına ve kuşlara çok fazla yakınlaşmam ve kameramı o dallara bağlamam fiziksel olarak mümkün olmadığına göre, benim yeni süper telefoto objektifim ve üçayak vb. ekipmanlarım ne güne duruyor değil mi? Boşuna mı onca parayı verdim onlara.
Şimdi kapanı kurma vakti gelmedi mi? Bu kadar keyif yeter, haydi başlayalım…
Çekimden önce
- İlk olarak her zamanki gibi pozlama değerlerimizi belirlemek gerekiyor. Bunun için, Manuel Mod + Otomatik ISO veya Diyafram Öncelikli Mod ile Otomatik ISO‘yu öneririm – kendinizi hangisiyle daha rahat hissediyorsanız onu kullanın.
- Kamerayı bir üçayağa yerleştirin.
- Çekimin kesintiye uğramaması için tam şarjlı bir yedek pil, birlikte verilen AC şarj adaptörü veya bunlara alternatif bir güç bankası kullanın.
- AF modu AF-C (Sürekli AF) olarak ayarlanmalıdır (benim kameralarım tamamında her zaman öyle ayarlıdır zaten).
- Sürekli çekim kare hızını çekeceğiniz konunun çevikliğini hesaba katan bir değere ayarlayın. Tembel bir hayvan için en düşük sürekli çekim hızı yeterli olacaktır (örnek Sürekli L – 5 FPS); sinek kuşu gibi çok hızlı hareket eden konular için 30, hatta 60 FPS (örnek C30 veya C60) iyi olur!
Çoğumuzun fotoğraflarla daha çok ilgilendiğini sanıyorum ama Otomatik Yakalama video için de çok iyi iş çıkartıyor. Ben bu makalem için her ikisini de denedim.
Otomatik yakalama nasıl çalışır, ayarlar nasıl yapılır?
FOTOĞRAF ÇEKİMİ
Otomatik Yakalama’yı kullanmak beklediğinizden de kolay aslında. Belli ki Nikon, Otomatik Yakalama konusuna çok kafa yormuş ve bu süreci Nikon’dan beklemediğim kadar şaşırtıcı derecede akıcı bir hale getirmiş. Temelini kavradıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Nasıl çalıştığını ve bunu nasıl kullanabileceğinizi görelim artık?
Dikkat bundan sonraki ayarları Fotoğraf için yapacağız, Video çekmek için aşağıdaki VİDEO bölümüne gitmelisiniz. Otomatik Yakalama Fotoğraf çekim ayarları için Fotoğraf/video seçicisini kullanarak fotoğraf modunu seçin.

Şimdi Otomatik Yakalama’ya özgü ayarlara geçelim. Bu özelliği Nikon’un FOTOĞRAF ÇEKİMİ MENÜSÜ‘nün son satırında bulacaksınız. satırın üzerine gelin ve OK tuşun basın.
Otomatik yakalama’yı düzenli olarak kullanmayı planlıyorsanız, bunu “Menüm” sekmesine ekleyin.
Bu aşamadan sonra ikisi de aynı kapıya çıkan iki farklı yöntem ile ilerleyebilirsiniz:
1.Yöntem
“Başlat” satırı üzerindeyken OK tuşuna basın. Bu adım çekimi başlatmıyor yalnızca yapılandırmayı başlatıyor, durun daha henüz başındayız, işimiz o kadar kolay değil.
Bu işlemden başladıysanız 3. Adım’a gidin.
2. Yöntem
Birinci Yöntem’deki “Otomatik yakalama” menüsündeki ikinci satır olan “Kullanıcı ön ayarını seç” üzerindeyken OK tuşuna basın. P-1 ve P-5 arasında değişen 5 satırlı bir alt ekran gelecektir. Bunları Nikon’daki MENÜ BANKALARI gibi düşünün. Nasıl ki orada A ve D arasında 4 ayrı ve duruma özel kullanıma hazır ayarlar oluşturabiliyorsak buradaki P1-P5 de tam onlar gibi çalışıyor. Yani, Otomatik yakalamaya özel 5 farklı senaryoyu önceden yapılandırıp burada saklayabiliyorsunuz. Örneğin, bu yazımdaki gibi fotoğraf kapanı için olanları P-1’de ve bitiş çizgisindeki atletleri yakalamak için yaptığınız bir ayarı P-2’de saklayabilir ve sonrasında bu ayarları tekrardan yapmaktan kurtulursunuz. Bunlara anlaşılabilir başka isimler verebiliyorsunuz “Kullanıcı ön ayarı…” gibi kalmasına gerek yok. Ben P-1′ için “Kus Kapani” adını verdim.
Otomatik yakalama detay ayarları
Bundan sonra gireceğimiz değerlerin çoğunun amacı, yanlış tetikleyicilerin sayısını sınırlamaktır. Her şeyi varsayılan ayarlarda bırakırsanız, kameranız genellikle hata yapmıyor, ancak gereksiz ve hoşunuza gitmeyecek çekimler nedeniyle SİL düğmesini çok fazla kullanmanız gerekebilir. Biz yine de, her pencereye ve ayrıntılara bir bakalım.
1. Adım – Yakalama Kriter Seçimi
Yukarıdaki birinci yöntemi de, ikinci yöntemi de kullansanız bu sizi bundan sonraki adımlara getirir ve aşağıdaki ekran gelir.
İlk yapmamız gereken şey “Yakalama Kriterlerini” belirlemek. Üst sıradaki Sarı boyanmış ilk pencere üzerindeyken OK tuşuna bastığınızda; Hareket (Mot.) / Konu Algılama (Detct.) / Mesafe (Dist.) seçimlerinden oluşan üç onay kutusu bulunan aşağıdaki ekran gelir:
Burası en kritik kararı vereceğiniz ekrandır. Bu karar ile, kameranın ilk etapta fotoğraf çekmesine neyin sebep olacağını belirtiyorsunuz. Yalnızca “Mot. – Hareket”i işaretli bırakırsanız, deklanşör kadrajdaki bir yaprağın en ufak bir hareketinde veya suyun yüzeyindeki hafif bir parlamada tetiklenir ve çekim başlar.
Bu nedenle, deklanşörü -yalnızca kamera seçili konuyu algıladığında tetikleyecek- “Detct. (Konu Algılama)”yı da işaretlemeniz iyi bir seçimdir. Konu algılamada “Hedef türü”nü “İnsan” seçerseniz deklanşör, kadrajınıza bir insan girdiğinde odağı ona ve hatta gözüne kilitleyerek takip eder ve çekimi başlatır. Aşağıdaki bölümlerde göreceğiniz bu ayarı A, yani otomatikte bırakmak her durumda iyi işler çıkartıyor.
Son seçenek olan “Dist. (Mesafe)” işaretliyse kamera, konu yalnızca sizin belirleyeceğiniz mesafeye sınırları içerisine geldiğinde fotoğraf çekmeye başlar. Şöyle düşünün, 100m koşusu finalini tribünden seyrediyorsunuz, bulunduğunuz yer bitiş çizgisini tam karşıdan görüyor, yani atletler size doğru koşacaklar. 180-600mm Z lensinizin takılı olduğu kameranızı bir üçayağa yerleştiriyorsunuz ve bu ekrandaki Dist. sınırlarını bitiş çizgisinin önünde 2 ve arkasında 3 metre toplamda 5 metre olacak şekilde ayarlıyorsunuz. Konu algılama işaretli durumda ve “İnsan” olarak tanımlı. Start veriliyor ve Atletler size doğru koşmaya başlıyor ve en öndeki grup bitiş çizgisine 2 metre mesafeye ulaştığında deklanşör tetikleniyor ve kameranız en öndeki atlete odaklanıyor, gözlerine kilitleniyor ve seri çekimi başlatıyor. Birincinin ipi göğüslediği andaki en temiz kare sizin oluyor böylece. Nasıl ama?
Değişiklikleri kaydetmek ve otomatik yakalama ayarları ekranına dönmek için sağ alt köşedeki “Büyüteç içinde + – Tmm” tuşuna basın.
2.Adım – Hareket ve Hız Seçimi
Birinci adımda “Hareket” işaretlediyseniz, kameranın tepki vermesi gereken nesnenin boyutunu ve sonraki pozlamayı tetikleyecek hareketin hızını ve yönünü seçebiliyorsunuz. Bu ayarlar biraz sıkıntılı, Neded mi? Okumaya devam edin bana hak vereceksiniz 😎.
Bir önceki adımda “Mot. (hareket)” işaretli değilse bu pencere gri olarak gelir ve ayar yapılamaz. Yaban hayatı fotoğrafçılığı için, bu penceredeki Speed ve Size ayarlarını varsayılan değerlerinde (yani en hassas değerlerinde[1 ve 1]) bırakmanızı öneririm. Yalnızca bir sürü gereksiz fotoğrafla boğulmuşsanız koşulları aşağıda detaylarını verdiğim bilgilere göre sıkılaştırmalısınız. Burada tanımladığınız Size (boyut) ayarına göre kamera yalnızca nesne görüntüde o derece büyükse tetiklenir veya ileride göreceğiniz gibi yöne göre (örneğin, nesneniz yalnızca soldan sağa hareket ettiğinde fotoğrafını çekmek için gibi…) daraltabilirsiniz. Örneğin, 100m koşusunda start çizgisinde atletler sağa doğru çıkışa hazır durumdalar ve siz tam onların hizasında sağ tarafa doğru çıkış anını onların sırasından fotoğraflamak istiyorsunuz diyelim. Hareket yönünü sağ olarak tanımlarsanız start verildiğinde yine en temiz çıkış karesi sizin olur. Belki “start” tabancası ateşlenmeden önce fırlayan ve hatalı çıkış yapan atleti siz yakaladınız 🤔.
2.1. Adım – Konu boyutu
- [ Konu Boyutu ] ve [ Hız ] kriterlerini karşılayan konular, hareket ayarları ekranında yeşil kutularla gösterilir.
- Her [ Konu Boyutu ] seçeneği için görünen konu boyutu (odak noktalarıyla ölçülür) aşağıda listelenmiştir.
- [ 1 ]: 4 odak noktası veya daha büyük
- [ 2 ]: 8 odak noktası veya daha büyük
- [ 3 ]: 14 odak noktası veya daha büyük
- [ 4 ]: 24 odak noktası veya daha büyük
- [ 5 ]: 34 odak noktası veya daha büyük

Dikkat! Buradaki odak noktası sayıları En Az olarak belirtilmiştir. Örnek: Konu büyüklüğü [3] girilirse, nesnenin tüm ekranı kapsayan toplam 493 odak noktasından 14 odak noktasını veya daha fazlasını doldurması gerekiyor. Bundan küçük bir nesne (14 odak noktasını dolduramayan bir nesne) yakalanamayabilir. O nedenle konu boyutu seçimi çok kritik bir karardır. En garantisi bu seçimi [1] ‘de yani “4 odak noktası veya daha büyük olarak” bırakmak, kadraja sinek gibi çok küçük bir nesne girse konu algılama çalışmayacaktır. Bende bu da çalıştı. Hatta bu durumu Nikona yazmayı düşünüyorum. Tam tüm ayarlarımı tamamladım çekimi sürecini başlattım ve kadrajıma kuşun girmesini beklerken ortada kuş falan yokken deklanşör tetiklendi, çekim başladı ve ben ne oluyor diye yerimden kalkıp LCD ekrana baktığımda lensimin camına bir sineğin konduğunu fark ettim. Diyorum ya, bu uçan yaratıkların var bir alıp veremediği benimle 😀. Bu tecrübeden sonra Dist. ayarlı yani sınırlar arası çekim yapar oldum ve kurtuldum.
Aklnıza hemen şu soru geldiğinden eminim:
– “Peki ben seçimi [1] yani en az 14 odak noktalı seçimli yaptığımda ekranda en az 4 odak noktasını dolduran farklı bölgelerde 4 farklı nesne girerse ne olur? Toplamda 14 odak noktasını geçiyor işte“.
Cevap şu: Kamera en yakınında olanına odaklanır ve çekim başlar. Eminim, çünkü bu da geldi başıma.
2.2. – Hız seçenekleri
- [ Hız ], öznenin çerçeveyi yatay olarak geçmesi için geçen süre olarak ölçülür. Her değer için yaklaşık süre aşağıda listelenmiştir. Bunlardan daha çok hızlı hareket eden özneler algılanamayabiliyor.
- [ 1 ]: Yaklaşık 5 saniye veya daha az
- [ 2 ]: Yaklaşık 4 saniye veya daha az
- [ 3 ]: Yaklaşık 3 saniye veya daha az
- [ 4 ]: Yaklaşık 2 saniye veya daha az
- [ 5 ]: Yaklaşık 1 saniye veya daha az
Şimdi yine söyleneceğim ve siz de bana “ne huysuz adamsın” diyeceksiniz. Yukarıdaki hız seçenekleri sizi de sinirlendirmedi mi? Ey Nikon mühendisleri, neden [1] için 1 saniye… [5] için 5 saniye değil de tam tersi? Neden durduk yerde kafamızı karıştırıyorsunuz? Bu kodu yazan arkadaşın bence iyi bir tatile ihtiyacı var. En hızlı olanı [5] seçeneği, yani 1 saniye ya, 5 1’den daha hızlı algılanır diye mi düşündü acaba arkadaşımız? Ben başka sebep bulamadım, siz?
Bak hala duramıyorum;
Hani, [1]: “Yaklaşık 5 saniye veya daha az demek” oluyormuş ya, o halde neden [5] var? 5’i tanımlayan “Yaklaşık 1 saniye ve daha az” olduğuna göre [1] seçeneği de bunu kapsamaz mı?
Bir de Beş’den küçük ya işte. Bu durumda [1] tüm diğerlerini kapsar. Neyse bu konuda daha fazla kafa karıştırmayı burada bırakıyorum ve noktayı koyuyorum, Nokta (.)

Yandaki koşan adamı tasvir eden ekranda konu boyutu [3] girilmiş ve 14 odak noktası tarafından tespit edildiğini görüyoruz. [Hız] için ise [1] yani “5 saniye ve daha az” ayarlandığını görüyoruz. Atletin kadrajın en solundan en sağına varışı 5 saniye öngörülmüş demek bu.
Bu durumda kamera çekimi başlatacaktır. Çünkü ayarımız “5 saniye ve daha az” olarak ayarlı. Atlet bu mesafeyi 3 saniye ve daha az sürede alsa bile durum değişmez, çekim başlar.
Hem [ Konu Boyutu ] hem de [ Hız ] için [ 1 ] seçilmesi , kameranın çeşitli hızlarda hareket eden çeşitli boyutlardaki konuları algılamasını kolaylaştırıyor. Düşük değerlerden başlamak ve ardından hareket ayarları ekranında yeşil kutuların görüntülenmesini kontrol ederken veya konu algılama işlevi istendiği gibi çalışana kadar test fotoğrafları çekerken bunları kademeli olarak yükseltmek iyi oluyor.
3. Konu algılama ve Konu boyutu seçme
Birinci adımda üçüncü kutu olan “Konu Algılama” işaretliyse (EKRAN – 2), kameranın duyarlı olması gereken konu türünü ayarlamanıza olanak tanır. İlk pencerede “Konu” seçeneğini işaretlemediğiniz sürece bu pencere gri renkte kalır.
3.1 Konu algılama
Bu seçenek, kameranın algıladığı konuları daraltmanızı sağlar, böylece yalnızca belirli konu türünüz çerçevede olduğunda fotoğraf çeker.
3.2. Konu boyut seçenekleri
- [ Konu Boyutu ] kriterini karşılayan konular, konu algılama ekranında yeşil kutularla gösterilir.
- Her bir ortam için görünen özne boyutu (görüş açısının yüzdesi olarak) aşağıda listelenmiştir.
- [ 1 ]: %2,5 veya daha fazla
- [ 2 ]: %5 veya daha fazla
- [ 3 ]: %10 veya daha fazla
- [ 4 ]: %15 veya daha fazla
- [ 5 ]: %20 veya daha fazla

Konu seçimini “İnsan” olarak yaparsanız kadraja bir otomobil ya da bisiklet girerse deklanşör tetiklenmez diyor Nikon. Peki otomobili veya bisikleti kullanan insan değil mi, o ne olacak? Bak bunu denemedim, ilk fırsatta deneyip sonucu buradan yazacağım, merak ettim şimdi 🤔.
[ 1 ] olarak tanımlı [ Konu Boyutu ] kameranın çeşitli boyutlardaki konuları algılamasını kolaylaştırıyor. Konu algılama ekranında yeşil kutuların görüntülenmesini kontrol ederken veya konu algılama işlevi istendiği gibi çalışana kadar test fotoğrafları çekerken düşük bir değerden başlamanızı ve ardından kademeli olarak yükseltmeniz önerilir.
4. Adım – Çekim mesafe aralığını (Sınır) belirleme
Yukarıdaki EKRAN – 6’da, birinci adımda “Mesafe” işaretliyse (EKRAN – 2), kameraya hangi mesafe aralığı içinde çalışabileceğinin sınırları metre cinsinden belirtirsiniz. Yukarıdaki ayara göre Kamera, 1.2 – 2.4 metre aralığında herhangi bir hareket algılanmadığı sürece, o sınırlar dışında ne olursa olsun fotoğraf çekmez. Ben denemelerimde şöyle çalıştığını fark ettim. Bu ayarlara göre 2.4 metre ile 1.4 metre arasında çalışıyor dedik ya; kamera bu durumda odak düzlemini 2.4 metrede sabitliyor ve 2.4 metre odak düzleminde bir konu algılarsa ona kilitlenip çekimi başlatıyor. Yukarıda örneğini verdiğim bitiş çizgisindeki atletlerin çekilmesi için bu ayara ihtiyaç var işte. Bu ekrana geldiğinizde mesafe girmek için önce “i” tuşuna basmanız gerekiyor.
Peki, bu mesafeleri bilebilmek için yanımızda hep bir metre ile mi dolaşacağız? Hayır tabi ki. Size bu mesafeleri girmenin çok pratik ve eğlenceli bir yolunu anlatayım:
İstediğiniz mesafenin başlayacağı en yakın sınır çizgisini belirtmek için, (kameranın OK tuşunu çevreleyen sağ-sol-alt-üst ok tuşlarını veya joystik’i kullanarak) o mesafede olan bir nesnenin üzerine netleme noktasını getirin ve AF-ON tuşuna basın. Kamera lensten aldığı mesafe bilgisini [Near] olarak belirleyecektir, ardından noktayı en uzak olmasını istediğiniz nesnenin üzerine götürün ve yarım deklanşör yapın, kamera [Far] olarak uzak mesafe sınırını belirleyecektir. İşlem tamamdır, Hepsi bu!

Bu yöntemi Nikon’un dokümanlarında kolayca bulamazsınız. İlgili ekranın en altında göstermiş Nikon ama genellikle gözden kaçıyor. Ben de tesadüfen buldum?
Burada, unutulmaması gereken iki önemli sorun var. Her şeyden önce, kullandığınız lensler nesnenin mesafesini yeterince doğru bir şekilde (veya hiç) iletemeyebilir. Bu nedenle, mesafe bilgisi için Z gövdelerde yalnızca Z lensleri kullanmanızı öneririm. İkinci sorun biraz daha da spesifik; Ayarlamak istediğiniz en yakın mesafe, kullanılan lensin minimum odaklama mesafesiyle uyuşmayabilir. Örneğin, benim Nikon 180-600 mm lensim, 1800 mm’de minimum 2.4 metreden odaklanabilmesine rağmen, 600 mm’de ise minimum 12 metreden odaklanır. Bu lensimi az önceki örnekteki bitiş çizgisinin 5 metre uzağına koyarsam çekim gerçekleşemez. Üçüncüsü, çok küçük hayvanlar için Mesafe seçeneği çalışmayabilir, o nedenle geniş açıyla çekim yapacaksanız bunu devre dışı bırakmanızı öneririm.
5. Adım – Hedef Alan – Area
Alt sıradaki ikinci kutu olan [Area] , kameranın konuyu algılamak için kullanacağı belirli odak noktalarını ayarlamanızı sağlar.
Buradaki ayar, kameranın konunuzu kadrajınızda tam olarak nerede arayacağını ve hangi alanları görmezden geleceğini belirlemenizi sağlar. Bu özelliğin yalnızca Otomatik alan AF seçildiğinde kullanılabildiğini unutmayın.
Hedef alan seçimi, bazı engeller tarafından engellenen veya özne tespiti amacıyla göz ardı edilebilecek alanlardaki odak noktalarını devre dışı bırakmak için kullanılır; böylece istenen öznenin daha güvenilir bir şekilde tespit edilmesi sağlanır. Örneğin, yoldan geçen arabaların tetikleyeceği bir sahne çekecekseniz ve kadrajınızın bir yerinde devamlı yanıp sönen trafik ışığı varsa bu ışıklardaki her değişim deklanşörü tetikleyecektir. Bunu istemezsiniz elbette. O zaman bu yöntemi kullanarak ışıkların üzerini boyarsınız ve bu alanları kapsam dışına atarsınız.

Üzerinde bulunduğunuz odak noktalarının özne algılama için kullanılmasını önlemek için OK tuşuna basın (devre dışı bırakılan odak noktaları kırmızı renkte gösterilir). Odak noktasını temizlemek yeniden OK tuşuna basmanız yeterli.
Unutmayın bu işlemi yapmak için kameranın tek Nokta AF‘ye ayarlı olması gerekiyor. Hangi noktaları kapsam dışı bırakmak istiyorsanız onun üzerine gidip OK tuşuna basıyorsunuz orası boyanıyor. İşlem bittiğinde kaydetmek için “i” tuşuna basmanız gerekiyor. Deklanşör, kadrajınızda boyanmış bölgelere bir nesne girerse tetiklenmeyecek, yalnızca boyanmamış bölgelere bir nesne girerse tetiklenecektir. Bu şekilde istenmeyen alanlardaki aksiyonları kolayca çekim kapsamı dışına itebilir ve kameranın yanlışlıkla kadrajınızda başka bir yere odaklanmasına engel olarak AF güvenilirliğini artırabiliyorsunuz.
6. Adım – Kayıt süresi seçimi
Son ayar olarak, alt satırın en sağındaki Zamanlama Seçenekleri bulunur. Bu kutucukta yer alan Rec.time (kayıt zamanı), yukarıdaki tüm koşullar karşılandığında kameranın ne kadar süreyle fotoğraf veya video kaydedeceğini ayarlamanıza olanak tanır.
Yukarıdaki kutucukta görüldüğü gibi Rec.time “Off” bırakılırsa, kamera süresiz olarak ya pili bitene kadar ya da hafıza kartı dolana kadar fotoğraf veya video çeker. Bu ekran üzerindeyken “i” tuşuna basıldığında sürelerin belirleneceği aşağıdaki detay ayar ekranı gelir.
[Rec.time] – Kayıt süresi seçimi için 3 saniye girerseniz, kuş birinci saniyede uçup gitse bile kamera 3 saniye boyunca çekime devam eder. [Wait – (Çekimden Sonra Bekle)] seçeneği, kameranın bir sonraki diziye başlamadan önce bir önceki çekim bittikten sonra ne kadar süre beklemesi gerektiğini belirtir. (tüm kayıt koşullarının karşılanmaya devam ettiği varsayılarak). Örnek vermek gerekirse bu alanda Rec.time=3 ve Wait=2 ayarlıysa bu şu demek: “Çekilecek bir şey olduğunda, 3 saniye boyunca sürekli fotoğraf / video çek. Sonra 2 saniye bekle ve hala çekilecek bir şey varsa, 3 saniyelik başka bir seri çekim yap ve bu döngüyü tekrarla”
Nikon yazılım mühendislerinden ricamdır!
Sevgili meslektaşlarım!
Yukarıdaki ayarı bu şekilde bırakıp Otomatik yakalama işlemini başlattığımda kameram sonsuza kadar dönüp dönüp bu işlemi tekrarlayarak, pil veya hafıza kartı bitene kadar devam edecektir. İstirham ediyorum: şu ekrana veya arada bir ekrana, süreç boyunca toplam ne kadar zamanlık bir kayıt yapacağımızı belirteceğimiz bir ayar da koyunuz. O olmazsa, Otomatik yakalama sürecinin başlangıç ve bitiş tarih ve saatini belirteceğimiz bir ayar koysanız da fena olmaz. Böylece, kameramı kurup uzanabilirim. Şimdi olduğu gibi rahatımı bozup ikide bir kalkıp işlem başladı mı, devam ediyor mu, durdu mu diye merak etmekten kurtarın beni lütfen. Bakın, kahvem soğudu sizin yüzünüzden.
İlgileriniz ve hassasiyetiniz için peşin teşekkürlerimle!
En derin sevgilerimle!
Otomatik Yakalama yalnızca yaban hayatı fotoğrafçıları için değil, aynı zamanda spor ve diğer aksiyon fotoğrafçılığı türleri için de kesinlikle çok eğlenceli bir araçtır. Bu kadar çeşitli konu beraberinde farklı ayarlar gerektirecektir. Nikon bu ayarları, P-1 ve P-5 arasında 5 taneye kadar kaydetmenize, yeniden adlandırmanıza ve gerekli olduğunda onları geri çağırmanıza imkan vererek bunu önceden hesaba katmış, teşekkürler Nikon!
VİDEO
Dikkat bundan sonraki ayarları Video çekmek için yapıyoruz, Otomatik Yakalama Video çekim ayarları için Fotoğraf/video seçicisini kullanarak Video modunu seçin.

FOTOĞRAF başlığından başlayan tüm adımları ANA MENÜ‘deki FİLM ÇEKİM MENÜSÜ altındaki son satır olan Otomatik yakalama seçeneği üzerinden giderek tekrarlayın. Tüm ekranlar ve işleyişi aynı şekilde çalışır.
Otomatik yakalamayı başlatma
Altı kutuyu da istediğiniz çekim türüne göre ayarladıktan sonra kamera kurulmuş olur. Yapılacak tek şey “i” düğmesiyle yapmış olduğunuz tüm seçimleri onaylamak.
Otomatik çekimi başlatmak için ayarlar onay iletişim kutusundaki” video kayıt “Başlat” düğmesine basın. Seçilen kriterlere uyan bir konu tespit edildiğinde çekim başlayacak ve kriterler karşılandığı sürece çekim devam edecektir. Otomatik yakalama yalnızca buraya kadar yaptığımız tüm seçenekler karşılandığında tetiklenir, başka hiç bir zaman tetiklenmez.

Çekim sürecinde yaklaşık üç dakika boyunca hiçbir işlem yapılmazsa LCD ekran güç tasarrufu için kapanır, panik yapmayın otomatik çekim etkin kalacak ve devam edecektir. Ekran [ DISP ] düğmesine veya deklanşöre yarım basılarak yeniden etkinleştirilebilir. Dikkat! Bu işlemi kamera tam fotoğraf veya video çekimi yaparken yaparsanız kameranızı titretme ve bulanık sonuçlar alma olasılığınız yüksek olacaktır. Başlatma durdurma işlemleri için mobil SnapBridge yazılımını kullanmanızı öneririm.
Otomatik yakalama bekleme ekranı
Size iyi haberlerim var, İşlemlerimiz bitti
Şimdi yeni bir türk kahvesi hazırlama vakti ve siz aldığım sonuçlara göz gezdirirken, ayaklarımı uzatıp dinlenme zamanı! Buyrun,
Yukarıdaki video, yazımın başlangıcında bahsettiğim selvinin en üstündeki sivri kısım için kurduğum video kapanının sonucudur. Sağ tarafındaki görsel ise bu çekim için kameramdaki Otomatik yakalama ayarlarım. Ayarlardan da görüleceği gibi “Yakalama kriteri” için hareket ve konu algılama (Motion ve Detection) tanımladım.
Dikkatli gözlerinizden kaçmadığına eminim, şimdi diyeceksiniz ki; “Ayarlara baktığımızda mesafe aralığı (Distance Range) olarak 12.5 – 25 metre görülüyor. Ama yukarıdaki balkondan gözükene göre bu selvi sizden en az 50metre ileride olduğuna göre kamera nasıl tetiklenmiş?“
Sahneyi tekrar hatırlayalım…

Cevap veriyorum: “Çok da dikkatli değilsiniz, Çünkü yakalama kriterlerinde “Dist.“(ance) yani mesafe kriteri işaretlenmemiş de ondan 😉. O nedenle kameram, mesafeyi dikkate almadan kadraja bir kuş girdiğinde otomatik olarak tetiklendi ve 5’er saniyelik videolar çekti, ben de onları art arda birleştirdim. son tetiklenme kuşun uçup gittiği videoydu, onu da yavaş oynattım videoda.
Yukarıda belirtmiştim; bu yazıyı hazırlamak çok vaktimi aldı. Bu konu benim için de çok yeni olduğundan hem öğrenme sürem hem de deneme yanılmalarım çok oldu ve süreyi uzattı tabi. Böyle durumlarda en zor olanı ne biliyor musun? Yazının konusuna uygun örnek fotoğraf ve video çekim yeri ve konuları bulmak. İşte tam bu zor dönemimdeyken yine Netflix dizileri imdadıma yetişti ve ertesi gün soluğu İzmir Sasalı’daki doğal yaşam parkında aldım.
Yukarıdaki sevimli şeyleri çitlerin hemen arkasından onları her çekmeye çalıştığımda hızlıca yok oluyorlardı. Ben de onlara kuşlara uyguladığım tarifeyi uyguladım. Kameramı üçayağa yerleştirdim. yukarıdaki video ayarlarıma mesafe kriterini de ekleyerek bu fotoğrafı çektim.
O da tuzağa düştüğünü anlamış olacak ki, bunca emeğime saygı gösterip göz temasını esirgemedi benden. Teşekkürler dostum 🙏
Fotoğrafçı şansına inanır mısınız?
Ben inanırım. Yukarıdaki tavus kuşlarının bir pozunu yakalayabilmek için dakikalarca uğraştım, sonunda pes edip vazgeçmiştim, yorulmuştum artık, gitmek için toparlanmak üzereydim. Oturduğum banktan fotoğrafta gördüğünüz ahşap çitin üzerine konup kaçan kuşlara bir kapan kurdum ve bekledim. Konan kuşlara bakar mısınız? Bir değil, iki değil hem de üç tanesi birden geldi buraya kondu ve şu pozlara başladılar. O zaman anladım ki, benimle alıp veremediği olanlar küçük cüsseli kuşlarmış, büyükleriyle aram iyiymiş 😀 🤔.
Bir süre sonra en soldaki mavi olanı konduğu yerden uçtu ve tam önüme kondu ve bana aşağıdaki “Ne yapıyorsun bakayım sen burada? İzin almadan bayanların fotoğraflarını çekmeye utanmıyor musun?” bakışını attı. Çok sinirli görünüyordu.
Bir süre öyle bakıştık. Az önce aldığım tosttan bir parça koparıp ona doğu atınca barıştık, hemen kaptı afiyetle yuttu ve döndü gitti.
Hemen arkamdaki havuzda ördekler yüzüyordu. Ama öyle yorgundum ki, çantamdan 180-600mm lensimi çıkarıp değiştimek içimden gelmedi, 24-120mm ile idare etmeliydim artık. Çok pratik yaptığımdan kapanı kurmak 30 saniyemi bile almadı, hemen P-3 ayarına geçmiştim çünkü. Veri bankasını hatırlayın 😉. P-3’de soldan sağa yön tanımlıydı. Çok beklemeden kapan çalıştı veee işte sonuç…
Kurt kapanı
Dedim ya, çok yorulmuştum, üzerimdeki ekipmanın ağırlığına İzmir’imizin baharı andıran havası eklenince yine bir banka attım kendimi. Kameramı üçayağın üzerine öylece bırakmıştım. Bir süre sonra kameramdan seri deklanşör sesleri gelmeye başlayınca anladım ki bir önceki kapanımı sonlandırmamışım ve kameram tetiklenmişti, durdurup hemen kontrol ettim bunu gördüm.
Fotoğrafçı şansına İ-NA-NI-YO-RUUUUM.
En büyük pişmanlığım
Bu çekimlerdeki en büyük pişmanlığın nedir diye sorarsanız aşağıdaki sahne derim; keşke video çekseymişim diyorum. Şansıma nazar değdi bence.
Auto Capture çekim ile her yerde bulamayacağınız özel bilgiler.
Lens seçimi
Nikon Z 8 ve Z 9 aynasızlarda Auto Capture için en ideal sonuçlar için Z lensleri kullanmak gerekiyor. EKRAN-3’ün alt kısmında gördüğünüz altı pencere, Otomatik Yakalama menüsünde “Başlat”a tıkladığınız anda görünür.
Otomatik yakalama için ideal çekim mesafesi
Otomatik Yakalama için ideal çekim mesafesi, lensin odak uzaklığının 20 katının metre karşılığıymış.
İdeal çekim mesafesi (m) = Lensin odak uzaklığı(mm) x 20
Yani 100 mm’lik bir lensiniz varsa, bunun 20 katı 2000 mm => 2 metre elde edersiniz. Veya 600 mm’lik bir lensle ideal çekim mesafesini 12 metre elde edersiniz ( 600mmx20=12m). Bu matematik otomatik yakalamaya özelmiş.
Batarya süresi
Nikon Z 8 ile çekim yapıyorsanız, tam dolu yedek bataryalarım var deyip buna çok güvenmeyin!
Bunun birkaç nedeni var, en önemli nedeni, tam çekim sırasında kameranızı kapatıp pil değiştirmek ve bu esnada kaçıracağınız o telafisi imkansız an olabilir.
Ben böyle bir problem yaşamadım. Çünkü, Youtube kanalımızda yayınladığımız video çekimlerimde bu problemle sıklıkla karşılaştığım için Nikon Z8’in en çok sevdiğim özelliklerinden birine güvenip “Anker Powercore III Elite 25600 Mah 87W” model bir Güç Bankası satın almıştım. Devamlı kamerama bağlı tuttuğum bu güç bankasını iki günlük çekimlerimde şarj etmeden kullanabildim. Bu iki gün boyunca kameram pil sorunu nedeniyle hiç durmadı ve kendi içerisindeki pili her zaman tam dolu kaldı.
Üstelik, güç bankası üzerinde bulunan 4 adet şarj konektörleri sayesinde, çoğu zaman cep telefonumu da şarj edebildim.
Kameranız buna uygunsa, iyi bir güç bankası sahada en önemli yardımcınız oluyor.
Otomatik yakalama ‘da şunlar olmuyor
- Görüntü alanı seçimi [ FX (36×24) ] olarak sabitleniyor . DX lens takılı olduğunda otomatik yakalama kullanılamıyor.
- Otomatik yakalama bekleme modundayken kamera aşağıda açıklandığı gibi odaklanır.
- [ Yakalama ölçütü ] > [ Mesafe ] etkin ( seçili ): Kamera, [ Uzak ] için seçilen mesafeye odaklanır .
- [ Yakalama ölçütü ] > [ Mesafe ] devre dışı ( seçili değil ): Kamera, otomatik yakalama başladığında geçerli olan mesafeye odaklanır.
- Çerçevede birden fazla konu olduğunda kamera [ Hedef alan ] içindeki konuları algılamada başarısız olabiliyor.
- Yağmur damlaları ve kar, konu algılamasını etkileyebiliyor. Otomatik yakalama, düşen kar tanesi, sıcak sis veya diğer hava olayları tarafından tetiklenebiliyor.
Otomatik yakalama çekimi devam ederken DISP , 🗑️ (SİL) düğmeleri dışındaki tüm kontroller devre dışı kalıyor. Kamera ayarlarında bir değişiklik yapacaksanız önce otomatik yakalamayı sonlandırmak gerekiyor.
Otomatik yakalama, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı kamera özellikleriyle birleştirilemiyor:
- Uzun süreli pozlamalar (“Bulb-Ampul” veya “Time-Zaman”),
- Otomatik zamanlayıcı,
- Parantezleme – Bracketing,
- Çoklu pozlamalar,
- HDR çekim,
- Zaman Aralıklı çekim (TimeLaps) fotoğrafçılığı,
- Zaman atlamalı video kaydı,
- Odak istifleme (Focus stacking)
- Elektronik titreşim azaltma aktifse çalışmaz.
Sonuç ve Özet
Bu makalemde, Otomatik Yakalama’nın ne işe yaradığını, ne zaman kullanılacağını ve menülerden nasıl ayarlanacağı konusunda öğrendiklerimi paylaşmaya çalıştım. Dürüst olacağım: Nikon Z 8’imi satın alalı neredeyse bir yıl oldu. Otomatik Yakalama gibi çok işe yarayan bir fonksiyonu bu kadar süredir denememiş olmam, geçen zamana dönüp baktığımda büyük kayıp olmuş. Nikon’un gerçekten de oturmuş bir şekilde uyguladığı mükemmel ve güzel olan bu aracı testlerim sırasında “Mesafe” seçeneğinin en iyi yalnızca Nikon Z lensleriyle çalışması dışında herhangi bir olumsuzluk yaşamadım.
Z lensim yok F lenslerim var derseniz, mesafe haricinde hiç problem yaşamazsınız. Hele ki F lensiniz bir asal lens (prime lens) ise sonuçların çok daha hoş olduğunu söyleyebilirim. Geniş açılı veya telefoto kullanıyor olmak önemli değil; aslında kamera görüş alanına giren her kuşa anında tepki veriyor. Z 8’im kadrajda bir göz algıladığı anda ona odaklandı / kilitlendi ve hemen keskin bir fotoğraf serisi ve video çekmeye başladı.
Auto Capture ile yaşadığım ve uygularken çok eğlendiğim bu deneyimlerden sonra, onu kullanmanın onlarca yolunu düşünmeye başladım, hatta bu yazımı yazarken bile uygulanabilir ve test etmeye değer birkaç fikir ışığı çaktı zihnimde. Durun bakalım, şu izlediğim Netflix dizisini bitirene kadar daha ne çılgın fikirler çıkacak 🤔. Baharın başlarında çıkacağımız Almanya ve Fransa seyahatlerimi şimdiden iple çekmeye başladım bile.
Hep ben anlattım, böyle güzel tabi,
Buraya kadar okuduğunuza göre siz de bu konuyu merak etmişsiniz demektir. Sabır testinden geçtiniz, tebrikler 👏👏
Bu denemeleri sahada yapmak toplamda üç günümü aldı, yazıya dökmek ve metni ve görselleri yayına hazır hale getirmek ise üç haftamı aldı, hatta yazmaya Aralık 2024 yılı sonlarında başladığımı düşününce bir yıl bile geçmiş denilebilir 🤭 . Bakalım yayınlamak ne zaman nasip olacak?
Ya siz? Z 8 veya Z 9’unuzda Otomatik Yakalama’yı hiç denediniz mi? “Olsa da denesek!” dediğinizi duymadım mı zannettiniz. Ama haklısınız. Eğer denediyseniz, aşağıdaki “Yorumlar” kısmında bunu bir de sizden duymayı çok isterim. Bu yazımda olması gerektiğini düşündüğünüz ama bulamadığınız bir konu var mı?. Otomatik yakalama konusunda sizin de varsa güzel sonuçlarınız bunları e-posta adresimize kullandığınız ekipman ve menü ayarlarınızla birlikte, yer, zaman belirterek kısa bir hikayesini de ekleyip bize gönderin, bu yazımızda ve Youtube kanalımızda sizin adınızla yayınlayalım.


























Bu kadar sabır ve özenle hazırlanmış bir makaleyi önce alkışlamam gerekiyor 🙂 Ayrıca keşfetmenin heyecanı da çok net bir şekilde hissediliyor makalenin tamamı okunduğunda. Aslında bu makale aklıma şu soruyu getirdi; Cep telefonu, fotoğraf makinesi, oyun konsolları vb. yüksek teknoloji ürünlerine ödediğimiz maliyetlerin ne kadarından faydalınıyoruz? Daha basit haliyle hangi özelliklerine para ödüyoruz, bunların ne kadarını kullanıyoruz? Daha farklı bir bakış açısıyla da soracak olursak; ne istediğimizi bilerek mi satın alıyoruz yoksa herkes alıyor diye mi?
Sizin, verdiğiniz paranın karşılığını aldığınızdan hiç şüphem yok 🙂 Hatta bazen yazılım mühendislerinin bile aklına gelmeyen önerilerinizle ne kadar ayrıntılı çalıştığınız aşikar. Tekrar kendi adıma emekleriniz ve zahmetiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla.
Sayın Aktaş,
Yorumunuz için teşekkürler. Ben Nikon Z8’i bilerek isteyerek ve aylarca bekleyerek satın aldım. Kameram elime geçmeden önce kullanma kılavuzunu kaç kez okuduğumu hatırlamıyorum, hala arada açar okurum. Madem o kadar para ve emek veriyorum tüm özelliklerini kullanmalıyım öyle değil mi? Aklımda daha da farklı konular var. Zamanım elverdiğince onları da yazıya dökeceğim.
İlgi ve desteğiniz için teşekkür ederim.
Selam ve saygılarımla.